YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8131
KARAR NO : 2023/2097
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/1251 Esas, 2021/991 Karar
DAVA TARİHİ : 11.04.2017
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/56 E., 2017/156 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz, tazminat ile ünvan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 30, 35 ve 43. sınıflarda tescilli 2015/70184 saylı “…” markası bulunduğunu, müvekkilinin piyasada tanınan markasıyla faaliyet gösterdiğini, markasını yüklenicisi olduğu askeri ve sivil birliklerdeki otomat makinelerinde ve ihalelerde kullandığını, davalının müvekkilinin markasının tanınmışlığından istifade ederek 21.03.2016 tarihinde müvekkili markasını ticaret unvanı olarak tescil ettirdiğini, davalının müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini ileri sürerek davalıya ait ticaret unvanının ticaret sicilinden terkinine, markasal kullanımın engellenmesine, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL maddi tazminatın marka hakkına tecavüzün oluştuğu tarihten itibaren ticari faiziyle, 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte dava tarihinden itibaren tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebinin toplam 4.826,20 TL’e yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket yetkilisi … ile müvekkili şirket yetkilisi…’in on iki seneyi aşkın bir süre Gün Gıda-… firması adı altında ortak olarak birlikte çalıştıklarını, davacı taraftan kaynaklanan sorunlar nedeniyle ortaklıklarını bitirme kararı aldıklarını, 31.07.2014 tarihinde düzenledikleri sözleşme gereğince ortaklık mallarının paylaşımı konusunda anlaştıklarını, sözleşmenin 3.maddesine göre …’ın… tarafından kurulacak şirkete tüm şirket arabaları ile otomatik makinaların devrini yapmayı kabul ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirket yetkilisinin 15.09.2014 tarihinde … firmasını kurduğunu, davacı şirket yetkilisi kurulan bu şirkete tüm otomat makinelerinin geçişini ve şirket arabalarının tescil işlemlerini gerçekleştirdiğini, bunun karşılığından da sözleşme gereği 1.000.000,00 TL aldığını, davacı tarafın hiç kullanmadığı bir markayı, müvekkili şirket yetkilisinin kullandığını bile bile sadece davalı şirkete zarar verebilmek için tescil ettirdiğini, davalı şirket yetkilisinin davacının yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli bu tescil işlemlerinin iptali için markanın hükümsüzlüğü davasını açma kararı aldığını, dava dosyasını mahkemeye bildireceklerini, davacı tarafın … markası adı altında hiçbir çalışması olmadığı gibi … markasıyla çalışmış olduğu hiçbir kurum fabrika, askeri birlik bulunmadığını, davacı markasının tanınmış olmadığını, 15.09.2014 tarihinden itibaren davacı şirket yetkilisi olan kişi, hem davalının nerelerde çalıştığını hem de … ismini kullandığını bildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın 25.08.2015 başvuru tarihli 2015/70184 sayılı 30, 35 ve 43. sınıflarda tescillli “… + şekil” markası bulunduğu, davalı şirketin 05.04.2016 tarihinde ticaret siciline kaydedildiği, davalı şirket unvanında, markanın esas unsurunun kılavuz sözcük olarak kullanıldığı, davacının sunduğu kanıtlarla davalı şirketle bağlantı ve nedensellik bağı kurulamadığı, sunulan bütün markasal kullanım örneklerinin dava dışı… işletmesine ilişkin olduğu, dava dışı… (Gün-Vending) işletmesinin 08.12.2014 tarihinde davalı limited şirketin 05.04.2016 tarihinde sicile tescil edildiği, davalı olarak gösterilen limited şirketin marka hakkına tecavüz ettiğinin kanıtlanamadığı, ortağı kim olursa olsun, bir tüzel kişiliğe husumet yöneltildiği, sunulan kullanım örnekleri, tecavüz olarak tartışılabilecek eylemin şirketle bağlantısını göstermediği, öte yandan davalı şirketin kayıtlı ticaret unvanını abartarak, markasal kullandığına ilişkin bir kanıtta bulunmadığı, sunulan fatura ve sözleşme örnekleri davalı şirketten değil, farklı bir sicil numarasıyla kayıtlı olan dava dışı…’den sadır olduğu, davalı Gün-Vending Yiyecek İçecek… Ltd. şirketinin ise 10.000,00 TL sermaye ile 05.04.2016 tarihinde kurulmuş olup şirketin faaliyet alanının gıda, üretim, satış, yiyecek, içecek sunumu vb. alanlar olduğu, bu faaliyet alanının davacı markasının emtiası ile örtüştüğü, bu nedenle davalı şirketin kayıtlı ticaret unvanının “Gün Vending” kısmının terkini gerektiği, davalı şirketin markayla aynı kılavuz sözcüğü seçmiş olmasının kendi başına marka hakkına tecavüz oluşturmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ticaret unvanının kılavuz sözcüğü olan “Gün Vending” kısmının terkin edilmesine, markaya tecavüzün durdurulması ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirket yetkilisi … ile müvekkili şirket yetkilisi…’in on seneyi aşkın bir süre Gün