Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8308 E. 2023/2302 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8308
KARAR NO : 2023/2302
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/734 Esas, 2021/234 Karar
HÜKÜM : Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı şirket vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.04.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat …… ile davalı vekili Avukat … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.09.2010 tarihli bayilik sözleşmesini imzalayan davalı bayinin Büyükçekmece 7. Noterliğinin 17.12.2012 tarihli ihtarnamesi ile bayilik sözleşmesini ve bağlantılı sözleşmeleri tek taraflı olarak ve haksız surette feshetmiş olması sebebiyle davalı tarafa ödenmiş olan 1.068.600,00 TL prim alacağının KDV’si ile birlikte ödeme tarihinden; mahrum kalınan kâr kaybı tutarı 934.739,63 TL’nin KDV’si ile birlikte ve son olarak protokolün 5 inci maddesine göre 500.000,00 TL cezai şart alacağının yine temerrüt tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz ile birlikte taraflar arasındaki protokolü müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalayan davalı … ile davalı firmadan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının cezai şart ve prim ödemelerinin tahsilinin talep edebilmesi için protokolün 5 inci maddesine göre sözleşmenin davacı tarafından feshedilmiş olması gerektiğini, oysa sözleşmenin müvekkili tarafından feshedildiğini, kaldı ki talep edilen cezai şartın, kuruluşundan beri büyük zarar eden müvekkili yönünden iktisadi yönden mahvına neden olabilecek ölçüde fahiş olduğunu, sözleşme ve protokolün müvekkili aleyhine hükümler içermesinin yanı sıra prim tutarlarının hesaplanması konusunda davacının müvekkiline tatmin edici bilgi vermekten kaçınması sebebiyle feshedildiğini, sözleşmede ve protokolde davacının kâr mahrumiyeti talep edebileceğine ilişkin hüküm bulunmadığını, sözleşmenin feshi halinde menfi zarar talep edilebileceğini, protokol ve sözleşmede müvekkili davalının kefil olduğuna dair bilgi bulunmadığı gibi kefalet limitinin de gösterilmediğini, kefaletname başlıklı belgenin ise sözleşme veya protokolün eki olduğunun belirtilmediğini, sözleşme ve protokolle bağlantısının kurulmadığını dolayısıyla bu belgenin geçerli olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 03.06.2014 tarih, 2013/63 E., 2014/135 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, 1.068.600,00 TL prim alacağının 04.01.2013 temerrüt tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davacı yararına davalı KLC Petrol Ürün. Taşımacılık San.ve Tic. Ltd. Şti.’den tahsiline, KDV isteminin reddine, 191.703,20 TL kâr kaybı alacağının 04.01.2013 temerrüt tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalı KLC Petrol Ürün. Taşım. San.ve Tic. Ltd. Şti.’den tahsiline, fazlaya ilişkin ve KDV isteminin reddine, protokolün 5 inci maddesi gereğince takdiren 100.000,00 TL ceza koşulu alacağın 04.01.2013 temerrüt tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte her iki davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 14.04.2016 tarih, 2016/1101 E., 2016/6672 K. sayılı ilamıyla davacının tüm, davalının sair temyiz itirazları reddedilmiş, davacı tarafından davalıya prim ödemesi yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa miktarının hesaplanması konusunda rapor alınması ya da bu iddiayı kanıtlamaya elverişli yazılı delili varsa sunması için davacıya mehil verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 16.03.2021 tarihli ve 2018/734 E., 2021/234 K. sayılı kararı ile davalı tarafından davacıya kesilen prim faturalarının davalı şirket defterlerine açık hesap olarak kaydedildiği, davalı defterlerinde bu faturalar karşılığı yapılan ödemeler kayıtlı olmamakla birlikte, davacı tarafça dosyaya sunulan ödeme dekontlarından, davacının 2010-2011-2012 yılları akaryakıt prim alacak tutarlarının 600.407,09 TL’lik kısmını nakden ödediği, yine davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde; davalı tarafından düzenlenen faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının prim alacaklarının 468.192,91 TL’lik kısmının ise; davacının davalıdan olan akaryakıt alım bedeli alacaklarına mahsup edildiği tespit edildiği, davacının davalıya toplam 1.068.600,00 TL prim ödemesi yaptığını ispat ettiği, taraflar arasındaki protokolün 5 inci maddesi uyarınca davalının sözleşmeyi haksız feshetmesi nedeniyle bu tutarı iade ile yükümlü olduğu, davacının prim alacağı yönünden ileri sürdüğü KDV talebi, davalı tarafından düzenlenen faturaların KDV beyannamelerinde indirime konu edilmesi ve söz konusu iade bedeli için davacı tarafından herhangi bir fatura düzenlenmemiş olması nedeniyle yerinde görülmediği gerekçesiyle davacının davalı KLC Petrol Ürün. Taşımacılık San.ve Tic. Ltd. Şti.’ye karşı ileri sürdüğü prim alacağı talebi yönünden davanın kabulüne, 1.068.600,00 TL prim alacağının 04.01.2013 temerrüt tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davacı yararına davalı KLC Petrol Ürün. Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti.’den tahsiline, KDV isteminin reddine, davacının davalı …’na karşı ileri sürdüğü prim alacağı talebinin reddine, cezai şart ve kâr mahrumiyeti alacağı talepleri hakkın yeniden hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; diğer davalı yönünden de davanın kabulünün gerektiğini, davalının bayinin tüm yükümlülüklerini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla garanti ettiğini, davalının sorumluluğunun garanti sözleşmesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca KDV talebinin de kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece bozma sonrası davacıya delillerini sunması için süre verildiğini, bu süre geçtikten sonra sunulan delillerin dikkate alınamayacağını, ancak bilirkişi raporunun bu delillere göre hazırlandığını, bu nedenle hükme esas alınamayacağını, ayrıca davalı defterlerinde kayıtlı olmayan hususların ispata muhtaç olduğunu, davacı defterlerinin sahibi lehine delil olarak kabul edilemeyeceğini, taraflar arasında prim alacağının akaryakıt bedelinden mahsup edileceğine ilişkin yazılı veya fiili anlaşma bulunmadığını, akaryakıt bedellerinin davalı tarafından ödendiğini, bu hususların değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesine dayalı olarak tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 26 ncı maddesi

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalı şirket vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.