Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8159 E. 2022/8842 K. 08.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8159
KARAR NO : 2022/8842
KARAR TARİHİ : 08.12.2022

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 27.04.2021 tarih ve 2019/605 E. – 2021/276 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ile 01.07.2010 tarihinde akaryakıt bayiliği sözleşmesi imzaladığını, diğer davalının da aynı tarihli kefaletname ile kefil olduğunu, davalı şirketin müvekkilinden en son 19.06.2012 tarihininde akaryakıt aldığını, ayrıca 2011-2012 yılı akaryakıt satış taahhüdü ile sözleşmenin başından itibaren taahhüt edilen madeni yağ satış taahhüdünün tamamını ihlal ettiğini, son olarak da 16.07.2012 tarihinde istasyonun otomasyon sistemine müdahale etmesi sebebiyle sistemin veri üretemediğini, istasyonun üzerinde kurulu olduğu taşınmazın dava dışı Elit Mücevherat şirketine ait olduğunu, müvekkilinin bu taşınmaz üzerinde 03.01.2008 tarihinde lehine intifa hakkı elde ettiğini ve bu hakkı da bayilik sözleşmesi uyarınca davalı şirket eliyle kullandığını, davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranışı nedeni ile müvekkilinin sözleşmeyi feshederek davalı şirketten akaryakıt istasyonunu teslim etmelerini istemelerine rağmen davalınının bundan imtina ettiğini, istasyonun şu an faal olmadığını ileri sürerek, davalı şirketin davaya konu akaryakıt istasyonu üzerindeki müdahalesinin men’i ve kal’i ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin şimdilik uğramış olduğu 15.000 TL zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, intifa senedinin hukuka aykırı olduğunu, Rekabet Kurumu tebliğlerine göre haksız rekabet gereği intifa hakkının en fazla 5 yıl süreli olabileceğini, bu durumda konusu kalmayan davanın reddinin gerektiğini, yine aynı tebliğler uyarınca yıllık akaryakıt satım taahhüdünün geçersiz olduğunu, tüm bunların haricinde ise taşınmazın asıl mülkiyet sahibi dava dışı Elit Mücevherat şirketi ile müvekkili arasındaki 03.05.2010 tarihli sözleşmeye göre müvekkilinin borcu olan para edimini 30 ay içinde yerine getirdiği takdirde dava dışı şirketin edimi gereğince davaya konu taşınmazı müvekkiline devretmesi gerekirken dava dışı şirketin sorumluluğundan kaçınarak taşınmazı devretmediğini ve müvekkili ile dava dışı şirket arasında davaya konu istasyonun yer aldığı taşınmazın çıplak mülkiyeti ile ilgili Gaziantep 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/296 Esas nolu dava dosyasında yargılamanın sürdüğünü, bu sebeple davacının iddia ettiği üzere herhangi bir haksız müdahalenin bulunduğunun söylenemeyeceğini, buna rağmen davacının Gaziantep 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/121 D. İş no’lu dosyasında yaptırdığı tespit ile 17.09.2012 tarihi itibariyle taşınmaz ve istasyonun boşaltılarak davacıya teslimi yönünde haksız ve hukuksuz bir karar aldırdığını ve bu kararda yer alan tedbirin kaldırılması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı vekiline haksız işgalden dolayı uğranılan zararın ne olduğu, ayrıca dava dilekçesinde belirtmiş olduğu satış ve devir protokolü nedeniyle ödenmeyen kira bedelinin istenilmiş olmasına göre satış ve devir protokolünün hangi hükmü uyarınca kira bedelinin istenildiği hususlarında açıklama yapması istenilmiş ise de davacı vekilince yine kâr kaybına yönelik taleplerde bulunulduğu, bozma ilamından sonra alınan ek rapor da yine kâr kaybına yönelik düzenlendiğinden hükme esas alınmadığı, bu doğrultuda davacı tarafın dava dilekçesindeki haksız işgal tazminatı talebine yönelik herhangi bir açıklama yapılmadığı gibi bu yönde delil de ibraz edilmediğinden haksız işgalden dolayı uğranılan zararın ispat edilemediği, dava dilekçesinde her ne kadar ödenmeyen kira bedeline yönelik de talepte bulunulmuş ise de bu talebin protokolde hangi maddeye dayandığı da açıklanmadığı gibi protokolde de buna yönelik herhangi bir madde bulunmadığı, dava her ne kadar kefil …’a da açılmış ise de kefalet sözleşmesinde sorumlu olduğu miktar yazmadığından kefalet sözleşmesi geçersiz olup bu davalıya karşı açılan alacak davasının reddedilmesi gerektiği, ayrıca taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi 5 yıllık olup 2010 yılında düzenlendiğinden ve davacı vekilinin beyanına göre davalı tarafın müdahalesi devam ettiğinden, tarafların sözleşmeyi devam ettirme yönünde talep ve iradeleri bulunmadığından, 5 yıllık süre dolmuş olup davalı tarafın müdahalesinin menine karar verilmesi gerektiği, dava dilekçesinde talep edilen 15.000.-TL zarar ziyan bedelin davacı tarafça ispatlanamadığından, bu talebin de reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davalı …’a karşı açılan alacak davasının reddine, davalı …Ş.’ye karşı açılan el atmanın önlenmesi davasının kabulüne ve Gaziantep İli, Şehitkamil İlçesi, Aydınlar Mah. Durduyetkin Şekerci Cad. No:23 adresinde bulunan akaryakıt satış istasyonuna bu davalı tarafından yapılan müdahalenin meni ve kaline, davalı …Ş.’ye karşı açılan 15.000,00 TL zarar ziyan bedeline yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ve özellikle davacı vekili her ne kadar haksız işgal tazminatı isteyebilir ise de sözleşmenin haksız feshi nedeniyle istenebilecek olan kâr mahrumiyeti zararını talep etmiş olmasına, kâr mahrumiyeti talebinin istenemeyeceği gözetilerek, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.024,65 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …Ş.’den alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 08.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.