YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7945
KARAR NO : 2022/8513
KARAR TARİHİ : 30.11.2022
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30.12.2019 tarih ve 2019/390 E. – 2019/490 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “SANDA”, “SANDA SPA” ve “SANDA SPA BİR SAATLİK TATİL” ibareli tescilli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin ise “SHANDRA DAY SPA+Şekil” ibaresinin marka olarak tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2014/53822 kod numarası verilen başvuruya müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, başvuru kapsamında yer alan “Tıbbi hizmetler, güzellik bakımı hizmetleri”nin müvekkilinin 2004/09846 sayılı “SANDA” ve 2008/30875 sayılı “SANDA SPA” ibareli markalarının kapsamında yer aldığını, başvurunun asli unsurunu oluşturan “SHANDRA” ibaresinin marka algısı ve bütünü itibarıyla görsel ve işitsel olarak müvekkilinin “SANDA” markasıyla karıştırılmaya müsait olduğunu, “SANDA” markasında kelimenin üstüne yerleştirilen yaprak figürü gibi dava konu markada da üst tarafta bir figür yerleştirilerek davacı markasına yaklaşılmaya çalışıldığını ileri sürerek, YİDK’in 2015-M-12505 sayılı kararının iptaline ve davalı markasının “Tıbbi hizmetler, güzellik bakımı hizmetleri” yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, dava konusu edilen “Tıbbi hizmetler, güzellik bakımı hizmetleri” yönünden dava konusu başvuruyla davacının “SANDA SPA” ibareli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, yukarıda belirtilen hizmetler yönünden ortalama düzeydeki tüketici kesiminde başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağ olduğu ya da idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı kuruluşların markaları olduğu izlenimi uyanacağı, taraf markaları arasında “Tıbbi hizmetler, güzellik bakımı hizmetleri” bakımından 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında iltibasın bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’in 2015-M-12505 sayılı kararının dava konusu edilen “Tıbbi hizmetler, güzellik bakımı hizmetleri” yönünden iptaline karar verilmiştir.
Karar, davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı kurum vekili temyiz etmiş, Dairemizce verilen ilk derece mahkemesi kararı ve ona ilişkin istinaf istemlerini reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozularak kaldırılmıştır.
İlk derece mahkemesince uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, bozma gerekçesi doğrultusunda taraf markaları arasında, 556 sayılı KHK 8/1 maddesindeki karıştırılma ihtimali bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince HMK’nın 373/3. maddesi uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,30/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.