Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8719 E. 2023/2915 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8719
KARAR NO : 2023/2915
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1775 Esas, 2021/1021 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/358 E., 2019/144 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait ŞOK markasının tanınmış marka statüsünde olduğunu, “ŞOK” ve “SHOCK” esas unsurlu çok sayıda markanın üretilen kalite ve ulaştığı beğeni düzeyi ile bilinen bir marka haline geldiğini, davalının CHOCO SCHOCK ibareli marka başvurusunda bunulduğunu, bu markanın ilanına müvekkili tarafından yapılan itirazın YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysaki davaya konu markalar karşılaştırıldığında müvekkili markasının esas unsurunun “SHOCK” ve “ŞOK” şeklinde olduğunun görüleceğini, itiraz konusu başvurunun esas unsurunun ise “SCHOCK” kelimesi olduğunu, başvuru sahibi tarafından müvekkilinin markası önüne ayırt edici niteliği olmayan “CHOCO” ibaresi eklenerek yeni ve özgün bir marka izlenimi oluşturulmaya çalışıldığını, esas unsurların birebir aynı olduğunu, ortalama tüketici nezdinde bu iki marka arasında ekonomik bir ilişki kurulmasının ve dava konusu markanın müvekkili markasının seri bir markası olduğu kanısına varılması ihtimalinin yüksek olduğunu, iltibas ölçütünün somut olayda gerçekleştiğini, itiraz konusu markanın müvekkili markalarının tanınmışlığından faydalanarak haksız kazanç sağlamayı hedeflediğini, “SHOCK” kelimesinin İngilizce olmakla birlikte telaffuz itibariyle de müvekkili markasının okunuşu ile aynı olduğunu, söz konusu kelimenin “ŞOK” şeklinde okunduğunu, markalar arasında özellikle harf unsurları açısından yazılış, okunuş ve görünüş itibariyle ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğunu, davalının markasını tescil ettirmek istediği emtia listesine bakıldığında müvekkili markaları ile aynı veya benzer mal hizmetleri kapsadığının görüleceğini, 35. ve 43. sınıfta yer alan emtia itibariyle aynı ve aynı türden olduklarını, emtia listelerinin birbiriyle ilişkili mal ve hizmetlerden oluştuğunu ve aynı tüketici kitlesine hitap ettiklerini ileri sürerek 2017-M-6616 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2016/60202 kod numaralı CHOCO SCHOCK ibareli başvurunun yargılama sırasında tescil ile sonuçlanması halinde hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markasının münhasıran esaslı unsuru ile davalı markasında esaslı unsur olarak yer alan kelimenin okunuşları ve anlamlarının aynı olduğu, her ne kadar markaların görsel tasarımları farklı olsa da, ortak ibareden kaynaklı anlamsal ve işitsel benzerliğin, görsel farklılığa üstün geldiğini, tüketici hafızasında kalan SHOCK ve ŞOK/SCHOCK ibarelerinin, çekişme konusu 35 ve 43. sınıflar yönünden kolaylıkla seçilen ve zihinde yer eden kelimeler olduğu, markaların aynı/aynı tür veya benzer mal veya hizmetlerde kullanılması halinde halkın bu markalar arasında bağlantı kurmasının mümkün olduğu, taraf markalarının emtia listelerinin 35 ve 43. sınıflardaki tüm hizmetler bakımından aynı/aynı tür ve benzer hizmetlerden oluştuğu, CHOCO SCHOCK ibareli davalı markası ile SHOCK ibareli davacı markası arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacı markasının tanınmış olması, tanınmış markanın toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği, tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerde davacıya, davalı başvurunun farklı mallar üzerinde dahi tescilini engelleme hakkı verdiği, davacının ŞOK markasının tanınmışlığının somut olayda iltibası arttırdığı, davalı başvurusunun tesciline engel oluşturduğu, davalı marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne YİDK’nın 09.08.2017 tarih 2017-M-6616 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2016/60202 sayılı CHOCO SCHOCK ibareli markanın tescilli olduğu 35. ve 43. sınıf yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markaların farklı olduğunu, anlamsal açıdan da benzemediğini, karıştırılma ihtimali bulunduğunu, kurum kararının hukuka uygun olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının hukuka uygun olup olmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TPMK vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.