YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8569
KARAR NO : 2023/2218
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı aleyhine Mersin 3. İcra Müdürlüğünün 2017/3487 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibinde alacağın dayanağı olarak yurt dışına Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR) ile yapılan taşıma işi nedeniyle araçların bekleme ücretlerini gösterdiğini, davalıya ödeme emrinin gönderildiğini, takibe itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğunu, davacı ile davalının Mersin’den İran’a hurma taşımacılığı konusunda sözlü anlaşma yapıldığını, yapılan anlaşma gereğince davacı, davalının Mersin Limanındaki yükünü araçlarına yükleyerek Gürbulak sınır kapısından Bazargan/İran’a götürerek teslim edeceğini, davalının taşıma karşılığında navlun bedeli ödeyeceğini, araçların teslim yerinde en fazla 48 saat bekleyeceğini, 48 saat üzerindeki beklemelerde günlük 150,00 USD bekleme ücreti ödeneceğini, araçların yüklenerek Mersin’den yola çıktığını ve Gürbulak Sınır kapısından 03.04.2016 ve 08.04.2016 tarihinde yurt dışına çıkış yaptıklarını, işlemin uluslararası taşımacılık olduğundan uluslararası mal nakliyatına ilişkin uluslararası sözleşme gereğince CMR düzenlendiğini, CMR’lerde davalının davacıya yapılan taşıma gereğince ödeyeceği navlun bedeli ve 48 saat üzerindeki beklemelerde araç başına günlük 150,00 USD bekleme ücreti ödeyeceğinin açıkça yazıldığını, İran Devleti tarafından yükün incelemeye alınarak kaynak ülkesi nedeniyle sorun yaşandığını ve İran Devletinin araçlar üzerindeki hurmanın ülkede alıcı firmaya teslim edilmesine engel olduğunu, davalının ise dava tarihine kadar sorunu çözerek araçlar üzerindeki yükü boşaltamadığını, davacıya ait olan araçların halen İran Devleti sınırları içerisinde üzerindeki yüklerle birlikte beklediğini, yapılan anlaşma ile davalının, araçların sınırdan geçiş yaptıktan sonraki süreden 48 saat sonrasından itibaren araç başına 150,00 USD günlük bekleme ücreti ödemek zorunda olduğunu, geçen süre içerisinde davacıya bekleme ücretlerine mahsuben bir kısım ödemelerde bulunduğunu, yapılan ödemenin bekleme ücretlerinin tamamını karşılamadığından davacının 16.01.2017 tarihine kadar olan bekleme süresi ücreti için icra takibinde bulunulduğunu, icra takibinde yapılan ödemelerin takip miktarından mahsup edildiğini, davalının icra takibine yapmış olduğu itiraz nedeniyle itirazın iptali davası açıldığını ve yargılamanın halen sürdüğünü, araçların yurt dışında beklemesinin davacıdan kaynaklanmadığını, araçların yurt dışında beklemesinin davalının sahibi olduğu ve yurt dışına sattığı hurmanın kaynak ülkesinden kaynaklandığını, bu durumdan davacının herhangi bir kasıtı ve kusuru olmadığını ileri sürerek davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın haksız olması nedeniyle iptaline ve takibin devamına, %20’den az olmamak üzere tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin eskiden beri İstanbul’da ikamet ettiğini, yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, müvekkili tarafından başka ülkeden ithal edilerek İran’a ihraç edilen hurmanın davacı şirket tarafından Mersin Limanından yüklenerek İran’ın Bazargan kentine taşınmasına ve burada alıcı firmaya teslimi hususunda sözlü anlaşma yapıldığını, davacı şirkete ait 4 adet araca yüklenen hurmaların Gürbulak sınır kapısından çıkarak İran’a girmesine rağmen İran Gümrük yetkilileri tarafından İsrail menşeili olması nedeniyle malın alıcıya teslimine engel olunduğunu, davacıya ait araçların ve araçların içindeki hurmaların halen İran’da bulunduğu yönündeki beyanları kabul etmediklerini, davalı müvekkilinin İran’daki alıcı firma ile yaptığı anlaşamaya uygun olarak 80 ton hurmayı araçlara yükleterek İran’a gönderdiğini, İran makamları tarafından gerek hurmalara ve gerekse araçlara el konulması nedeniyle herhangi bir sorumluluğu olmadığını, davacı tarafın her ne kadar yükleme ve boşaltmada 48 saati aşan süreler için araç başına 150,00 USD bekleme ücreti alınacağı hususunda anlaşma sağlandığı ileri sürülmüş ise de, taraflar arasında gecikme halinde uygulanacak bekleme ücreti konusunda herhangi bir anlaşma yapılmadığını, dava dilekçesinde iddia edilenin aksine CMR konvansiyonu “tesliminin yapılacağı yerde 48 saat üzerindeki beklemelerde taşıtanın bekleme ücreti ödemesi gerektiğine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığını, davacı şirketin CMR belgeleri üzerine bu yönde bir hüküm yazmışsa da davalının imzasını taşımayan bu belge bir sözleşme hükmünde kabul edilemeyeceğini, davacı tarafın Mersin 3. İcra Müdürlüğünün 2017/515 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılarak 16.01.2017 tarihine kadar olan bekleme sürelerine ilişkin ücret talebinde bulunduğunu, bu takibe karşı itiraz ettiklerini, tebligat tarihinin düzeltilmesi nedeniyle icra hakimliğine dava açıldığını, mallara ve araçlara el konulması nedeniyle davalının sorumlu olup olmadığı başka bir ülke makamının uygulamasından davalının sorumlu tutulup tutulmayacağının taşınan