Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7739 E. 2023/1974 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7739
KARAR NO : 2023/1974
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1755 Esas,2021/832 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/156 E., 2019/470 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin TPMK nezdinde 2018/31916 sayılı ve “arasayem” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ilanına davalı şirket tarafından itiraz edildiğini, itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından kabul edilerek, müvekkillin başvurusunun reddine karar verildiğini, marka arasında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, TPMK YİDK’nın 2019-M-749 sayılı kararının iptaline, marka tescil başvurusunun başvuru listesinde yer alan bütün emtialar açısından tescili içi gerekli işlemlerin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili markası ile davacı markasının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından 03.04.2019 tarihinde 2019-M-749 numaralı YİDK kararının iptali talebiyle davanın açıldığı ancak YİDK’nın 20.05.2019 tarih ve 2019-M-4589 numaralı kararı ile işbu davada iptale konu olan 01.02.2019 tarih ve 2019-M-749 numaralı kararda maddi hata bulunması sebebiyle bu kararın alınmamış sayılmasına karar verildiği, somut davada iptaline karar verilmesi gereken bir YİDK kararı kalmadığı ve işbu davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesine göre davanın açıldığı tarihte davacının haklı olduğu, davalı …’nin de davanın açılmasına sebebiyet vermediği, davanın açılmasına maddi hata yaparak davalı Kurumun sebebiyet verdiği anlaşıldığından yargılama giderlerinin davalı kurumdan alınmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; ön inceleme tutanağı imzalanmadan taraflarınca dosyaya beyanda bulunulduğunu, dava konusu YİDK kararında maddi hata olması nedeniyle kararın alınmamış sayılmasına karar verildiğinin bildirildiğini, mahkeme gerekçesinde davanın açıldığı tarihte davacının haklı olduğu belirtilerek haklılığının nasıl tespit edildiği açıklanmadan taraflarına vekâlet ücreti ve yargılama gideriniin tamamına hükmedilmesininin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının vekâlet ücreti ve yargılama gideri yönünden kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın konusunu oluşturan YİDK kararının, davalı Kurumun dava tarihinden sonra aldığı YİDK kararı ile alınmamış sayılmasına karar verildiği, dolayısıyla eldeki davanın konusuz kaldığı, davanın açılmasına davalı Kurumun sebebiyet verdiği ve bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu olduğu, davanın niteliği gözetildiğinde, baştaki haklılık durumunun araştırılmasına yönelik istinaf itirazının yerinde bulunmadığı, zira hatalı olarak karar alan davalının, bu kararın iptali davasının açılmasına sebebiyet verdiği, baştaki haklılık durumunun, ikinci YİDK kararının iptali davasında tartışılacağı, aksinin kabulü halinde, yani davacının baştan itibaren haksız olması halinde, hatalı olarak aynı konuda iki ayrı YİDK kararı alan davalı Kurumun, bu hatası nedeniyle iki ayrı vekâlet ücretine hak kazanacağı, bu durumun kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceği kuralına aykırılık teşkil edeceği, öte yandan ön inceleme tutanağının imzalanmasından sonra davanın konusuz kalması nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiğinden, tam vekâlet ücretine hükmedilmesinde de bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; maddi bir hata sebebiyle alınmamış sayılan bir karar açısından kurumlarının işbu davada haksız olduğuna karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, maddi hata görüldükten sonra yeni bir karar alındığını ancak sonuç itibariyle davacının başvursunun yine reddedildiğini, esasa ilişkin bir değişikliğin olmadığını, yargılama giderinin tamamından kurumlarının sorumlu olmasının hukuka aykırı olduğunu, ön inceleleme duruşması yapılmadan önce anlaşmazlık giderilerek mahkemesine bildirildiğini, mahkemece vekâlet ücretinin tamamına hükmedilmesi ve istinaf mahkemesi tarafından da istinaf başvurusunun reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ve reseen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TPMK vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.