Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8561 E. 2023/2555 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8561
KARAR NO : 2023/2555
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Yeniden hüküm kurulması

Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2008 yılından beri ülke çapında bakliyat, süt ve süt ürünleri, erişteler ve yöresel tatlılar alanında faaliyet gösterdiğini, özellikle yöresel tatlıların üretimi, depolanması ve ticaretine ilişkin Giresun’un en büyük şirketleri arasında yer aldığını, Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde 2013/43672 no.lu “ATİLLA TİRYAKİOĞLU GIDA İNŞ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. +şekil” ibareli markayı 29 ve 30 uncu sınıfta yer alan mal ve hizmetler yönünden adına tescil ettirdiğini, müvekkilinin markasını tanınmış marka haline getirdiğini, davalının müvekkilinin markasıyla iltibasa mahal verir şekilde aynı mal ve hizmetler yönünden “TİRYAKİOĞLU PESTİL KÖME” ibareli markayı TPMK nezdinde 2015/64269 no.da adına tescil ettirdiğini, müvekkilinin öncelik hakkının bulunduğunu, öte yandan davalının müvekkilinin akrabası olup 13.04.2015 tarihine kadar müvekkil şirkette çalıştığını, bu haliyle marka tescilinin iyi niyetli olduğundan da söz edilemeyeceğini ileri sürerek davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;markalar arasında iltibasa mahal verir düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalıya ait marka tescil kayıtlarının incelemesinde her iki markanın da 29, 30 emtiya numarası ile sicilde kayıtlı olduğu, aynı emtiyalar açısından markalarının sicile tescil ettikleri, davacıya ait markanın 20.06.2013 tarihinden itibaren on yıllık süre için 18.06.2014 tarihinde tescil edildiği, davalıya ait markanın 04.08.2015 tarihinden itibaren on yıllık süre için 25.07.2016 tarihinde tescil edildiği, davalıya ait Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarının incelemesinde davacıya ait iş yerinde 02.10.2010 tarihinden 13.04.2015 tarihine kadar çalıştığı, davacı ve davalıya ait nüfus kayıtlarının incelemesinde davacı ile davalının aralarında 3 üncü derece akrabalık ilişkisi bulunduğu, davacı ile davalının markalarının temsil ettiği emtiya ve tarafların çalışma alanı aynı konu üzerine olup benzer ihtiyaçları gidermesi, benzer müşteri kitlesine hitap etmesi, birbirleri yerine ikame edilebilecek durumda oluşu rekabet etme imkanının bulunduğu hususları nazara alınarak tarafların markalarının benzer nitelikte olduğu, kolluğa yazılan müzekkere cevabı, usul ve denetime uygun bilirkişi heyeti raporu ile ek rapor da nazara alınarak markalar incelendiği vakit 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında de belirtilen şartların oluştuğu, davacı ile davalının markalarının karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalıya ait TPMK’da kayıtlı 2015/64269 tescil nolu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davaya Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılmasına karşın müvekkili yararına 5.900,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi yerine 4.080,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında iltibasa mahal verir düzeyde benzerlik bulunmamasına karşın hatalı hukuki değerlendirmelere istinaden davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markası ile davacıya ait marka arasında ortalama tüketiciler nezdinde iltibasa mahal verir düzeyde benzerlik bulunduğunun sabit görülmesine göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf isteminin yerinde görülmediği, davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden ise; mahkemece davaya Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılmasına karşın kabul edilen dava uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca 5.900,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi yerine yazılı şekilde 4.080,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle öncelikle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin ise istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalıya ait TPMK’da kayıtlı 2015/64269 tescil no.lu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın davaya konu markanın hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6’ncı maddesinin birinci fıkrası ile aynı yasanın 25’inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.