Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8398 E. 2023/2188 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8398
KARAR NO : 2023/2188
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2258 Esas, 2021/1377 Karar
HÜKÜM : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/559 E., 2018/499 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.04.2017 vade tarihli 222.185,00 TL bedeli bononun tahsil edilmek üzere davacı banka şubesine teslim edildiğini, bononun borçlusu olan davalıya ihtarname gönderildiğini, davalının banka şubesine gelerek bonoyu ödemek istediğini söylediği sırada banka çalışanının elinden bonoyu alarak yırttığını, olayın adli mercilere intikal ettiğini belirterek bononun zayi nedeni ile iptali ile bono bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından lehdar … lehine tanzim edilen, keşide yeri Kayseri, 08.02.2017 keşide tarihli, 05.04.2017 vade tarihli 222.185,00 TL tutarlı bononun ihbarname üzerine davacı bankanın Kayseri Şubesine giden senet borçlusu-davalı tarafından yırtılarak zayi edildiği, bononun fotokopisinden tüm zorunlu unsurları taşıdığı ve kambiyo vasfına haiz olduğu, davacı bankanın senedin hamili olduğu, davaya konu bononun davacı bankaya temlik cirosu ile devredilmiş ise de, davacının tahsil için verildiğini beyan ederek söz konusu cironun tahsil cirosu olduğunu kabul ettiği, ancak bonoyu tahsil cirosu ile devralan alacaklının vekil hamil durumunda olduğu, senet üzerinde mülkiyet hakkı olmadığı için kendi cirantasını takip edemese de, önceki cirantalar ile keşideci ve avalistleri takip ve dava edebileceği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 651 ve 818 inci maddesinin birinci fıkrasının (s) bendi yollaması ile 757, 759, 760, 762 ve 764 üncü maddeleri uyarınca, davacının hamil ve hak sahibi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu bononun zayi nedeniyle iptali ile bono bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece mühürsüz tebligat yapıldığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) gereği tebliğ edilmesi gereken hususların da bu tebligatın arka sayfasına yapıldığını, bu hususlara istinaden her türlü delil ve cevapların sunulmasına yönelik taleplerinin de haksız olarak reddedildiğini, salt bu nedenle Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, dava konusu bononun renkli örneğinin dosyaya sunulması gerektiğini, bononun … isimli kişi tarafından bankaya verildiğini ancak Mahkemece bu kişinin dinlenmediğini, bononun malen mi nakden mi alındığının açıklığa kavuşturulmadığını, davaya konu evrakın kıymetli evrak vasfında olmadığını, asliye ceza mahkemesinde yapılan yargılamada davaya konu bononun kıymetli evrak vasfını taşımadığının kabul edildiği, bu kararın kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiğini, bankanın alacaklı olmadığını, zira cironun temlik cirosu niteliğinde olduğunu, evrakı banka personelinin yırttığını, bankanın basiretli davranmadığını, bononun fotokopisinin dosyada olmadığını, bononun renkli örneği incelenirse rakam kısmına 2 rakamının eklendiğinin görüleceğini, ayrıca yazı ile yazılan kısmının da tahrif edilerek değiştirildiğini, bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, cironun niteliğine bakılmaksızın sadece davacı bankanın beyanına istinaden davacı banka lehine alacağa hükmedildiğini belirterek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tahsil için davacı banka şubesine verilen 05.04.2017 vade tarihli 222.185,00 TL bedelli bononun borçlusu olan davalıya kontrol için verildiği sırada davalının bu bonoyu yırttığı, bu nedenle bononun zayi nedeniyle iptali ile bono bedelinin ödenmesinin talep edildiği, davalının bu eylemi nedeniyle Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davalıya özel belgeyi yok etme suçundan dolayı ceza verildiği, verilen bu cezanın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, Dairece bononun tahsil anındaki görüntüsünün davacı bankadan istenildiği, gelen belgede davaya konu bononun 05.04.2017 vade tarihli, 222.185,00 TL bedelli olup, borçlusunun davalı olduğu, miktarının bono üzerinde yazı ile “iki yüz yirmi iki bin yüz seksen beş” olarak belirlendiği, bu haliyle bononun bütün unsurları ile kambiyo senedi özelliği taşıdığı, yazı ile rakam arasında bir ihtilaf olmadığı, davaya konu bononun davalı tarafça yok edildiğinin ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu, bu nedenle Mahkemece iptaline ve hamil olan davacı bankanın keşideciden bono bedelini istemesinde ve bu bedelin davalı taraftan tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 3 üncü uyarınca yargılamada bulunan eksikliklerin duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği, davaya konu bononun tahsil anındaki görüntüsünün davacı bankadan getirtilerek dosyada mevcut eksikliğin giderildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalı … tarafından lehdar … lehine tanzim edilen, keşide yeri Kayseri, keşide tarihi 08.02.2017, ödeme tarihi 05.04.2017 olan 222.185,00 TL tutarlı bononun zayi nedeniyle iptali ile bono bedeli 222.185,00 TL’ nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle ve resen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı banka elinde bulunan bononun davalı tarafından yırtılarak yok edilmesi sebebine dayalı bononun zayi nedeniyle iptali ile bono bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.