Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8512 E. 2023/2274 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8512
KARAR NO : 2023/2274
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1219 Esas, 2021/1616 Karar
HÜKÜM : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2017/892 E., 2019/223 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalanarak kredi kullandırıldığını, sözleşmeye müteselsil kefil sıfatıyla imza atılmak suretiyle davalının müteselsilen sorumlu bulunduğunu, kullandırılan kredinin geri ödenmemesi nedeniyle muacceliyet ihtarnamesinin ihtar edildiğini, davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla kredi sözleşmesini imzaladığını, borcun ödenmesinden sorumlu olduğunu, müvekkili banka tarafından alacağının ödenmemesi üzerine yasal yollara başvurulmak zorunda kalındığını, kredi sözleşmeleri borçluları hakkında icra takibine başlandığını belirterek müvekkili bankanın alacağının tahsili talebiyle
başlatılan takibin devamına itirazının iptaline, borçlunun toplam alacak tutarlarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine dayalı takibin icra takip tarihi olan 22.04.2016 tarihi itibariyle, icra takip emrindeki talep sınırları göz önünde bulundurularak davacı bankanın davalıdan dava konusu alacak tutarının 471.402,08 TL asıl alacak, 906,85 TL işlemiş faiz, 45,34 TL BSMV olmak üzere toplam 472.354,27 TL olduğu, dava konusu alacağı olan anapara, faiz ve ferilerinin, icra takibinden kısa süre sonra anılan banka şubesine 16.05.2016 ve 16.06.2016 tarihlerinde kısmen ve 29.06.2016 tarihinde tamamen tahsil edilerek ödenmiş olduğunun gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece yeterli inceleme yapılmadan ve hatalı olarak düzenlenen bilirkişi raporu dayanak yapılarak karar verildiğini, işbu davada davanın açıldığı tarihte davalının borçlu olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda dava konusu alacağın icra takibinden kısa süre sonra müvekkili bankaca 16.05.2016-16.06.2016 tarihlerinde kısmen 29.06.2016 tarihinde tamamen tahsil edilerek ödendiği tespitinin yer aldığını, ancak ne borçlu firma, ne de kefil olan davalı tarafından herhangi bir ödemenin yapılmadığını, kullandırılan yapılandırma kredilerinin ayrı bir kredi olmayıp aynı sözleşmeye istinaden kullandırılan krediler olduğunu, buna ilişkin dekontların bulunduğunu, alınan bilirkişi ek raporunda hiçbir inceleme yapılmadığını ve beyanların aynen yazıldığını, davalı tarafından Afyonkarahisar İcra Müdürlüğü’nün 2016/17963 E. sayılı icra takibine yaptığı itirazında da herhangi bir ödeme yaptığına ilişkin bir beyanın bulunmadığını, buna ilişkin talep olmamasına rağmen resen incelendiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın iptali davasının takiple sıkı sıkıya bağlı bir dava olduğu, alınan bilirkişi raporuna göre takibe konu kredinin davacı bankadan alınan yapılandırma kredisi nedeniyle takip tarihinden sonra dava tarihinden önce 16.05.2016 ve 16.06.2016 tarihlerinde kısmen, 29.06.2016 tarihinde ise tamamen ödendiği, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını gerekçesiyle davanın usulden reddine ve davalının şartları oluşmayan icra inkar tazminatı (kötüniyet tazminatı) talebinin reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacının istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiğini, benimsenen bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, ödeme yapıldığı iddia edilen tarihlerde borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmasının söz konusu olmadığını, yapılan tahsilatların borçlunun yeni bir kredi kullanarak eski tarihli kredilerinin ödenmesinden ibaret olduğunu, istinaf mahkemesince yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılması gerekirken hatalı yorumla davacı üzerinde bırakılmasının hukuka aykırı olduğundan kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra İflas Kanun’un 67 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.