YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8637
KARAR NO : 2023/3322
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/416 Esas, 2021/1327 Karar
HÜKÜM : Esastan ret; davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/639 E., 2020/655 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ve davalının arasında açık hesap şeklinde süregelen ticari münasebetlerinin olduğunu, aralarındaki açık hesap ilişkisi gereğince davacının önden siparişlerin bedelini davalıya gönderdiğini, davalının ise buna karşılık malları davacıya teslim ettiğini, ancak takip konusu davalıya ödenen çek ve nakit karşılığı olan malların davacıya teslim edilmediğini, davalının tahsil ettiği tutarları da davacıya iade etmediğini, davalının takibe itiraz dilekçesinde ispat külfetini üzerine aldığını, ayrıca Gaziantep 16.Asliye Ceza Mahkemesinde görülen dava dosyasındaki beyanında açık hesap çalışıldığını ifade ettiğini, bu nedenle teslim edilmeyen malların bedelini tahsil amacıyla davalı aleyhine takibe girişildiğini, davalının takibe ve borca haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline takibin devamına ve %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasındaki ticari ilişkiden dolayı müvekkilinin davacıdan 90.000,00 TL alacağı olduğunu, bu hususun tarafların ticari defterleri incelendiğinde anlaşılacağını, davacının davasını ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının alınacak malların bedelinin ödenmesine rağmen malların teslim edilmediğini, yaptığı ödemenin alınacak mallara ilişkin avans niteliğinde olduğunu iddia ettiği, davaya konu ödemelerin avans ödemesi olduğu yönünde dosyaya davacı tarafça yazılı herhangi bir yazılı delil ibraz edilmediği, bununla birlikte mezkur ödemeler her ne kadar davalının ticari defterlerinde yer alsa da avans bölümünde yer almadığı, dolayısıyla burada davacı taraf mezkur ödemelerin avans ödemesi niteliğinde olduğu iddiasını usulünce ispatlayamadığı, her iki tarafın ticari defterlerinin usulünce tutulmuş olduğu, taraflar arasındaki alışveriş miktarlarının birbiriyle neredeyse uyumlu olduğu, bu haliyle davacının davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı, gerek davacının avans ödemesi iddiasına yönelik herhangi bir delil ibraz etmemesi, gerek kendi ticari defterlerine göre de davalıdan herhangi bir alacağının bulunmaması olguları birlikte nazara alındığında davacının kötü niyetli olduğuna kanaat getirildiği gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacak miktarı olan 111.000,00 TL üzerinden %20 nispetinde hesaplanan 22.200,00 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1.Mahkemenin ispat külfetini yanlış değerlendirdiğini ve hatalı karar verdiğini, tarafların açık hesap çalıştıklarının davalı tarafça da inkar edilmediğini, müvekkilinin sipariş ettiği emtianın bedelini göndermesi, davalının ise ödenen para karşılığında alınan emtiayı müvekkili şirkete teslim etmesi gerektiğini, gerek icra takibinde ve gerekse Mahkemede alacağın dayanağı olan çek ve banka havalesinin açık olduğunu, ayrıca alacağın ispatının gerekmediğini, burada mal teslimini davacının değil, davalının ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin gönderdiği banka havalesi ve çekin zaten davalı tarafça da inkar edilmediğini, bu nedenle ispat yükünün davalıya geçtiğini, mevcut delillerle davanın ispatlandığını, davanın kabulünün gerektiğini,
2.Öncelikle tarafların usulüne uygun olarak tutulmayan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu anlamında delil olma özelliği olmayan ticari defterlerine delil olarak dayanmadıklarını, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığından ve birbirini teyit etmediği belirtildiğinden delil niteliği olmadığını,
3. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu,
4.Mahkemenin, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararına uyması nedeniyle kararı istinaf eden davacı yönünden vekalet ücreti ve yargılama gideri için usuli kazanılmış hak oluştuğunu, davalı için kaldırma kararı öncesinde hükmedilen 11.630,00 TL vekalet ücreti yönünden kazanılmış hak oluştuğundan, kaldırma sonrası kurulan ikinci hükümde aleyhlerine yargılama giderinin arttırılması ve vekalet ücretinin 15.982,42 TL’ye arttırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekin bir ödeme aracı olduğu, çeklerin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal karinenin olduğu, yasal karinenin aksini yani çekin borç ödenmesinden başka bir amaçla verildiğini, bedelsiz bir avans çeki olduğunu iddia eden davacının kesin delillerle ispatlaması gerektiği, somut olayda davacı tarafın, davalıya verdiği çekin ve davalı hesabına yaptığı havalenin sipariş avansı olduğu, sipariş karşılığında kendisine teslimi gereken malların teslim edilmediği iddiasını ispatlayacak geçerli bir delil sunmadığı, mahkemece davanın reddine ilişkin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takip konusu davacı tarafından davalıya yapılan nakit ve çek ödemelerinin karşılığı olan malların davalı tarafından davacıya teslim edilip edilmediği, takip konusu ödemelerin avans niteliğinde olup olmadığı ve hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.