Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8310 E. 2022/8937 K. 12.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8310
KARAR NO : 2022/8937
KARAR TARİHİ : 12.12.2022

MAHKEMESİ :… L BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen15.09.2021 tarih ve 2021/391 E.- 2021/1512 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Türkiye İş Bankası ile dava dışı Pays-Teks Tekstil İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin davalılar tarafından kefil olarak imzalandığını, kullanılan kredi borcu ödenmediği için başlatılan icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğunu, müvekkilinin icra takibi alacağını temlik aldığını ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, talep edilen faizin fahiş olduğunu, davacıya bu kadar borçlarının bulunmadığını savunarak davanın reddi ile %20 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı alacağının davalı …’ın imzası olmayan bankacılık hizmet sözleşmesine dayalı kredili mevduat hesabından kaynaklandığı, bu nedenle davalı …’ın borçtan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davalı … yönünden davanın reddine, diğer davalı … yönünden ise icra takibine konu alacağın bilirkişi tarafından 698.999,17 TL olarak hesaplandığı, bu miktardan takip sırasında yapılan 368.595,90 TL ödemenin mahsup edilmesi
gerektiği, mahsup sonrasında geriye kalan 319.409,92 TL’den davalının müşterek borçlu ve mütesesil kefil olarak sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı …’nın itirazının kısmen iptali ile takibin 319.409,92 TL üzerinden devamı ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ile davalı … vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinafı yönünden davalı …’ın kefil olarak sorumlu bulunduğu, davacının ödemelerin hesaplanan alacaktan düşülmesinin doğru olmadığı yolundaki istinaf sebebinin yerinde görülmediği, takipten sonra ve davadan önce yapılan ödemelerin asıl alacaktan düşülmesi gerektiği, davalı … vekilinin istinaf taleplerine gelince kredi borcu olmadığı yolundaki istinaf talebinin yerinde görülmediği, ayrıca aleyhine inkar tazminatına hükmedilmemesi ve lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebinin de reddinin gerektiği, davacının takip tarihindeki asıl alacak miktarının 674.932,30 TL olduğu, takipten sonra ve davadan önce yapılan 393.196,00 TL’lik tahsilatın asıl alacaktan düşülmesi sonucu davacı tarafın isteyebileceği asıl alacağın 281.736,30 TL kaldığı gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı … vekilinin istinaf isteminin ayrı ayrı kısmen kabul, kısmen reddine, Çorlu 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/172 Esas, 2016/373 Karar sayılı, 28/11/2016 tarihli hükmünün kaldırılmasına, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davalıların Çorlu 2.İcra Müdürlüğü’nün 2010/1616 esas sayılı dosyasına karşı yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile icra takibinin tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla 281.736,30 TL esas alacak, 22.920,87 işlemiş faiz, 1.146,00 TL BSMV olmak üzere toplam 305.803,17 TL üzerinden, 281.736,30 TL alacağa takip tarihinden itibaren %80 oranında temerrüt faizi ve %5 oranında BSMV yürütülmek suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan alacağın takdiren %20’si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, reddedilen miktara ilişkin davalı tarafın kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı … vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak davanın kısmen kabulüne karar verilmekle reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasına 12. bent olarak “12-Davalı … lehine davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 35.973,72 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı …’ya verilmesine” ibaresi eklenmek suretiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına 12.bent olarak “12-Davalı … lehine davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 35.973,72 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı …’ya verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, HUMK’nın 372. m. uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne gönderilmesine, davacı …Ş harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı …Ş,’ye iadesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 12.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.