Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8127 E. 2022/9037 K. 14.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8127
KARAR NO : 2022/9037
KARAR TARİHİ : 14.12.2022

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.03.2021 tarih ve 2019/260 E. – 2021/224 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan bireysel bankacılık hizmetleri sözleşmesi uyarınca davalıya kredi kullandırıldığını, borcun zamanında ödenmemesi üzerine davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı beyan dilekçesi ile kredi kullanmadığını, kullandığını gösterir bir delilin de dosya kapsamında olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 06/11/1997 tarihinde davalı ile Pamukbank T.A.Ş. arasında bireysel bankacılık sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye istinaden kredili mevduat hesabının açıldığı, 08/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda … numaralı hesabın bankadan temin edilebilen 01/01/2000-05/02/2005 dönemine ait hesap hareketleri incelendiğinde ilgili dönem içerisinde herhangi bir kredi işleminin olmadığı, bakiye 532,70 TL’nin, davalı tarafından kullanılmış olan bir kredi işleminden kaynaklanmadığı ve …’nin takip konusu borçtan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamında İstanbul Tüketici Mahkemesince verilen 2015/1141 Esas 2015/2066 Karar sayılı hükme göre davanın kısmen kabulü ile 2.170,06 TL bakımından itirazın iptaline karar verilmiş, karar yalnızca davacı tarafça temyiz edilmiş olup, artık anılan miktar bakımından davacı taraf lehine usuli müktesep hak oluşmuştur. Bu durumda mahkemece açıklanan müktesep hak gözetilmeksizin davanın tümüyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı lehine BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.