YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7792
KARAR NO : 2022/8959
KARAR TARİHİ : 13.12.2022
MAHKEMESİ : ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 25.03.2021 tarih ve 2017/164 E. – 2021/63 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının “Kervan” ibareli markaları ile 1980’li yıllardan beri faaliyet gösterdiğini, Kervan ibaresi ve bu ibare yanındaki deve logolarının davacı ile tamamen özdeşleştiğini, Kervan ve Kervan + şekil işaretinin tanınmış marka olduğunu, Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin D. İş sayılı dosyasında davalı işyerinde yapılan tespitlerde davalının davacıya ait kervan markasının aynı/benzerini aynı mal ve hizmet grubunda kullanarak iltibasa neden olduğunun ve markaya tecavüzde bulunarak haksız rekabet yaptığının tespit edildiğini, ayrıca davalı tarafın www.kervanmobilyaavm.com.tr internet adresi isminde ve site içeriği dokümanlarda davacı markasıyla iltibas yaratacak şekilde kervan ibaresi ve logolarını kullandığını, davalı taraf adına 20 ve 35. sınıflarda “kirmastikervan + şekil (deve logosu) tescilli markası bulunsa da davalı tarafın söz konusu markasını tescille uygun kullanmadığını ve Kervan ibaresini ön plana çıkartarak kullandığını ileri sürerek, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabetinin tespiti ile markaya tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesini KHK’nın 66/c. bendi uyarınca şimdilik 5.000.- TL maddi ve 10.000.- TL manevi tazminat olmak üzere toplam 15.000.- TL tazminat tutarının dava tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 100.000.- TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davalının 1989 yılından beri faaliyet gösterdiğini ve tescilli 2007/42662 nolu kirmasti kervan + şekil markası bulunduğunu, markasını kullanımının ve alan adının davacının tescilli haklarını ihlal etmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının haksız kullanımı nedeniyle davacının maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı olduğu, davacının 556 sayılı KHK’nın 66/2-c maddesi uyarınca lisans bedeline göre maddi tazminat hesaplanmasını talep etmesinden dolayı taraflara ait ticari kayıtlar ve örnek lisans sözleşmelerinin incelendiği, davacının lisans verdiği işletmelerin elde ettiği cirodan pay almak suretiyle lisans bedeli aldığı, bu nedenle belirlenecek lisans bedelinde davalının cirosunun da dikkate alınması zorunlu olduğu, davacının markalarının tanınmış olması, faaliyet alanı, markaların tescilli oldukları süre ve davacının cirosuna göre, davalı tarafından kullanılan “KERVAN” markasının satışlara etkisinin yüksek olduğu ancak davalının işletmesinde başka markalara ait ev tekstili ve mutfak eşyası ürünlerinin de aralarında bulunduğu başka ürünlerin de satışını yaptığı, elde ettiği gelirleri hesaplanırken “KERVAN” markasını kullanmakla elde ettiği gelirin ayrıştırılamadığı, hesaplamanın tüm geliri üzerinden yapıldığı, “KERVAN” markası ile davacının markalarının tescili kapsamında kalan mal ve hizmetlerle ilgili elde ettiği gelirin kesin olarak hesaplanamadığı, bu nedenle maddi tazminatın TBK’nın 50. ve 51. maddelerine göre takdir edilmesi gerektiği, davacının ve davalının ciroları, davalının tecavüzün söz konusu olduğu 413 günlük döneme ait toplam net karı, davacının lisans bedeli olarak lisans verdiği işletmelerin cirolarından pay alıyor olması, davacının markasının tanınmışlığı nedeniyle satışlara etkisi de dikkate alınarak, 20.000,00 TL lisans bedelinin ve davalının markayı kullandığı süre, kusur derecesi, tarafların ticari hacimleri ve davalının markaya tecavüz niteliğindeki eylemlerine sonradan son vermiş olduğu hususu göz önünde bulundurularak, 2.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit ve men’ine, 20.000,00 TL maddi tazminatın ve 2.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 13/3. maddesinde düzenlenen “Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.” hükmü uyarınca davada kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretini aşacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı ise de bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK 438/7. maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin (2) numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasında yer alan “Davalı vekiline maddi tazminatın reddedilen kısmı üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 11.200,00 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine “Davalı vekiline maddi tazminatın reddedilen kısmı üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 5.900,00 TL” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.