Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8690 E. 2022/9576 K. 28.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8690
KARAR NO : 2022/9576
KARAR TARİHİ : 28.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.09.2021 tarih ve 2021/813 E. – 2021/1057 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin TPMK nezdinde “MILLENNIUM” ve “M+şekil” ibareli 43. sınıf hizmetleri de kapsayan tanınmış çok sayıda markasının bulunduğunu, davalının müvekkilinin markalarına tecavüz oluşturur şekilde aynı ibareler ile otel hizmeti verdiğini, davalı tarafa ihtar çekildiğini, sulh görüşmeleri sırasında davalının kötüniyetli olarak 2015/109770 sayılı “KOZAMILLENYUM HOTEL&SPA” ibareli 43. sınıf hizmetleri kapsayan marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun tescil edildiğini, ancak müvekkiline ait markalar ile iltibas yarattığını, aynı zamanda da kötüniyetli bir başvuru olduğunu, davalının bu kullanımların aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, menine, SMK’nın 151/2-b bendi uyarınca davalının elde ettiği net kazanca karşılık şimdilik 5.000.-TL maddi tazminatın tahsiline, 15.000.-TL itibar tazminatına, 15.000.- TL manevi tazminatın tahsiline, markanın hükümsüzlüğüne hükmün ilanına karar verilmesini istemiş, 30.03.2018 ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 55.948,45 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin 2015/109770 sayı ile tescilli markanın sahibi olup, kullanımların bu markaya dayandığını, davacı ile bir rekabet ilişkisi olmadığı gibi müvekkiline ait marka ile davalı markası arasında iltibas tehlikesinin de bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 25/7 ve 29/2 maddelerinin yollamasıyla aynı Kanun’un 19/2 maddesine göre; markanın nispi sebeplerle hükümsüzlüğü istemiyle açılan davalar ile marka hakkına tecavüz iddiasıyla açılan davalarda davacıya karşı, dayanılan markanın ilgili mal ve hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi olarak kullanılmadığı def’inin ileri sürebileceği, ancak SMK’nın 29/2. maddesi uyarınca, bu talep, açık, net ve koşulsuz olarak yapılması ve kullanımın ispatı istenilen markaların tescil numaralarının açıkça belirtilmesi gerektiği, davalının cevap dilekçesinde ise, bir iltibas unsuru olarak “davacının Türkiye nezdinde herhangi bir şubesi bulunmadığı”nın ileri sürüldüğü vefakat bu ibarenin dışında, cevap dilekçesi içeriğinde kullanmama def’i olarak nitelendirilebilecek başka hiçbir beyanın bulunmadığı, davalının bu savunmasının kullanmama def’i olarak nitelendirilemeyeceği, ayrıca dosya kapsamında bulunan 22.12.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda davalının kullanmama definin bulunmadığı belirlenmiş olup, davalı tarafça bu bilirkişi raporuna yönelik olarak aksi yönde bir beyanda da bulunulmadığı, hatta ilk derece mahkemesince kurulan hükme karşı istinaf yoluna başvuran davalı tarafın istinaf dilekçesinde dahi kullanmama def’i olduğuna ilişkin bir beyanının bulunmadığı nazara alındığında, davalı tarafın usulüne uygun bir kullanmama definin bulunmadığı, davacı adına tescilli “MILLENNIUM” esas ibareli markalar ile davalının “kozamillenyum hotel&spa” ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının yüksek ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu, diğer taraftan, dava konusu davacı markalarının tanınmış olduğu iddialarının ispatlanmadığı, tarafların markalarının kapsamlarının aynı olduğu, davalı tarafından işletilen otelin tabela, tente, katalog, yemek servisi altlığı, not kâğıdı, kalem, sabun, şampuan, saç kremi, duş jeli, makyaj pamuğu, duş bonesi, kulak pamuğu, havlu gibi malzemelerde kullanılan “MILLENNIUM” ibaresinin davacının markalarıyla benzer olduğu, markaların karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. maddesi uyarına davalının fiillerinin davacının tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği, davalının bu eylemlerinin aynı zamanda TTK’nın 55/1 (a) bendi kapsamında haksız rekabet olduğu, davalı tarafından “MILLENNIUM” ibaresi ile birlikte kullanılan “M” logosu ile davacı adına tescilli bulunan şekil logonun genel olarak birbirinden farklı olduğu ve karıştırılacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, davacı tarafça 03.02.2017 tarihinde ve 6769 sayılı SMK’nın 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra dava açıldığı, 6769 sayılı SMK’nın geçici 1/1 maddesi uyarınca, marka başvurularının sonuçlandırılması yönünden, başvuru tarihinde geçerli kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, SMK 155.maddesine göre marka, patent veya tasarım hakkı sahibinin, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceği, diğer bir deyişle sonraki tarihli tescil, bir hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilmediği, bu durumda, davalının tescilli markası ve bunu kullanımının davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağı ve haksız rekabet yaratacağı, Borçlar Kanunu’nun 50/2. maddesine göre, uğranılan zarar miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözönünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyeceği, gerçek zararın tespitinin hiçbir kuşkuya yer bırakmaksızın tespitinin somut olay açısından mümkün olmadığı, TBK’nın 50/2.maddesi uyarınca önceki kararımızda belirlenen maddi tazminatın somut olayın özelliklerine uygun bulunduğu gerekçesi ile, davanın kısmen kabulü ile davacının, adına tescilli markadan kaynaklanan haklarına davalının eylemleri ile tecavüz edildiğinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, davacının, adına tescilli markadan kaynaklanan, haklarına davalının eylemleri ile haksız rekabet ettiğinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 16.357,45 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı adına tescilli bulunan 2015/109770 sayılı ve “KOZA MILLENYUM HOTEL& SPA+şekil” ibareli markanın hükümsüzlüğüne, davacının itibar tazminatı talebinin reddine, hükmün kesinleştikten sonra masrafları davalıdan alınmak suretiyle Türkiye’de genel dağıtımı yapılan ve tirajı 100.000’in üzerinde olan bir gazetede ilan edilmesine ve fazlaya dair diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince HMK’nın 373/3. maddesi uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.350,35 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 28.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.