Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8671 E. 2023/2535 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8671
KARAR NO : 2023/2535
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili ve duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.04.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekilleri Av. … ile Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişki gereği cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için davalı aleyhine takip başlatıldığını, başlatılan takibe davalı tarafça haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı icra takibine konu alacağın içinde 67.848,00 TL’lik kısmının kira alacağı olduğunu beyan etmesi üzerine bu kısım için tefrik kararı verilmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya borçlu olmadıklarını, davacıya ilaç satım karşılığında alacaklı olduklarını ve davacının kira alacağını bu takip alacağı içinde isteyemeyeceğini savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatı istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 14.12.2017 tarih, 2014/1026 E. ve 2017/1446 K. sayılı kararı ile; her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davacının alacaklı olduğu, takip ve davaya konu edilen kira bedeli hariç tutulduğunda taraflardan davacı kayıtlarına göre, davacının 382.512,53 TL, davalının kayıtlarına göre, davacının 279.389,35 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, tarafların ticari defter ve belgeleri arasındaki mutabakatsızlığı oluşturan davacı kayıtlarındaki fazlalığın dayanağının davacı tarafça kesin delillerle kanıtlanamadığı, ancak usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtlarına, bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerde sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamayacak olup, açılış veya kapanış onayları olmasa, içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamasa dahi ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olarak kabul edileceği hükmü uyarınca davalı kayıtlarında kira bedelinin mahsubundan sonra kalan borç tutarı olan 279.389,35 TL bakımından davacının alacaklı olduğunun kanıtlanmış sayılması gerektiği, bu tutarın üzerindeki kısmın kesin delillerle kanıtlanamadığı ve alacak likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.02.2019 tarih, 2018/480 E. ve 2019/253 K. sayılı kararıyla; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 24.02.2021 tarih, 2020/4919 E. ve 2021/1632 K. sayılı kararıyla, davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilmiş, toplam 57.500,00 TL olan iki dekont bedelinin davacı alacağından mahsup edilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında davacıya yapıldığı kabul edilen ödeme miktarı düşüldükten sonra davacının talep edebileceği alacak miktarının 221.889,35 TL olduğu, davalı borçlunun 221.889,35 TL miktara yönelik olarak haksız itiraz ettiği açıklığa kavuşmakla bu miktarın %20’sine isabet eden tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; delil niteliği taşımayan davalı defterlerine göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda bozmaya konu iki adet ödemenin davalı defterlerinde de kayıtlı olmadığının tespit edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirket yönetim kurulu üyesinin yargılandığı ceza dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, ceza yargılamasında davacı şirket yönetim kurulu üyesinin davalının sahibi olduğu eczaneden davacı şirkete para aktarımında bulunduğunun tespit edildiğini, davacının alacağı bulunmadığını, davacı tarafından davalıya birtakım ödemeler yapıldığını, borç olsaydı bu miktarların mahsup edileceğini, borç miktarının yargılama sonucu ortaya çıktığı dikkate alındığında icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğini, davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesi.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Davalıların takip tarihinden önce toplam 57.500,00 TL ödeme yaptıkları, davacının bu ödemeleri mahsup etmeksizin takip yapması nedeniyle bu miktara ilişkin olarak takipten dolayı kötü niyetli olduğu gözetilerek 57.500,00 TL üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken Mahkemece davacı lehine ve davalı aleyhine usuli kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin vekilinin tüm, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Davalılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan “Davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine” ibaresinin çıkartılarak yerine “57.500 TL üzerinden %20 oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalılara verilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.