malın menşeini bilen davacı şirketin ve malın yurt dışındaki alıcısının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususları olduğunu, davacı tarafından dava dilekçesine ekli olarak sunulan CMR belgesi ekindeki mal alış faturaları yani bu malları müvekkilinin şirkete satan İsrail firması tarafından düzenlenen faturalar ile yük teslimat formlarında bu malların İsrailden satın alındığını, İsrail’in Haifa Limanı’nda yüklendiğinin açıkça görüleceğini, taşıyıcı konumundaki davacı şirketin taşıdığı malın İsrail menşeli olduğunu bildiğini, İsrail menşeili hurmanın İran’a girişinin yasal olduğu yönünde alıcı firma tarafından müvekkiline herhangi bir bilgi notu veya ikaz gönderilmediğini, Bazargan-İran Gümrüğü tarafından mallara el konulmasından sonra Maku İli Kamu ve İnkilap 1. Şube Mahkemesi tarafından ele geçirilen hurmaların malları yükleyen aynı araçlarla menşei ülkeye iadesine karar verilmişse de gümrük yetkilileri tarafından bu kararın ısrarla uygulanmadığını, İran Mahkemeleri ve yetkili makamların önünde gerekli işlemleri yapan ve halen bunun için çaba gösteren davalı müvekkilinin İran Mahkeme kararını uygulamayan gümrük yetkililerinin bu keyfi davranışından sorumlu tutulmaması gerektiğini savunarak davacı tarafından açılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebinin reddini, icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğundan %20 tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile davalının Mersin 3. İcra Müdürlüğünün 2017/3487 E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 34.200,00 USD asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren takip talebindeki faiz oranının uygulanmasına, alacak likit olduğundan asıl alacağın (34.200,00 USD) takip tarihindeki TL karşılığının %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında yazılı bir taşıma mukavelesi bulunmayıp şifahi anlaşma yapıldığını, imzasız CMR belgelerinin bekleme ücreti konusunda davalıyı bağlamadığı halde bu belgelere göre bekleme ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını, CMR belgesinin imzasız oluşu veya bulunmamasının taşıma mukavelesinin varlığını ve geçerliliğini etkilemediğine göre davacının talepleri yönünden taşıma mukavelesi hükümlerine bakmak gerektiğini, gerek ikince heyet raporunda ve gerek ise ek raporda itirazların değerlendirilmediğini, davacıya ait araçlara el konulmasında davalı açısından öngörülmeyen bir durum olup olmadığının araştırılmadığını, hüküm altına alınan günlük 150,00 USD bekleme ücretinin davacı açısından sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verdiğini, deliller değerlendirilirken davacı tarafından ispat edilmeyen hususların ispat edilmiş gibi gerekçe oluşturulduğunu, tüm dosya incelendiğinde davacının dava dilekçesindeki bazı iddiaları dışında bu konuda herhangi bir delile rastlanmadığını, davacının ispat edemediği bir konunun adeta ispatlanmış gibi hüküm gerekçesi yapılmasının yerinde olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile CMR belgesinde davacının 48 saati aşan beklemelerde günlük 150,00 USD bekleme ücreti talep edebileceğinin düzenlendiği, her ne kadar davalı vekili 02.06.2018 tarihli dilekçe ekinde dava konusu taşımaya ilişkin CMR belgelerinin kendilerince bildirilen belgeler olduğunu savunmuş ise de, davalı vekilinin 02.06.2018 tarihli dilekçe ekinde ibraz edilen CMR belgelerinde de 48 saati aşan beklemelerde günlük 150,00 USD bekleme ücreti alınacağının düzenlendiği, tüm bu hususlar nazara alınarak davacının günlük 150,00 USD üzerinden bekleme ücreti talebinin yerinde olduğu, dava konusu yükün İsrail menşeli olması nedeniyle İran makamlarınca yapılan bekletilmeden kaynaklı sorumluluğun davacı taşıyıcıya yükletilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali davası olup, davacının davalıya ait yükü araçları ile İran ülkesine taşıdığı, yükün İsrail menşeli olduğu gerekçesiyle araçlarda bekletildiği, yükün bekletilmesi bakımından davacıya yüklenecek bir kusur bulunup bulunmadığı, günlük bekleme ücreti konusunda taraflar arasında bir anlaşma olup olmadığı uyuşmazlık konusudur.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3095 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin a bendi, CMR sözleşmesinin 11 ve 14 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı taraf dava dilekçesinde, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un (3095 sayılı Kanun) yabancı para borçlarına karşı uygulanacak faizi talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren takip talebindeki faiz oranına karar verilmiştir. Bu durumda, dava dilekçesinde asıl alacağa işletilecek faiz oranının 3095 sayılı Kanun’a göre talep edilmesi karşısında faiz yönünden yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan ”…. takip talebindeki faiz oranın uygulanmasına..” ibaresinin çıkartılarak yerine ”…takip talebinde talep edilen %6.5 değişken-yıllık faiz oranını aşmamak üzere 3905 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına..” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.