YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8511
KARAR NO : 2023/4136
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/985 Esas, 2021/1423 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Seydişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2019/183 E., 2021/15 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.07.2023 günü gelen olmadığı anlaşılmakla, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 13.04.2018 tarihinde davalıdan satın aldığını Mercedes marka 2012 model çekicinin ilk günlerden itibaren sürekli olarak arızalanmaya başladığını, müvekkilinin aracı servise götürdüğünü ve araç için sürekli masraf yaptığını, değişik iş dosyasında alınan bilirkişi raporunda, araçtaki arızanın gizli ayıp niteliğinde olduğunun ve aracın satın alınmadan önce meydana gelmiş hasarlardan kaynaklandığı ve aracın onarılması için gerekli bedelin 21.705,95 TL olduğunun tespit edildiğini, araç mahrumiyetinden dolayı da zararının 1.000,00 TL olduğunu ileri sürerek aracın davalıya iade edilmesi karşılığı, satış bedelinin ve satışa konu vasıtanın onarılması için davacının sarf ettiği masraflar ile satışa konu vasıtanın ayıplı olup olmadığının tespiti için sarf edilen giderlerinin, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini, aksi kanaat halinde onarım masrafları ve ayıpsız hale getirme masraflarının ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının haksız ve sebepsiz iddialarda bulunduğunu, aracın davacı tarafından servis kontrolleri yaptırılarak alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arabulucuya başvuru şartının tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olmadığı, sonradan yerine getirilmesinin de mümkün olmadığını gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davayı Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açtıklarını, yargılamanın başından beri Asliye Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla bakıldığını, Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması için herhangi bir ara karar oluşturulmadan 11.06.2019 tarihli celsede arabulucuya başvurmak için kesin süre verildiğini, verilen süre içerisinde arabulucuya başvurduklarını ve arabuluculuk son tutanağının mahkemeye verilmesine rağmen mahkemece dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava şartı olarak getirilen arabuluculuğun tamamlanabilir bir dava şartı olmayıp, dava açılmadan önce tarafların başvurup tüketmesi gereken usuli bir yol olduğu, konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalar açılmadan önce, arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmadığının anlaşıldığı, dava şartı noksanlığının giderilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olup olmadığı ve arabuluculuk dava şartı eksiliğinin tamamlanabilir bir eksiklik olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesinin ikinci fıkrası. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.