Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8206 E. 2022/9508 K. 27.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8206
KARAR NO : 2022/9508
KARAR TARİHİ : 27.12.2022

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 17.06.2021 tarih ve 2020/955 E. – 2021/987 K. sayılı asıl kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından, 27.07.2021 tarihli tavzih istemli ek kararı ise davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı bankanın…Şubesi nezdinde kredi hesaplarının hesap bakiyesinin eklentilerle birlikte 178.469.92 TL olduğunun müvekkili şirkete bildirilmesi üzerine, bankada müvekkili şirket adına işlem yapma yetkisi bulunmayan … tarafından müvekkili adına kredi çekilerek bir kısmının …’ın akrabası olduğu öğrenilen … isimli bir şahsın hesabına havale edildiğini öğrendiğini, …’a sadece PTT nezdinde müvekkili şirketin posta çeki hesaplarına gelecek paraları çekmek için vekaletname düzenlendiğini, ancak 11.01.2008 tarihinde vekillikten azledildiğini, müvekkilince ihtirazı kayıtla toplam 185.920,14 TL’nin 09.04.2008 tarihinde ödendiğini, müvekkili şirketten talimat alınmadan işlem yapan davalı bankanın borçlandırma girişiminin geçersiz olduğunu ileri sürerek, 185.920,14 TL’nin 10.04.2008 ödeme tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan (istirdadı) tahsiline ve müvekkili şirketin dava tarihi itibariyle davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının kendi çalışanın eylemlerinden sorumlu olduğu gibi çalışanınca yapılan davaya konu işlemleri de benimsediğini, müvekkiline atfı kabil bir kusur bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, mahkemece kararda direnilmiş, direnme kararı davalı vekilince temyiz edilmiş, Hukuk Genel Kurulunun 26.09.2019 gün, 2017/11-129 Esas- 2019/961 Karar sayılı ilamıyla direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, Hukuk Genel Kurulunun bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davaya konu zararın oluşmasında davalı bankanın asli kusurlu olduğu, çalışanını seçmek konusunda gerekli dikkat ve özeni göstermeyen davacının ise zararın oluşumunda %20 oranında müterafik kusuru bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Davacı vekili, karardan sonra mahkemeye verdiği dilekçeyle, dosya daha önce Yargıtay incelemesinden geçtiğinden başvurulacak kanun yolunun temyiz olduğunu ancak mahkemece başvurulacak kanun yolunun istinaf kanun yolu olarak gösterildiğini, ayrıca yargılamaya asli müdahil sıfatıyla katılan …’ın karar başlığında gösterilmediğini ileri sürerek, belirtilen hususların tavzihen düzeltilmesini talep etmiş, mahkemece, 27.07.2021 tarihli ek kararla, tavzih isteminin kabulü ile kararın tavzih dilekçesinde belirtilen hususlar yönünden tavzihen düzeltilmesine karar verilmiştir.
Tavzih isteminin kabulüne dair ek karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkemece karar başlığında hata edilip, feri müdahil olan …’ın asli müdahil olarak, 28.04.2008 olan dava tarihinin ise 15.09.2014 olarak gösterilmesi isabetli değil ise de, belirtilen hususların maddi hata niteliğinde olup, mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, taraf vekillerinin asıl ve ek karara yönelik bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin asıl karara, davalı vekilinin ise asıl ve ek karara yönelik bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan asıl ve ek kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 7.560,86 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.