Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7846 E. 2023/2023 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7846
KARAR NO : 2023/2023
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/853 Esas 2021/1259 Karar
HÜKÜM : Esastan ret- Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/317 E., 2019/882 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı şirketin arasında 18.08.2015 tarihli genel kredi sözleşmesinin imzalandığını, davalı gerçek kişilerin bu sözleşmeye müteselsil kefil olduğunu, davacı ile dava dışı …İnş. Müh. Mimarlık Tic. A.Ş.’nin arasında ise 27.03.2015 tarihli genel kredi sözleşmesinin imzalandığını ve davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla bu sözleşmeyi imzaladığını, ancak kredi borçlarının belirlenen vadesinde ödenmediğini ve hesabın 18.07.2016 tarihli ihtarnameyle kat edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalılara yönelik icra takibine girişildiğini, ancak borçluların takibe haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20’den az olmamak üzere icre inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıya bir borcun bulunmadığını, hesaplarının blokeli olduğunu bu nedenle kontrol edilemediğini, davacıya yapılan ödemelerin görülemediğini, ticari defter ve kayıtların incelenmesiyle alacağın varlığının netlik kazanacağını, faiz oranın fahiş olduğunu savunarak davanın reddine ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket ile davacı banka arasında düzenlenen ticari kredi sözleşmesinde diğer davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kefaletinin geçerli olduğu, kefalete ilişkin şekil şartlarının bulunduğu, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davalıların kredi borçlarından sorumluluğunun göz önüne alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, borçluların takip talebindeki 7888577, 7892106 ve 7892112 numaralı Döviz Endeksli Kredi hesaplarından doğan alacak yönünden itirazlarının 169.481,05 euro asıl alacak, 3.891,00 euro işlemiş akdi ve temürrüt faizi, 194,55 euro faiz üzerinden gider vergisi olmak üzere toplam 170.960,30 euro üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren faiz işletilerek takibin devamına, hükmolunan alacağın %20’si tutarında 34.192,06 euronun takip tarihindeki TL karşılığı olan 114.543,40 TL icra inkâr tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, taksitli krediler yönünden davalıların itirazlarının 325.176,43 TL asıl alacak, taleple bağlı kalınarak 15.897,55 TL işlemiş faiz, 794,88 faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 341.868,86 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itiberen %48 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmasına, hükmolunan alacağın %20’si oranında hesaplanan 68.373,77 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların çek kredisi yönünden itirazlarının 3.820,00 TL asıl alacak, 30,20 TL işlemiş temerrüt faizi, 1,51 TL gider vergisi olmak üzere toplam 3.851,70 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağı takip tarihinden itibaren %24,24 temerrüt faizi ve faiz üzerinden işletilecek %5 gider vergisi uygulanmasına, hükmolunan alacağın %20’si oranında hesaplanan 770,34 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 7892109 numaralı ek kredi hesabının takip tarihi öncesinde 01.08.2016 tarihinde işleyen faizi ile birlikte tahsil edilerek kapatılması nedeni ile bu kredi yönünden talebin reddine, borçlu davalıların Ticari Kart Kredisi hesabı yönünden takip tarihinden sonra, dava tarihinden önce yapılan tahsilatla Ticari Kart Kredi hesabının kapatıldığı anlaşılmakla davacının itirazın iptali isteminin hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle talebinin reddine, borçlu davalıların 7883746 numaralı cari hesap kredisi yönünden takip öncesinde ödeme yapılmış olduğu anlaşılmakla hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle talebin reddine, borçlu davalıların 7892386 numaralı cari hesap kredisi yönünden takip tarihinden sonra fakat dava tarihinden önce ödeme yapılmış olduğu anlaşılmakla davacının itirazın iptali isteminin hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle talebin reddine, 7878166, 7878169, 7878172, 7878175, 7878178, 78781181 ve 7878184 numaralı kredilerin tamamının dava tarihi öncesinde ve takip tarihi sonrasında 02.09.2016 ve 27.09.2016 tarihlerinde tahsil edilmesi nedeniyle davacının itirazın iptali isteminin hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, 7881123 numaralı taksitli kredi hesabına dava tarihi öncesinde ve takip tarihi sonrasında 02.09.2016 tarihinde yatırılan 4.928,67 TL yönünden davacının itirazın iptali isteminin hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle talebin reddine, borçlu davalıların 7891017 numaralı iskonto kredisi yönünden itirazlarının iskonto kredisinin takip tarihinden sonra 21.09.2016 tarihinde tahsil edildiği anlaşılmakla davacının itirazın iptali isteminin hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle talebin reddine, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın alacağının hesaplanması bakımından esas olanın itiraz tarihi olması gerektiğini, bilirkişi tarafından yapılan faiz hesabının hatalı olduğunu, icra takibinde asıl alacağın tahsil edilmesinin işleyecek olan faiz alacağını ortadan kaldırmayacağını, vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların arasındaki sözleşmenin onuncu maddesine göre temerrüt faizi ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacı vekilinin faiz hesaplamalarının yanlış yapıldığı yönündeki istinaf sebebinin yerinde görülmediği, takipten sonra ve davadan önce yapılan ödemelerin borçtan düşülmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gibi mahkemece de bu kısım yönünden dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı yönündeki değerlendirmenin doğru olduğu, davacı vekilinin bu husustaki istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, davanın reddedilen kısmı üzerinden davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalıların sorumlu olduğu tutarın hesaplanmasında itiraz tarihinin göz önüne alınıp alınamayacağı, faiz oranı ve vekâlet ücreti noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67 inci maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.