YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7720
KARAR NO : 2022/8446
KARAR TARİHİ : 29.11.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05.03.2021 tarih ve 2020/36 E. – 2021/126 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların müvekkiline ait Marina ve davalının teknesinin çekilmesi sonucunda ücreti karşılığı anlaştıklarını, davalının eksik ödeme yaptığını, borcunu ödemesine ve 2014 yılı itibariyle de aylık 500 Euro sundurma kirası talep ettiğine ilişkin ihtarname gönderdiğini, borcunu ödemeyen davalı hakkında takip başlattığını, davalının aralarındaki sundurma ücretine ilişkin anlaşmayı kabul etmesine rağmen kısmi ödeme yaparak takibe itirazda bulunmasında kötü niyetli olduğunu, itirazın iptali davasının kabulü ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında yazılı ve sözlü sözleşmenin olmadığını, emanet sözleşmesi kapsamında teknenin davacı tarafa bırakılmış olup bedelin de ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın önceki yıllarda da teknesine ilişkin işgaliye bedelini davacıya ödediği, Deniz Ticaret Odası’nın 10/02/2017 tarihli müzekkere cevabında tarifelere göre asgari ödenmesi gereken miktarın, “2013-2014 yıllarında sezonluk kışlama (3-4 ay) bedellerinin teknelerin ‘boy x en’ olarak bulunan alanın metrekaresi başına 37,50 Euro+KDV, aylık çekimlerin metrekare başına 11,00 Euro+KDV, 2013-2014 yıllarında sezonluk kışlamanın 34,00 Euro/metrekare+KDV, aylık çekimlerin 9,50 Euro/metrekare+KDV,” şeklinde olduğunun belirtildiği, somut olaya konu olan teknenin boyunun 12 metre eninin ise 4 metre olduğu, 48 x 9,50 Euro = 456 Euro + KDV aylık çekim ücreti olduğu, fatura tarihine göre tespit edilen kur miktarı üzerinden toplam 13 ay için yapılan hesaplamanın 456 x 2,7397 = 1.249,3032 x 13 = 16.240, 9416 TL olarak belirlendiği, davalı vekili tarafından 20/06/2017 tarihli sunulan dilekçeye göre taraflar arasında anlaşmanın da olduğunun tespit edildiği, bu nedenlerle davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın kısmen haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalının Bodrum 1. İcra Dairesi’nin 2015/1017 Esas sayılı icra takibine yönelik itirazının kısmen iptal olunarak takip tarihi itibariyle 16.240,94-TL asıl alacak miktarı üzerinden bu alacak miktarına takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranında faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak olan 16.240,94-TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, davacının tersanesine bırakılan davalıya ait tekneye ilişkin işgaliye bedeline ait faturaya istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Mahkemece, uyuşmazlığıa konu olan teknenin 456 Euro + KDV aylık çekim ücreti olduğu, fatura tarihine göre tespit edilen kur miktarı üzerinden toplam 13 ay için 16.240, 94 TL olarak ücretin belirlendiği, davalı vekili tarafından 20/06/2017 tarihli sunulan dilekçeye göre taraflar arasında anlaşmanın da bulunduğunun tespit edildiği, bu nedenlerle davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın kısmen haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafından ilamsız icra takibinin 17.904,25 TL asıl alacak üzerinden yapılmasına rağmen itirazın iptali davasının 13.981.97 TL üzerinden açıldığı anlaşılmakla , bu miktar üzerinden davanın açılma nedeni davacıya sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken talebi aşacak şekilde davalının icra takibine yönelik itirazının kısmen iptali ile 16.240,94 TL üzerinden takibin devamına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmmiştir.
2- Öte yandan, davalı tarafından takip tarihinden dava tarihine kadar yapılan ödemeler ile dava tarihi sonrası yapılan ödemelere dair dekontların dosyaya ibraz edildiği ancak mahkemece bu ödeme dekontlarına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, öncelikle ödeme dekontlarının uyuşmazlığa konu takibe yönelik olup olmadığının tespiti, sonrasında takip tarihinden dava tarihine kadar yapılan ödemeler söz konusu ise alacaktan mahsup edilmesi gerektiği, dava tarihinden sonra yapılmış ödemelerin varlığı durumunda ise, bu ödemelerinde infazda nazara alınması yönünde hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve hatalı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 29.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.