Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8189 E. 2023/2301 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8189
KARAR NO : 2023/2301
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/720 Esas, 2020/58 Karar
HÜKÜM : Kabul

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.04.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı … ile davalı vekili Avukat … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği görüşülüp, düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin murisinin keşideci, davalının lehdar olarak yer aldığı 500.000,00 TL bedelli bir adet çeke dayalı şekilde davalının müvekkilleri aleyhine takip başlatmış ise de çekteki keşideci imzasının murise ait olmadığı gibi davalının muristen yirmi yıl önce boşanmış eşi olduğunu, yanlar arasında çek düzenlenmesini gerektirecek bir alışveriş bulunmadığını, çek keşide edildiği sırada murisin ehliyetsiz olduğunu belirterek çek nedeniyle müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, takibin iptalini, %20 oranında tazminatın davalıdan tahsilini ve takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacıların bedelsizlik iddialarını kabul etmediklerini, davacıların bu iddialarını ispatlamakla yükümlü olduklarını, murisin 2012 yılı Ekim ayında akıl sağlığının yerinde olduğunu, bu nedenle ehliyetsizlik iddialarını da kabul etmediklerini, müvekkilinin icra takibini usul yönünden bütün mirasçılara açıldığını, ancak doğal olarak kendi öz oğluna haciz tatbik ettirmediğini, ancak oğlu İbrahim’e yönelik işlem yapma hakkından feragat etmediğini, müvekkilinin murisi aldatmasının söz konusu olmadığını, böyle bir niyeti olsa idi yaklaşık 3.000.000,00 TL tutarındaki mirastan daha fazla tahsilat yapabileceğini, murisin sorumluluğının mirasçılara da intikal ettiğini bu nedenle davacıların çek tazminatından da sorumlu olduklarını belirterek davanın reddine, davacılar aleyhine alacak üzerinden % 20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 19.12.2014 tarih, 2014/694 E., 2014/660 K. sayılı kararı iletarafların tacir olmadığı gibi uyuşmazlığın da yanların ticari işletmeleriyle ilgili bulunmadığı, taraflar arasındaki bedelsizlik, ehliyetsizlik, muvazaa hukuksal sebeplerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda (6098 sayılı Kanun) düzenlendiği ve böylece uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde bulunmadığı ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. (Birinci) Bozma Kararı
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 13.05.2015 tarih, 2015/5317 E., 2015/7182 K. sayılı ilamıyla, uyuşmazlığın çözümünün Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu gözetilerek işin esasına girilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 28.01.2020 tarih 2015/720 E., 2020/58 K. sayılı kararı ile; çekin keşide tarihinde müteveffanın fiil ehliyetine sahip olduğu, ancak davacının iddialarından biri de çekteki imzanın keşideci müteveffanın eli ürünü olmadığı yönünde olmakla bu husuta yapılan değerlendirmede, ispat külfetinin davalı üzerinde olduğu, çek altındaki keşideci imzasının müteveffa İbrahim İçli’ ye ait olduğunun ispatlanması gerektiği, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarından, bu hususta kesin bir sonuca varılamadığı, ceza mahkemesince davalının delil yetersizliğinden beraatine dair verilen ve kesinleşen karar nedeniyle, çekin altındaki imzanın müteveffanın eli ürünü olarak kabul edilmesi 6098 sayılı Kanun’un 74 üncü maddesindeki açık düzenleme karşısında yasal olarak mümkün olmadığı, sonuç olarak, davaya ve takibe konu çek altındaki imzanın müteveffa keşideciye ait olduğunun ispat edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, yasal şartları oluşmadığından davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ceza yargılamasında alınan raporlarda imzanın davacı murisinin eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, bu raporların dikkate alınmadığını, mahkemece alınan raporda ise tam bir kanaat bildirilmediğini, çelişkilerin giderilmesi için yeniden rapor alınması gerektiğini, mahkemece davacının tanık dinletme talebinin reddedildiğini, ancak aradan uzun zaman geçtikten sonra talebin yeniden değerlendirilerek bu kez tanık dinlenmesine karar verildiğini, dört yıl sonra terekeye temsilci atanması için beklendiğini, tüm bu hususların adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık kambiyo senedine özgü haciz yoluyla yapılan ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72 nci maddesi

3. Değerlendirme
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.