YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7791
KARAR NO : 2022/8758
KARAR TARİHİ : 07.12.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 31.05.2021 tarih ve 2014/627 E. – 2021/439 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı temlik alan Birikim Varlık Yönetim A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … Dingil tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada müvekkiline ait bir kısım çeklerin rızası hilafına imzasız ve boş olarak müvekkilinin elinden çıktığını, bu çeklerden üç tanesinin bankaya ibraz edildiğini, çeklerdeki keşideci imzasının müvekkili şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığını belirterek müvekkilinin çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Salkım Turizm… A.Ş ile … vekili, müvekkili şirketle davacı arasında 27.02.2009 tarihinde otel konaklama sözleşmesi imzalandığını, dava konusu çeklerin de bu bağlamda müvekkiline verildiğini, davacının ödeme yapmamak için bu davayı açtığını, imzaların davacı yetkililerine ait olduğunu bildirerek davacının reddini istemiştir.
Temlik Alan davalı şirket vekili, müvekkilinin diğer davalı şirketle imzalamış olduğu faktoring sözleşmesi çerçevesinde çekleri aldığını, davacının kötüniyetli olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; davalı …’nun davaya konu çekte aval veren konumunda olması nedeniyle Yargıtay’ın bozma kararı doğrultusunda bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davalı şirketin savunmasında belirtilen ve dava konusu olmayıp davacı tarafından ödenmiş olan çekin davacı tarafından dosyaya ibraz edilememesi nedeniyle davacı şirket yetkilisi tarafından HMK 220 maddesi uyarınca yemin eda edildiği, bu nedenle Yargıtay’ın bozma kararının gerekçesini oluşturan dava dışı 20.09.2019 tarih ve Z-903595 sayılı çek üzerindeki imzanın davaya konu çeklerle mukayese edilerek üzerindeki imzanın aynı olup olmadığının tespiti olanağının kalmadığı, davalı şirketlerin ağır kusurunun ve kötüniyetinin varlığı kanıtlanamadığından kötüniyet tazminatı talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı … yönünden davanın reddine, Salkım Turizm Yat İnş Paz Tic A.Ş. ve Birikim Varlık Yönetim yönünden asıl dava ve birleşen davanın kabulüne, davacı Anı Turizm Yatırım ve Tic. A.Ş’nin 28.09.2009 keşide tarihli 50.000,00 TL bedelli 2374406 sayılı ve aynı Bankaya ait 07.10.2009 keşide tarihli 2374407 sayılı 50.000,00 TL bedelli ve 25.10.2009 keşide tarih 2374408 sayılı 50.000,00 TL bedelli çeklerden dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Temlik Alan Birikim Varlık Yönetim A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1-)Dava, dava konusu üç adet çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebidir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizce “Davalı Salkım Turizm… A.Ş vekili savunmasında, dava konusu olmayan 20.09.2009 tarihli çekteki imzanın dava konusu çeklerle aynı olduğunu ve anılan çekin ödendiğini ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece bu savunma üzerinde durularak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir…” gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada dava konusu olmayan çekteki imzanın dava konusu olan çeklerdeki imzalarla aynı olup olmadığının tespiti açısından çekin davacı tarafından ibrazı istenmiş, davacının çek aslının elinde bulunmadığını, çek aslının TMSF’de olduğunu beyan etmesi üzerine mahkemece TMSF’ye müzekkere yazılarak çek aslının gönderilmesi istenmiş, TMSF tarafından mahkemeye verilen cevapta çek aslının bulunmadığı bildirilmiştir. Ancak, TMSF’ye gönderilen yazıda dava konusu olmayan çek numarasının eksik/yanlış yazıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, mahkemece davalı savunmasında belirtilen çek numarası eksiksiz yazılarak ilgili yerden getirtilerek yukarıda belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılarak oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-)Davalının savunmasında bahsi geçen ve dava konusu olmayan çekin davacı tarafından davalıya ödendiği ve çek aslının davacıya iade edildiği dosya kapsamı itibariyle sabittir. Bu durumda çeki mahkemeye ibraz yükümlülüğünde olan davacı taraf olup, mahkemece, icapsız yemin delilinin hatırlatılması üzerine davacı şirket yetkilisinin eda ettiği yemine dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı temlik alan Birikim Varlık Yönetim A.Ş. vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı temlik alan Birikim Varlık Yönetim A.Ş.’ye iadesine, 07.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.