Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7808 E. 2023/1905 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7808
KARAR NO : 2023/1905
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/784 Esas, 2021/1140 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kumluca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/290 E., 2019/379 K.

Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin murisinden kalan taşınmazla ilgili görülen başka bir davada davanın takibi için Kumluca’da avukatlık yapan …’ye vekâletname verildiğini, dosya masraflarının avukat tarafından karşılanıp elde edilecek değerin %20’sinin avukata verileceğinin kararlaştırıldığını, …’nin dosyayla ilgili alacağını teminen ve dava sonunda taşınmazın tapu kaydına başka hacizlerin konulması ihtimaline binaen müvekkilinden 3 üncü bir şahsa senet vermesini istediğini, bunun üzerine müvekkilinin de … tarafından belirlenen …’a senet verdiğini, senedin işleme konularak müvekkilinin tüm malvarlığına haciz konulduğunu, dava esnasında …’nin avukatlık ruhsatının askıya alındığını ve davayı gereği gibi takip etmediğini öğrendiğini, müvekkilinin taşınmazla ilgili davada taraflarla harici olarak anlaşması üzerine …’nin yüksek miktarda masraf ve vekâlet ücretini talep ettiğini, davacının icra baskısı altında taraflarla protokol düzenleyerek lehtarı müvekkili olan 2 adet senetle 150.000,00 TL ödediğini, müvekkilinin davalıya bir borcu bulunmadığını ileri sürerek icra takibine konu olan 15.03.2005 keşide ve 15.03.2006 ödeme tarihli 100.000,00 TL bedelli senet nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ile yapılan 150.000,00 TL ödemenin istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının … ile taşınmazıyla ilgili davasını takip etmek üzere anlaştığını, gerek vekâlet ücretinin teminat altına alınması gerekse de davacının piyasaya olan borçlarından dolayı taşınmaza haciz gelmesinin engellemek için davacının takip konusu bonoyu davalıya verdiğini ve taşınmazlara haciz konulduğunu, sözkonusu taşınmazla ilgili davanın davacı lehine sonuçlanması üzerine …’nin vekâlet ücreti ve masraflarına karşılık 50.000,00 TL ve 100.000,00 TL’lik iki adet bono verilmesi hususunda anlaşıldığını ve bonoların davacı tarafından ödendiğini, buna ilişkin olarak da taraflar arasında 12.06.2018 tarihli anlaşma imzalandığını, davacının kendi muvazaasına dayanarak hak elde etmeye çalıştığını, dava konusu edilen icra takibinin de vazgeçme nedeniyle kapatıldığını, bu dosyadan müvekkili tarafından herhangi bir tahsilat yapılmadığını, taraflarca 12.06.2018 tarihinde yapılan anlaşmanın ibraname niteliğinde olduğunu, davacının davayı açmakta haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddiasının taraflar arasındaki muvazaanın bir türü olan inançlı işlemden kaynaklandığı, davalı tarafın sözleşmenin de tarafı olup davacı tarafından taraflar arasındaki muvazaa iddiasına ilişkin yazılı delil sunulmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece özel ispat koşulu gerçekleşmediği için davanın reddine karar verilmiş olsa da davanın muvazaa ile ilgili kısmında bir kanıt zorunluluğu bulunmadığını, davalının cevap dilekçesi beyanı ile müvekkilinin senetleri inançlı işlem gereği düzenleyip verdiğini kabul ettiğini, senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebileceğini, tanık beyanında da anlaşılacağı üzere müvekkilinin davalıya hiçbir borcunun bulunmadığını, tamamen inançlı işlem neticesinde husumet ve haciz tehdidi altında ödeme yapıldığını, müvekkilinin haksız olarak ödediği bu tutarın kendisine iadesini talep ettiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 100.000,00 TL bedelli bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, davalı alacaklı vekilinin 22.06.2018 tarihli icra müdürlüğüne sunduğu dilekçe ile icra takibinden vazgeçtiklerini belirttiği, 28.06.2018 tarihinde icra dosyasının haricen tahsille kapatılmasına karar verildiği, 07.08.2018 tarihinde davacı borçlu …’in senet aslını icradan imzalı beyanı ile teslim aldığı, eldeki davanın ise bu tarihten sonra 27.09.2018 tarihinde açıldığı bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davacının menfi tespit talebi açısından hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu sebebiyle usulden ret kararı verilmesi gerekirken ret kararı verilmesinin hatalı olduğu, davacının 100.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibi alacaklısı davalı …’a icra takibinden vazgeçmesi ve …’ye ödenmesi için 50.000,00 TL ve 100.000,00 TL meblağlı iki adet davacının lehtarı olduğu bono verdiğini iddia ettiği, davalı taraf cevap dilekçesinde davacının muvazaalı bono düzenlenmesi iddiasını kabul ettiği, ancak davacının icra dosyası için lehtarı olduğu iki adet bono ile yaptığı ödemenin davacının, …’ye borcuna ilişkin olduğunun belirtildiği, 12.06.2018 tarihli altında davacının isim ve imzası ile alacaklı Avukat … ve senet keşidecileri …, …’ın isim ve imzalarının da bulunduğu belgede de davacının lehtarı olduğu 50.000,00 TL ve 100.000,00 TL bedelli bonoların davacının borçlu olduğu Kumluca İcra Müdürlüğünün 2016/2626 E. sayılı dosyası borcu için alacaklı vekiline verildiğinin böylece bonoların tahsil edilmesi ile davacının borcunun sona ereceğinin belirtildiği, davacının 100.000,00 TL ödeme yapmayı kabul ettiğini belirttiği … ile davalı …’ın birlikte hareket ederek davacıdan zorla 150.000,00 TL tahsilat yaptıkları iddiasını ispata yönelik olarak yazılı bir belge sunulmadığı, davacının Kumluca Cumhuriyet Savcılığının soruşturma dosyası kapsamında verdiği ifade de …’ı Avukat …’nin kullandığını, …’ın bir suçunun bulunmadığını beyan ettiği hususları dikkate alındığında Mahkemece istirdat talebi yönünden ret kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davacının 100.000,00 TL bedelli bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebinin hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine, istirdat talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafın cevap dilekçesinde müvekkilinin, …’a borçlu olmadığını açıkça kabul ettiğini, dava dışı …’nin ise müvekkilinden alacaklı olduğu iddiasının yargılamayı gerektirdiği, icra takibine konulan 15.03.2005 keşide tarihli ve 15.03.2006 vade tarihli senet sebebiyle borçlu olunmamasına rağmen 150.000,00 TL ödenmek zorunda kalındığını, tüm dosya kapsamı itibariyle bu miktarın istirdatına karar verilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.