YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7826
KARAR NO : 2022/8527
KARAR TARİHİ : 30.11.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Akçaabat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 31.03.2021 tarih ve 2014/326 E. – 2021/185 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin eczacı olup, davalı ecza deposundan ilaç satın aldığını, Bakanlar Kurulu Kararıyla ilaç fiyatlarında indirime gidilmesi ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nca yayınlanan Sağlık Uygulama Tebliği uyarınca kamu kurum iskontolarında artırım yapılması sonrasında müvekkilinin eczacı stok zararının oluştuğunu, Bakanlar Kuruluna ait 10.11.2011 tarihli karar ve yine Sosyal Güvenlik Kurumu’nca yayınlanan 17.12.2011 tarihli tebliğde belirtildiği üzere oluşan ilaç stok zararlarının ilaç firmaları tarafından ecza depolarına, ecza depolarınca da eczacılara ödeneceğinin bildirildiği halde müvekkiline ait 10.683.97 TL.lik faturaya konu stok zararı bedelinin ihtarname tebliğine rağmen davalı yanca ödenmediğini belirterek bu tutarın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Bakanlar Kurulu Kararının idari nitelikte bir karar olup, kanun gücünde bulunmadığından yanlar arasında bağlayıcı olmadığı gibi anılan Bakanlar Kurulu Kararı ile ilgili Danıştay’da iptal davasının derdest bulunduğunu, kaldı ki yapılan düzenlemelerde müvekkilinin aracı konumunda bulunduğunu, stok zararını ödemekle yükümlü olan mercinin ilaç fabrikaları olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; 3559 sayılı karar uyarınca, ilaçlarla ilgili izin ve fiyat verme işlemi yürütme görevinin Sağlık Bakanlığı’nda olduğu, 663 sayılı KHK uyarınca da ilaç fiyatlarının belirlenmesine ilişkin usul ve esasların Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından düzenleme yapıldığı, 10 Kasım 2011 tarihinde Sağlık Bakanlığı tarafından ilaç fiyatlarında indirim yapıldığı, 5 Kasım 2011 tarihinde ise SGK tarafından Kamu Kurum iskontolarının artırıldığı, dolayısıyla eczanelerde stokta bulunan ilaçların satış fiyatlarının düşmesi nedeniyle stok zararının oluştuğu; Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile “eczane stoklarında meydana gelebilecek stok zararlarını, firmalar tarafından ecza depolarına, depolar tarafından da eczanelere ödenmesi” kararı alındığı; bu idari işlemin iptali için açılan davanın reddine dair verilen kararın kesinleştiği, davacı tarafından stok zararına ilişkin bildirimi yaptığı ve faturayı 01/07/2012 tarihinde kesmiş olduğundan, davanın kabulü ile 10.683,97 TL’nin dava tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 547,37 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 30/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.