YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8321
KARAR NO : 2023/2641
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1516 E., 2021/1613 K.
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/86 E., 2021/258 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; merhum Prof. Dr. …’in Almanca olarak “Wissenchaft und Technik im İslam” adıyla yazdığı eserin “İslam’da Bilim ve Teknik” adıyla Türkçe’ye çevirisinin müvekkili tarafından yapıldığını, … (TÜBA) ile davacı arasında yapılan sözleşme kapsamında eserin basımı, çoğaltması bunu esas alarak görsel ve işitsel yayınlar yapması bu eseri işleyerek çoğaltması, ücretli ya da bedelsiz dağıtımı konusundaki hakların TÜBA’ya devredildiğini, ancak TÜBA’nın, sahip olduğı bu hakları üçüncü kişilere devir yetkisinin bulunmadığını, buna karşın davalı şirketin devre yetkili olmayan TÜBA ile sözleşme yaparak eserin 11.000 adet basımının yapılarak çoğaltılıp dağıtıldığını, müvekkili ile davalı arasında bir sözleşme yapılmadığını, eserin davalı yanca basımına ve dağıtımına müvekkilinin izin ve muvafakatinin olmadığını, davalının eyleminin eserden doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun (5846 sayılı Kanun) 68 inci maddesi hükmüne göre hak edilen telif bedelinin 3 kat fazlası olan 1.056.000,00 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının TÜBA ile yaptığı sözleşmeyle eserle ilgili tüm mali haklarını TÜBA’ya devrettiğini, dolayısıyla davacının eser üzerinde herhangi bir mali hakkı kalmadığını, davacının eser üzerinde herhangi bir hakkı olduğunun kabulü halinde dahi 10 yıl sonra talepte bulunmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, müvekkilinin söz konusu eserin baskısından önce çeviri eser üzerinde mali hak sahibi sıfatıyla TÜBA ile bir sözleşme akdederek eserin baskısını yaptığını, 2008 yılında eserin yayınlanmasının üzerinden yaklaşık 10 yıl geçmiş olmasından sonra çevirmenin işleme eserin baskısından bunca zamandır haberdar olmadığını ileri sürmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davaya konu kitabın çevirmeni olarak tercüme eden sıfatıyla işlenme eser sahibi olduğu, eser sahibinin mali haklarını başkasına devretmesi halinde artık mali hakların ihlaline dayalı telif bedeli talebinde bulunamayacağı, orijinal eserden Türkçe’ye çeviri konusunda davacı ile … (TÜBA) arasında imzalanmış 27.11.2005 tarihli sözleşme bulunduğu, sözleşmeye göre özgün eser sahibinden Türkçeye çeviri yapılması konusunda işlenme hakkının TÜBA tarafından devir alındığı, eserin tüm mali haklarının süresiz olarak TÜBA’ya ait olduğu, mali hakların ihlali sebebiyle talepte bulunma hakkının davacıya değil …’ne ait olacağı, davacının davayı açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin eseri çeviren kişi olarak işlenme eser sahibi olduğunu, müvekkili ile TÜBA arasında yapılan sözleşmede müvekkilinin çeviriye ilişkin mali haklarını TÜBA’ya basit ruhsat ile devrettiğini, TÜBA’nın çoğaltma ve yayma hakkı varsa da üçüncü kişilere sözleşmeye dayalı olarak basım yayım hakkını devredemeyeceğini, mahkemenin bilirkişi raporuna dayanarak ve bilirkişilere sözleşmeyi hukuki yorumlama yetkisi tanıyarak karar verdiğini, bilirkişilerden mali hak devrinin tam ruhsat mı yoksa basit ruhsat mı olduğu konusunda rapor alınmasını talep etmelerine rağmen ek rapor alınmadığını, somut olayın çözümünde müvekkili ile TÜBA arasında yapılan 27.11.2005 tarihli sözleşmenin yorumunun önemli olduğunu, TÜBA’nın sahip olduğu basit ruhsat ile bu mali hakları bir başkasına devredemeyeceğini, sözleşmenin üzerinden 15 yıl geçtiğini, TÜBA ve … Vakfı tarafından on binlerce baskı yapılıp satıldığını, …’in ölümü ile bu kitap ve diğerleri gündeme geldiğinde Kültür Bakanlığından bandrolleri sorulduğunda izinsiz kitabı basanlardan haberdar olunduğunu, müvekkilinin sözleşmeyle TÜBA’nın bir başkasına bu hakkına devrine muvafakat etmediğini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının eser üzerinde mali hak sahibi olmadığı, mahkemenin davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddi kararı yerinde olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği itirazları tekrar ederek ve de Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin kendi içinde çelişkili olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çeviri eser üzerinde davacının telif haklarının ihlal edildiği iddiasıyla 5846 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi kapsamında 3 kat tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası.
2.5846 sayılı Kanun’un 6 ncı ve 68 inci maddeleri, 2021 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 7 nci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava, çeviri eser üzerinde davacının telif haklarının ihlal edildiği iddiasıyla 5846 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi kapsamında tazminat istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı sebebiyle davanın reddine karar verilerek davalı yararına 69.760,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Ancak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin (AAÜT) 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı düzenlemesi mevcuttur.
Bu durumda karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin ikinci kısmın ikinci bölümünde Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinde takip edilen davalar için kararlaştırılan vekalet ücreti 5.900,00 TL olarak belirlenmişken, davalı yararına bu miktarın aşılması sureti ile 69.760,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “69.760 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “5.900,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.