Gıda-… firması adı altında ortak olarak birlikte çalıştıklarını, 31.07.2014 tarihinde düzenledikleri sözleşme gereğince ortaklık mallarının paylaşımı konusunda anlaştıklarını, sözleşmenin 3 üncü maddesine göre …’ın… tarafından kurulacak şirkete tüm şirket arabaları ile otomatik makinaların devrini yapmayı kabul ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirket yetkilisinin 15.09.2014 tarihinde … firmasını kurduğunu, davacı şirket yetkilisi kurulan bu şirkete tüm otomat makinelerinin geçişini ve şirket arabalarının tescil işlemlerini gerçekleştirdiğini, davacı tarafın hiç kullanmadığı bir markayı, müvekkili şirket yetkilisinin kullandığını bilerek sadece davalı şirkete zarar verebilmek için tescil ettirdiğini, davacı tarafın gün vending markasıyla çalışmış olduğu hiçbir kurum, fabrika, askeri birlik bulunmadığını, marka tescili yapılmış bir unvanıın ticaret sicildi kullanılmasını engelleyen bir durum bulunmadığını, davacı şirket yetkilisinin 25.08.2015 tarihinde markayı tescil ettirdiğini, marka tescili yapılmış ticaret unvanının tescil edilmesine engel bir hal bulunmadığını istinaf nedeni olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davacı vekili istinafa cevap ve istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının davalı şirketin ticaret ünvanından “Gün Vending” ibaresini terkin etmesi yönünden onanmasını, ancak müvekkilinin davalı nedeniyle uğradığı zarara yönelik maddi ve manevi tazminat bakımından bozulması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 25.08.2015 tarihinde marka tescil başvurusunda bulunduğu, davalı şirket kurucusu ve yetkilisi… ile davacı şirket yetkilisi arasında düzenlenen 31.07.2014 tarihli sözleşmede…’in kuracağı şirkete arabaların ve otomat makinelerin devredileceğinin belirtildiği, …’in kuracağı şirketin unvanının açıkça belirtilmediği, ancak davalı şirketin kurucusu, tek ortağı ve yöneticisi olan…’in bu sözleşmeden sonra 08.12.2014 tarihinde “… Gün Vending” ünvanıyla şahıs işletmesini ticaret sicile kaydettirmiş olduğu, şirketin ise 05.04.2016 tarihinde yine… tarafından tek ortaklı olarak kurulduğu, bu durumda davacı şirketin marka tescil başvurusundan önce davalı şirket kurucusu ve tek ortağı olan … tarafından “Gün Vending” ibaresi ticari işletme ünvanı olarak tescil edilmekle…’in ve dolayısıyla davalı şirketin bu ibare üzerinde önceye dayalı hakkı bulunduğu, her ne kadar mahkemece davalının ayrı bir tüzel kişilik olduğu ve …’e ait kayıtlara itibar edilemeyeceği belirtilmiş ise de, bu kişinin davalı şirketin tek ortağı ve kurucusu olup 31.07.2014 tarihli sözleşme de bir bütün olarak dikkate alındığında mahkemenin bu gerekçesinin haklı bulunmadığı, her ne kadar davalı şirket davacının marka tescilinden sonra ünvan tescilinde bulunmuş ise de, davalının ticaret ünvanını tescil ettirmesinin haksız rekabet oluşturduğu kanıtlanamadığı için ünvan terkinine ilişkin davanın da reddi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ünvan terkini yönünden kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın tümden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesini istinaf etmeleri üzerine Bölge Adliye Mahkemesince harç ve masrafların tamamlatılması hususunda geri çevirme yapıldığını, ancak harcın tamamlanmasına rağmen istinaf başvurularına yönelik müvekkili yönünden herhangi bir hüküm kurulmadığını, müvekkilinin Gün Vending” ibareli markayı 25.08.2015 tarihinde tescil ettirdiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun)’nun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde tescilli markanın ticaret ünvanı ya da işletme adı olarak kullanılması halinde bu kullanımın yasaklanacağının belirtildiğini, davalının, bilirkişi raporuna itiraz ederken tarafımızca gönderilen ihtarname sonrasında müvekkilin tescilli markasını hiçbir yerde kullanmadığını, tabela ve faturaları değiştirdiğini, otomat makineleri üzerinde bulunan Gün Vending ibaresinin kaldırıldığını bildirmek suretiyle müvekkil markasına tecavüzde bulunduğunu kabul ettiğini, davalının şahıs işletmesi ile davalı şirket arasında doğrudan bağının kurulmasının hukuken kabul edilebilir olmadığını, davalının Gün Vending markasını kullanım hakkı olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüz, maddi ve manevi tazminat ile ticaret ünvanının terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
İlk derece mahkemesinin 07.12.2017 tarihli ilk kararı, davacı vekili tarafından istinaf edilmiş ancak bölge adliye mahkemesince istinaf harcının yatırılması için dosya geri çevrilmiştir. Bu sebeple davacı vekiline çıkartılan muhtıra üzerine davacı vekili istinaf harcını yatırmıştır. Bu durumda, davacı vekilince istinaf harcı tamamlanmış olmasına rağmen, istinaf taleplerine yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.