YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8014
KARAR NO : 2023/2087
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI :2021/1149 Esas, 2021/1292 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/405 E., 2021/351 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalılardan … Dayanıklı Tük. Mal. San. Tic. Ltd.Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini diğer davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, asıl borçlu tarafından kredi borcunun ödenmemesi üzerine banka tarafından hesapların kat edilerek kredi borçlusuna ve müşterek borçlu ve müteselsil kefillere ihtarname gönderilerek hesapların kat edildiğini, borçların ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalıların borca haksız olarak itiraz etmesi üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve alacak miktarının % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin borcu bulunmadığını, bankanın talep ettiği faizin fahiş olduğunu, banka tarafından gönderilen ihtarnameye itiraz edildiğini, sözleşmenin ve kefaletin geçersiz olduğunu, eş rızası alınmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka tarafından icra takip tarihi olan 06.05.2019 tarihinden sonra tahsilat yapıldığı, davacının takip tarihinden sonra yapılan 186.304,50 TL yönünden hukuki yararı bulunmadığı, bu miktar yönünden açılan davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiği, denetime elverişli bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği alacak miktarının hesaplandığı gerekçesiyle takip tarihinden sonra yapılan 186.304,50 TL’ lik ödeme yönünden açılan davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, fazlaya ilişkin talep yönünden davanın kısmen kabulüne, borçluların itirazının kısmen iptali ile takibin toplam 145.914,58 TL alacak üzerinden kaldığı yerden devamına, 145.914,58 TL’nin %20 si oranında icra inkâr tazminatının davalı borçlulardan tahsili ile davacı alacaklıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere müvekkili bankanın davalı firmadan takip tarihindeki miktar kadar alacaklı olduğu ve takibe haksız yere itiraz edildiğinin ortada olduğunu, davalıların takibe itiraz ettikten sonra müvekkili bankaya ödeme yapmış olmasının itirazının haksız olduğunu gösterdiğini ve itirazından bu kadar kısım için feragat ettiğini gösterdiğini, faizin eksik hesaplandığını, faize ilişkin eksik hesaplama nedeni ile reddolan kısım yönünden davalı taraf lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının kabul edilemeyeceğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece hükme esas alınan asıl ve ek bilirkişi raporunda hesap kat tarihinden temerrüt tarihi olan 10.04.2019 tarihine kadar akdi faiz, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar da temerrüt faizi uygulanarak hesaplama yapıldığı, davalılarca takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yatırılan 186.304,00 TL ‘nin tahsil tarihine kadar işleyecek temerrüt faizi, icra vekalet ücreti ve takip masraflarından düşülerek hesaplama yapıldığı, mahkemece delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; borçlular tarafından takibe itiraz edildikten sonra müvekkili bankaya ödeme yapılmış olmasının itirazın haksız olduğunu gösterdiğini, borçluların yaptığı ödemeler ile itirazlarından bu kadar kısım için feragat ettiğinin kabulü gerektiğini, faizin eksik hesaplandığını, faizin eksik hesaplanması nedeniyle reddolunan kısım yönünden davalı taraf lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiş olması nedeni ile kararın temyiz incelemesi neticesinde bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.