YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8769
KARAR NO : 2023/1865
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/329 Esas, 2018/526 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından davalıya dökme çimento malının satıldığını ve irsaliyelerle malın davalıya teslim edildiğini, malın karşılığı tanzim edilen faturaların taraf defterlerine kayıt edildiğini, buna rağmen fatura konusu mal bedellerinin davalı tarafından davacıya ödenmediğini, 15 adet fatura bedelinin tahsili amacıyla davalıya yönelik başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini, davalının itirazında fatura bedellerini ödediğini savunmasına rağmen herhangi bir ödeme belgesi sunmadığını iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına, %40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki şifahi anlaşmada öngörülen ödeme şekline göre takibe dayanak 15 adet faturanın bedelinin davalı tarafından banka havalesi, nakit para ve çekler ile ödendiğini, davacıdan toplam 395.594,00 TL bedelli mal alındığını, karşılığında çek, fatura, nakit para ve senet takası yoluyla toplamda 403.699,51 TL’nin ödendiğini, davalının borcunun kalmadığını savunarak davanın reddine ve %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 02.12.2014 tarih, 2012/72 E. ve 2014/362 K. sayılı kararı ile toplanan delillere, alınan bilirkişi raporuna, tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan 274.228,32 TL alacaklı olduğu bu miktara ilişkin takibe itirazın iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 01.06.2017 tarih, 2016/6367 E. ve 2017/4461 K. sayılı kararıyla; “İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı bir dava türüdür. Bu sebeple mahkemece taraflar arasındaki tüm cari ilişkiden değil, davacının takip dayanağı yaptığı 15 adet faturadan kaynaklanan bir alacağının bulunup bulunmadığına yönelik bir araştırma ve inceleme yaptırılarak, taraf iddia ve savunmaları hep birlikte değerlendirilip, usulü kazanılmış haklar da gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi ve diğer yandan, faturaya dayalı alacağın likit (bilinebilir) nitelikte bir alacak olduğu gözetilmeksizin davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekirken ilamda yazılı gerekçe ile onandığı anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.” gereğine işaret edilerek onama kararına yönelik davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 27.09.2018 tarih, 2017/329 E., 2018/526 K. sayılı kararı ile davacı tarafından davalıya düzenlenen 15 adet fatura kapsamında 395.593,63 TL tutarın davacı ve davalı kayıtlarına işlenmiş olduğu, davacı kayıtlarına göre davalıdan alacağının ise 360.846,45 TL olarak hesaplandığı, bu hali ile açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter ve kayıtların sahibi aleyhine delil oluşturacağı, davacının kendi kayıtlarında davalıdan olan alacağının 360.846,45 TL olduğu ve aleyhine delil oluşturacağı, bu miktarın esas alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takip dosyasına yaptığı itirazın 360.846,45 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, takipten önce herhangi bir ihtar bulunmadığından işlemiş faize yönelik istemin reddine, ana paranın %40’ı kadar icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; takip konusu faturaların karşılığının davalı tarafından ödendiğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, yalnızca faturaların bulunduğu dönemin incelendiği 05.11.2012 tarihli bilirkişi raporunda davalının borcunun bulunmadığının belirtildiğini, davacı şirketin mali kayıtlarında da bu ödeme bilgisinin yer aldığını, kayıtlı ödemelerin faturaların karşılığı olduğunun kabul edilmesinin gerektiğini, alacağın likit olmadığını, bu nedenle icra inkar tazminatı talebinin de reddinin gerektiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalıdan takibe konu 15 adet faturadan dolayı alacağının bulunup bulunmadığı, davalının takip konusu 15 adet fatura bedelini ödeyip ödemediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67 inci maddesi, 6098 sayılı Kanun’un (6098 sayılı Kanun) 102 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
2. Dairemizin 01.06.2017 tarih, 2016/6367 E., 2017/4461 K. sayılı ilamında davanın itirazın iptali davası olduğu, itirazın iptali davalarının takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu, takip dayanağı olarak 15 adet faturanın gösterildiği, bu nedenle taraflar arasındaki açık hesap ilişkisinden kaynaklı alacağın bulunup bulunmadığının değil, takip konusu 15 adet faturadan kaynaklı alacağın bulunup bulunmadığının araştırılması gereğine işaret edilerek taraflar arasındaki tüm açık hesap ilişkilerinin incelemesini yapan Mahkeme kararı bozulmuştur.
3.Ancak bozma ilamı sonrasında Mahkemece dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda, tıpkı bozma öncesinde alınan bilirkişi raporları gibi taraflar arasındaki tüm açık hesap ilişkileri dikkate alınarak davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı incelenmiş ve tanzim edilen bu rapora dayalı olarak hüküm kurulmuş, takip konusu 15 adet fatura bedellerine yönelik herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
4.6098 sayılı Kanun’un 102 inci maddesi; “Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır. ” hükmünü haizdir.
5.6098 sayılı Kanun’un 102 inci maddesinin birinci fıkrasına göre muaccel hale gelen 15 adet faturaya yönelik alacakla ilgili icra takibi başlatılmış olması nedeniyle, takip konusu faturaların tarihlerinden takip tarihine kadar yapılan ödemelerin tespit edilerek bu ödemelerin anılan Kanun hükmü gereğince öncelikle takip konusu borç için yapılmış olduğunun kabul edilerek, borçtan mahsubunun yapılması gerekir.
6.Mahkemece Dairemiz bozma ilamı içeriği ve 6098 sayılı Kanun’un 102 inci maddesi değerlendirilerek şekilde yeni bir bilirkişi raporu alınarak tarafların iddia ve savunmaları birlikte değerlendirilip usuli kazanılmış haklarda gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.