Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7833 E. 2022/8445 K. 29.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7833
KARAR NO : 2022/8445
KARAR TARİHİ : 29.11.2022

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 16.02.2021 tarih ve 2016/221 E. – 2021/131 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin banka hesabından talebi olmadığı halde iki kez sahte talimatlar ile 2 koçan halinde toplam 20 yapraklı çek karnesi alındığını ve bu çeklerin sahte imzalar atılarak, kullanıldığını, toplam 159.000,00 TL paranın davacının hesabından çekildiğini, hakkında Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/323 esas 2012/370 karar sayılı dosyasında yargılama yapılan sanık …’ün resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından cezalandırıldığını ileri sürerek kullanılan ve bedeli tahsil edilen çeklerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek T.C.Merkez Bankası reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davalının ikametgahının İstanbul olduğunu, ayrıca taraflar arasındaki yetki sözleşmesi uyarınca yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğu belirtilerek yetki ve zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/323 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiği, davanın çekte imzası bulunan diğer cirantalara yöneltilmesi gerektiğinden davacının dava açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını ve davacı şirketin vekalet verdiği şirket müdürü olan …’e çeklerin teslim edilmiş olması nedeniyle, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına, İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvarından alınan 24.12.2018 tarihli rapora göre, inceleme konusu çekler ve ödeme talimatları üzerinde atılı bulunan söz konusu imzaların …’ın eli ürünü olmadığı, taklit edilmek suretiyle atıldığının tespit edildiği, 11.12.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre de, davalı … A Ş.’nın gerek çek yapraklarını sahte talimatlarla üçüncü kişilere teslim etmesinden ve gerekse sahte olarak düzenlenmiş bu çeklerin bedellerinin ödenmesinden dolayı hesap sahibi davacı Ekol Lpg Gazete Yayın Dağıtım İnş, Nak. Gıda vc İçecek Mad. Paz. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ne karşı sorumlu olduğu, ödenen toplam 159.000,00 TL’den 24.000,00 TL’nin 19.03.2008 tarihinden itibaren, 75,000,00 TL’nin 24.03.2008 tarihinden itibaren, 30,000,00 TL’nin 01.04.2008 tarihinden itibaren itibaren, 3095 sayılı Yasa’nın 2/2. maddesi uyarınca uygulanacak ticari yasal faizi ile birlikte sorumlu olduğunun tespit edildiği, davalının dava tarihinde önce temerrüte düşürülmediğinden temerrüt tarihinin 22.04.2013 dava tarihinin olması gerektiği, davalı bankanın davacının oluşan zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 159.000,00 TL maddi tazminatın 22/04/2013 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davacı şirkete ait çeklerin sahte imzalarla düzenlenmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece davalı … A Ş.’nın gerek çek yapraklarını sahte talimatlarla üçüncü kişilere teslim etmesinden ve gerekse sahte olarak düzenlenmiş bu çeklerin bedellerinin ödenmesinden dolayı hesap sahibi davacı Ekol Lpg Gazete Yayın Dağıtım İnş, Nak. Gıda ve İçececek Mad. Paz. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ne karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacı çalışanı …’ün dava konusu olay nedeniyle resmi evrakta sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından yargılandığı Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nce yapılan yargılamada, davacı çalışanı …’ün davaya konu ödeme talimatlarında ve çeklerdeki imzaları davacı şirket yöneticilerinin imzalarını taklit ederek kendisi tarafından atıldığını, bunun yanında alınan bilirkişi raporunda ödeme talimatlarındaki ve çeklerdeki imzaların davacı yöneticilerine ait olmadığının belirlendiği gerekçesiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş, karar Yargıtay 15. Ceza Dairesi tarafından onanarak kesinleşmiştir. Bu durumda, anılan sahte çekleri tanzim edenin davacının çalışanı olduğu, davacının adam seçme ve denetlemede özen sorumluluğu gereğince müterafik kusurunun bulunduğu nazara alınarak, davacının müterafik kusur oranının tespiti ile neticesine göre karar vermek gerekirken, anılan husus nazara alınmadan tahsil edilen bedelin tamamına hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı vekilinin temyiz istemine gelince, kabule göre, haksız fillerde temerrüdün olay tarihinde gerçekleşeceği hususu nazara alınmaksızın her işlem tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, davalıya dava açılmadan önce temerrüde düşürülmediğinden bahisle dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı taraf vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 29.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.