YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8255
KARAR NO : 2022/9180
KARAR TARİHİ : 19.12.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 09.06.2021 tarih ve 2021/316 E. – 2021/444 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya sigortalı müvekkiline ait işyerinde (depo) çıkan yangın sonucu oluşan hasarın ödenmediğini ileri sürerek, 450.000,00 TL’nın temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu yangın olayının gerçeği yansıtmadığını, emtiaya ilişkin beyannamelerin verilmediğinin tespit edildiğini, bir ay içinde 405.000,00 TL bedelli mal alınmasına rağmen hiç satışının bulunmadığını, depodaki ölçüm neticesinde m² hesabında içeriye en fazla 43.224,25 TL değerinde emtia konulabileceğinin belirlendiğini, davacının koruma tedbirlerini alma yükümlülüğünü ihlal ettiğini ve kötü niyetin korunamayacağını savunarak, davanın redddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davacıya ait davalı … nezdinde sigortalı işyerinde meydana gelen yangının elektrik tesisatındaki kısa devreden kaynaklandığı, sigortalının doğru ihbar yükümlüğünün kötü niyetli şekilde ihlal ettiğine ilişkin davalı tarafından dosyaya herhangi bir delil sunulmaması sebebiyle ihlal olgusundan bahsedilemeyeceği, yine davalı sigortacının hasarın teminat dışı olduğu yolundaki iddiasını ve savunmasını ispata yönelik ve ispata yarar dosyada somut belge ve delil bulunmadığı, Türk Ticaret Kanunu amir hükümleri ve sigorta genel şartları madde A.1 uyarınca davalı …Ş’nin olay tarihi itibariyle sigortalı depo niteliğindeki işyerinde meydana gelen davaya konu yangın neticesinde sigortalı emtialarda meydana gelen zararı ve hasarı karşılamakla ve ödemekle yükümlü olduğu, davacının 2009 yılı işletme defter kayıtlarının incelenmesinde gider bölümünde işletme defter kayıtlarına göre 26/05/2009-01/07/2009 tarihleri arasında işletmenin toplam 537.721,30 TL tutarında emtia satın aldığının kayıtlı olduğu, gelir bölümünde KDV dahil toplam 60.420,43 TL fatura keşide edildiği, davacı …’ye ait işletme defter kayıtlarına göre 02/08/2009 tarihinde emtia bedelinin KDV dahil 537.721,30 TL satılan emtia bedelinin KDV dahil 60.420,43 TL olduğu davacı tarafından keşide edilen faturalar dosyada yer almadığından tahmini % 20 satış kârı ve sair masrafların tenzili ile 48.336,34 TL olmak üzere 537.721,30 TL emtia bedeli tutarı, 48.336,34 TL satılan emtia bedeli net tutarı olmak üzere 489.384,95 TL kalan emtia bedeli olduğu, davalı … şirketinin ilgili faturaların sahteliği hususunda iddiada bulunduğu ve bu hususta ceza yargılaması yapıldığı sonuç olarak düşme ve durma kararı verildiği böylece ilgili faturaların gerçekliği hususunda herhangi bir müphem noktanın kalmadığı, sigortalı işyerinde 03/08/2009 tarihinde meydana gelen yangının elektrik tesisatındaki kısa devreden kaynaklandığı, sigortalı iş yerinde bulunan emtialarda yangın sonucu meydana gelen hasarın davalı … tarafından düzenlenmiş 11007-Y-24176937-0-0 nolu Ak İş yeri Paket sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunduğu bu sebeple davalının ödeme ile yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının yangın sonucu uğramış olduğu emtiya hasarı nedeniyle 450.000,00 TL tazminatın temerrüd tarihi olan 08/11/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalı … şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, iş yeri sigortasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davaya dayanak faturaların gerçek zararı hesaplamaya yeter olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Hiç şüphesiz sigortacı, sigorta ettirenin gerçek zararını karşılamakla yükümlüdür. Öncelikle sigortalı da gerçek zararını kanıtlamalıdır. Davalı, davacının gerçek zararını kanıtlamaya yönelik olarak sunduğu dava dışı Dostlar Kitap Kırtasiye Ltd. Şti., Botanik Boya İnş. Tic. Ltd. Şti. ve MMM İnş San Tic Ltd Şti tarafından düzenlenen dayanak faturalara ilişkin sahtecilik ve yanıltıcılık savunmasında bulunmuş, davalı tarafından davacının yanılgılı belge ve beyanlarla haksız tazminat almaya kalkışması nedeniyle davacıya yönelik olarak suç duyurusunda bulunulmuş, konu ile ilgili açılan ceza davasında sanığın ölümü nedeniyle ceza tayinine yer olmadığına karar verilmiştir. Anılan ceza yargılaması kapsamında yapılan incelemede, dava dışı Dostlar Kitap Kırtasiye Ltd. Şti. tarafından düzenlenen toplamda 238.360.- TL bedelli 3 adet faturanın gerçek bir mal alış verişine dayanmayan, komisyon karşılığı verilmiş belgeler olduğuna dair raporun sunulduğu, yine dava dışı Botanik Boya İnş. Tic. Ltd. Şti.’nin düzenlediği toplamda 240.039,14 TL bedelli 5 adet fatura konusunda mal alımı ile ilgili her hangi bir tespitin bulunmadığı, ödemeye ilişkin de her hangi bir belgeye rastlanılmadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte 08.10.2009 tarihli yangın ekspertiz raporunda da bu iki şirket tarafından davacıya yönelik düzenlenen faturalara ilişkin Ba Bs beyanlarının bulunmadığı, emtia hasarının tespitinde göz önüne alınamayacağı, ancak dava dışı MMM İnş. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlenen faturaların göz önüne alınabileceği ve buna göre belirlenen emtia hasarının da 43.224,25 TL olacağı belirtilmiş, mahkemece alınan kök ve ek raporlar da davacının emtia hasarını bu şekilde hesaplamıştır. Bozma ilamına uyularak mahkemece yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporuna göre de, Dostlar Kitap Kırtasiye Ltd. Şti., Botanik Boya İnş. Tic. Ltd. Şti. ve MMM İnş. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından davacıya yönelik düzenlenen faturaların konusu olan malların araya boşluk bırakılmadan kaplayacağı alanın 148,2259 m2 olduğu, ancak davacının deposunun 112 m2 olduğu belirtilmiştir. Bu durumda yangın ekspertiz raporu, ceza dosyası ve mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporlarına göre davacının zararını usulüne uygun şekilde kanıtlayamadığı açıkça anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında, depoya sığacak malların ve davacının zararının en çok 43.224,25 TL olduğunun kabul edilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ve yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine,19.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.