Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8097 E. 2022/9015 K. 14.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8097
KARAR NO : 2022/9015
KARAR TARİHİ : 14.12.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Mut 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 03.10.2019 tarih ve 2016/431 E. – 2019/779 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili hakkında kredi sözleşmesine dayalı olarak icra takibi başlattığını, ancak kredi sözleşmesinin kefil kısmındaki müvekkiline atfen atılan imzanın müvekkili eli ürünü olmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; imza incelemesine esas olmak üzere davacının imza örnekleri alınarak Adli Tıp Kurumundan rapor alındığı, raporda inceleme konusu kredi sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünde bir tespite gidilemediğinin belirtildiği, kredi sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olduğu tespit edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile, Mut İcra Müdürlüğü’nün 2011/1025 Esas sayılı dosyasındaki icra takibinde davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, icra takibine konu kredi sözleşmesindeki kefile atfen atılan imzanın davacıya ait olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit talebidir. Mahkemece sözleşmedeki imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünde bilirkişi raporunda bir tespit yapılamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafın şikayeti üzerine dava konusu kredi sözleşmesiyle ilgili olarak, dava dışı kredi asıl borçlusu ve davalı kooperatifin yetkilileri ile çalışanları hakkında sahtecilik suçlamasıyla ceza davası açıldığı anlaşılmaktadır. Ceza davasında alınan Adli Tıp Kurumu bilirkişi raporunda dava konusu kredi sözleşmesindeki imzanın kuvvetle muhtemel …’ın eli ürünü olduğuna dair görüş bildirilmiştir. Ceza davası henüz kesinleşmemiştir. 6102 sayılı TBK’nın 74. maddesi (818. BK md. 53.) uyarınca ceza mahkemesince saptanan maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte olduğu gözetilerek mahkemece, ceza davası kararınnın kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.