YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8578
KARAR NO : 2023/2671
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/922 Esas, 2021/726 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Tarsus 1.Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/146 E., 2019/172 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Mersin ili, Tarsus ilçesi, Yunacık Mahallesi, 337 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan bahçedeki limon cinsi ürün için 13.03.2017 tarihinde 8303866 nolu poliçeyi, Tarsus ilçesi, Kanber Höyüğü mahallesi, 143 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan limon cinsi ürün için 13.03.2017 tarihinde 8303920 nolu poliçeyi davalı sigorta şirketi ile akdetmiş olduğunu, bu limon bahçelerinin 23.04.2017 tarihinde meydana gelen fırtına sebebi ile zarara uğradığını, 24.04.2017 tarihinde de davalı şirket acentesi aracılığı ile ihbarda bulundukları ancak davalı sigorta şirketinin bahçelerde fırtına kaynaklı bir zararın söz konusu olmadığını belirterek zarar ödemekten imtina ettiklerini, bu durum üzerine müvekkilinin tespit dosyası ile tespit yaptırdıklarını, tespit bilgisinde zararın fırtına kaynaklı olduğunu ve %70 oranında zarar tespit ettiğini, meyve dökümüne neden olduğunu raporların davalı şirkete usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiğini ve şirketin herhangi bir itirazda bulunmadığını, acenteye durumun bildirildiğini ancak cevap alınamadığını, davalı internet sayfasında yapılan sorgulamada 8303920 nolu poliçe kapsamında hasar bulunmadığı 8303866 nolu poliçe kapsamında %32 oranında hasar oluştuğuna dair ekspertiz raporu düzenlendiğinin görüldüğünü, düzenlenen ekspertiz raporuna itiraz edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL’nin dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 21.11.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile 10.000,00 TL olan taleplerini 189.694,24 TL artırarak toplam 199.694,24 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu 8303920 numaralı poliçe için herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, sigortalının poliçe teminatı kapsamında zararının bulunmadığının 27.04.2017 tarihli hasar tespit raporundan anlaşıldığını, belirtilen poliçeye ait ürenlerde fırtına sonrası hasara ilişkin herhangi bir emareye rastlanılmadığını, diğer poliçe olan 8303866 numaralı poliçenin dava açma konusunda hukuki bir yararının olmadığını bu nedenle davanın red edilmesi gerektiğini, poliçede yazılı olan miktarların hasat tarihinden sonra tamamlanacağını, Tarsus 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/27 D.İş sayılı dosyası ile ilgili olarak gerekli itirazlarının yaptıklarını savunarak davanın istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası ile fırtınanın ürünlerde neden olduğu miktar kaybının teminat kapsamına alındığı, 26.11.2018 tarihli Meteorolojik Veri İşlem Dairesi Başkanlığının yazısına göre olay tarihi olan 23.04.2017 günü rüzgarın batı ve güneybatı yönlerden saatte 40-60 km., lokal ve hamleli olarak sabah saatlerinde kısa süreli 75 km. hızla fırtına şeklinde estiğinin belirtildiğini, 23.04.2017 tarihinde 07:29’da meydana gelen 70,56 km hızındaki fırtınanın davacının iddia ettiği gibi 143 ve 337 numaralı parsellerdeki limon ağaçlarında %70 verim kaybına neden olduğu, davacının bu zararını Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları kapsamında davacıdan talep edebileceği, meydana gelen zararın 222.345,24 TL (143 parsel için 168.399,00 TL, 337 parsel için 53.946,24 TL) olduğu ve davalının sorumluluğunda bulunduğu gerekçesiyle davacının 21.11.2018 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda 199.694,24 TL üzerinden davasının kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 8309320 numaralı poliçe ile ilgili tazminat talebinin haksız olduğunu, döllenme eksikliği gibi etkiler ile yaşanan verim düşüklüğünün poliçe teminatı dışında olduğunu, tüm delillere rağmen teminat dışı verim azalışlarının poliçe teminatı kapsamındaymış gibi değerlendirildiğini, poliçe, genel şartlar, hasar tespit raporları ve beyanlarının dikkate alınmadığını, 8303866 numaralı poliçe için hasar tazminatı ödendiğini, eksik ödeme bulunmadığı halde poliçe hükümleri incelenmeksizin tazminat ödenmesine karar verildiğini, 8303866 numaralı poliçede eksik sigorta yapıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun tamamen denetime elverişsiz olduğunu, teminat dışı verim düşüşleri, poliçe hükümleri, genel şartlar, tarife ve talimatların dikkate alınmadığını, delillerinin incelenmediğini, davacının aylar sonra tek taraflı olarak yaptırdığı tespit raporunun dikkate alındığını, kabul manasına gelmemekle hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tazminat hesabının poliçe hükümlerine tamamen aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna