Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8785 E. 2023/2900 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8785
KARAR NO : 2023/2900
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/538 Esas, 2021/1185 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/367 E., 2017/627 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı şirket arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, yüklenici firma olan davalı tarafın o tarihten bu yana hiç bir şey yapmadığı gibi değişen imar durumundan dolayı davacıyı iki daire zarara uğrattığını, davacının bunun üzerine başka bir inşaat firması ile anlaştığını, davacının davalıya sadece 50.000,00 TL borcu bulunmasına rağmen, davalı tarafça 153.000,00 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, takibe konu 50.000,00 TL tutarlı bononun davacı tarafından imzalandığını, ancak 103.000,00 TL tutarlı bononun davacı tarafından imzalanmadığını, bononun tahrifata uğradığını, davalının davacıya 3.000,00 TL tapu borcu olduğunu söylediğini ileri sürerek davacının söz konusu bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu bonodaki imzanın davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddini ve tazminata karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2015/499 E. sayılı dosyasında görülen imzaya itiraz davasında aldırılan imza incelemesine ilişkin rapora itibar edilerek, dava konusu 103.000,00 TL bedelli senetteki imzanın davacıya ait olduğu, davacı tarafından, bononun 3.000,00 TL olarak imzalandığı ancak sonradan tahrifat yapılarak 103.000,00 TL’ye dönüştürüldüğü iddiasında bulunulmuş ise de, bunun iddianın genişletilmesi mahiyetinde olduğu, Mahkemece yapılan gözlemde tahrifat yapıldığına dair bir belirleme yapılmadığı, ispat yükü üzerinde olan davalının imzanın davacıya ait olduğunu ispatladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince İcra Mahkemesinde alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verildiğini, yalnızca dava konusu senetteki imzanın incelendiğini, oysa senedin aslının 3.000,00 TL bedelli olduğunu, sonradan tahrifat yapılarak 103.000,00 TL’ye dönüştürüldüğünü, buna yönelik iddialarının araştırılmadığını, dosyanın bilirkişiye dahi gönderilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dilekçesinde, 103.000,00 TL bedelli senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia edildiği, İlk Derece Mahkemesince tahkikatın buna göre yürütüldüğü, İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/499 E. sayılı dosyasında görülen imzaya itiraz davasında aldırılan imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporu hükme esas aldığı, bu raporda yalnızca imza incelemesi yapıldığı, davacı vekili dilekçeler teatisi aşaması bittikten sonra İlk Derece Mahkemesine sunmuş olduğu 03.03.2017 tarihli dilekçesinde, senedin aslının 3.000,00 TL bedelli olduğunu, sonradan tahrifat yapılarak 103.000,00 TL’ye dönüştürüldüğünü iddia ettiği, bu iddianın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 141 inci maddesi anlamında iddianın değiştirilmesi mahiyetinde olduğu, somut olayda davalı taraf iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesine muvafakat etmediği, iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının istisnalarından birinin bulunmadığı, davacının davayı ıslah da etmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararda atıf yapılan İcra Hukuk Mahkemesi kararının istinaf incelenmesi sonucu kaldırıldığını yapılan yargılamada bonoda tahrifat olduğu gerekçesiyle davacının tahrifat iddiasının kabul edildiğini, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) l70/b maddesi yollaması ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takiplerde de uygulanması gereken 2004 Kanun’un 63 üncü maddesi gereğince borçlu, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılan itiraz sebeplerini yargılama sırasında ileri sürebileceğini, senette tahrifat iddiası senet metninden anlaşılan itiraz sebepleri arasında olduğundan beş günlük itiraz süresi içinde ileri sürülmese bile, süresinde yapılan bir itirazın incelenmesi sırasında da ileri sürülmesi mümkün olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının tahrifat iddiasının iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Dava bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. Davacı vekili 03.03.2015 havale tarihli dava dilekçesinde “… Ancak 15.12.2014 tarihli ve 103.000 TL miktarlı senet ise müvekkilim tarafından imzalanmamış ve tahrifata uğramış senettir. Müvekkilim sadece 3.000 TL tapu masraf borcu olduğunu söylemiş ama imza ve miktarları müvekkilim doldurmamıştır.” diye belirtmek suretiyle tahrifat iddiasını ileri sürmüştür. Sonraki beyanı bu hususun, tahrifat iddiasının açıklanması mahiyetinde olduğundan iddianın genişletilmesi olarak değerlendirilemez. Bu nedenle tahrifat iddiasına ilişkin inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.