defaatle itiraz etmelerine rağmen hiçbir itirazlarının dikkate alınmadığını, davayı kabul manasına gelmemekle birlikte gerekçeli karardaki faiz hükmünün hatalı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Meteoroloji Genel Müdürlüğünün yazı cevabı ve bilirkişi raporlarına göre davacıya ait sigortalı taşınmazlarda meydana gelen hasarın 23.04.2017 tarihinde meydana gelen fırtınadan kaynaklı olduğu, bu nedenle davalı vekilinin 8309320 numaralı poliçeye yönelik teminat dışı iddiasının yerinde görülmediği, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 26.11.2018 tarihli yazı cevabında rüzgarın batı ve güney batı yönünden estiği yönündeki belirlemesi ve tespit raporunda dökülen çiçeklerin ağaçların genellikle rüzgar alan dış kısmında ve tepe sürgünlerinde olduğu, ayrıca rüzgar sebebiyle mekanik olarak oluşan yaprak zararlanmalarının uç kısımlardaki dallarda yoğun olduğu yönündeki tespit nedeniyle hasar dosyasındaki fotoğraflar ve tüm dosya kapsamından, hasarın fırtınadan kaynaklandığı ve istinaf aşamasında aldırılan bilirkişi raporundaki %32 oranındaki hasar oranının dosya kapsamına uygun olduğu, rapordaki tazminat hesabının poliçe özel ve genel şartlarına uygun olup, ürün kg birim fiyatının poliçede 1,10 olarak belirlenmesi nedeniyle raporda birim fiyat olarak bu tutarın kabul edilmesinin doğru olduğu, yine muafiyet ve müşterek sigorta için ayrı ayrı %10 tenzilat yapılmasının da doğru olduğu, bu durumda 8303866 nolu poliçeden kaynaklı 337 parsel sayılı taşınmazdaki hasarın 29.652,48 TL, 8303920 nolu poliçeden kaynaklı 143 parsel sayılı taşınmazlardaki hasarın 80.831,52 TL olduğu, davalı tarafça 8303866 nolu poliçe kapsamında davacıya davadan önce 22.651,00 TL ödeme yapıldığı da tarafların kabulünde olduğundan yapılan bu ödemenin mahsubu sonucunda davacının davalıdan 8303866 nolu poliçeden dolayı 7.001,48 TL, 8303920 nolu poliçeden dolayı 80.831,52 TL’nin talep edebileceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; fırtına sonrası ilk derece mahkemesince de fiilen yapılan keşif neticesinde ve Tarsus 4.Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/27 D.İş sayılı tespit dosyasına ibraz edilen bilirkişi raporu ile aynı doğrultuda, davaya konu her iki parsel üzerindeki bahçelerde meydana gelen zararın fırtına kaynaklı olduğu ve bu fırtınanın limon ağaçlarında %70 oranında meyve dökümüne neden olduğunun tespit edildiğini, ancak istinaf aşamasında aldırılan rapor ile önceki raporlar arasında çelişki oluştuğunu, hatalı değerlendirme sonucunda tespit dosyasındaki ve ilk derece mahkemesindeki iki adet bilirkişi raporunun aksine %70 oranındaki zararlanmaya/meyve dökümüne itibar edilmediğini, halbuki fiziken yapılan keşif neticesinde düzenlenen Tarsus 4.Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/27 D.İş sayılı dosyada alınan raporda fırtınanın gerek vegetatif aksam gerekse de meyvelerin dökülmesi şeklinde mayer cinsi limon ağaçlarında %70 oranında meyve dökümüne neden olduğunun tespit edildiğini, dosyaya ibraz ettiği üretici kayıt defteri kayıtlarına göre de müvekkilinin bahçelerinde fırtına sonucundaki bu kaybın gerçekleştiğini, 2017 yılı Tarsus Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü verilerine göre 1 kg mayer limon satış bedeli 1,60 TL olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 8303920 numaralı poliçe ile sigortalı ürünlerde fırtına hasarı bulunmadığını, davacının fırtına hasarı ihbarı üzerine yapılan hasar tespit ekspertiz incelemesinde teminat dışı etkiler (özellikle döllenme eksikliği) nedeni ile çiçeklerde ve küçük meyvelerde dökülmeler yaşandığının ve dal dalcık kırılması gibi fırtına hasarı emarelerinin bulunmadığı belirlendiğini, döllenme eksikliği gibi etkiler ile yaşanan verim düşüklüğünün poliçe teminatı dışında kaldığını, teminat dışı verim azalışlarının da poliçe teminatı kapsamındaymış gibi değerlendirildiğini, 8303866 numaralı poliçe için hasar tazminatı ödendiğini ve hiçbir eksik ödeme bulunmadığı halde poliçe hükümleri incelenmeksizin tazminat ödenmesine karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda Tarım Müdürlüğü verileri esas alınarak ve işçilik, nakiye gibi teminat dışı kalemler eklenerek bir gelir hesaplaması yapıldığını, halbuki hasar tazminat hesaplamasının toplam sigorta bedeli üzerinden ve yalnızca poliçedeki veriler üzerinden yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Tarsim Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı bulunan davacıya ait limon bahçelerinde meydana gelen hasarın fırtınadan kaynaklı olup olmadığı, hasar oranın ne olduğu ve davacının davalıdan ne miktarda tazminat talep edebileceği ve hangi tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 19 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde davacıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.