YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8796
KARAR NO : 2023/3270
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/566 Esas, 2021/1251 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/62 E., 2017/326 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kullandığı ismi “…”ın tescilli marka olduğunu, tescil edildiğini, davacının davalılardan Pizza Restaurantları A.Ş.’nin reklam kampanyasında yer aldığını, yapılan sözleşme kapsamında iki adet uzun, 5 adet kısa TV reklam filmi çekildiğini, sözleşmede belirlenen tarihlerde çekimleri bitirilen reklam filmlerinin aralıklarla ve sıra ile TV ekranlarında yer almaya başladığını, 11.03.2016 tarihinde yayınlanan son reklam filminde müvekkilinin bilgi ve onayı dışında, “Dominos” markasına ek olarak Coca Cola markasının kullanıldığı ve bu şekilde müvekkilinin reklam filmindeki ses ve görüntü kayıtlarının hukuka aykırı şekilde kullanılarak, Dominos markası için çektiği reklam filmi ile Coca Cola markası için de reklam yapıldığını, müvekkilinin reklam anlaşmasının sadece Dominos markasına ait ürünler için olduğunu, müvekkilinin bir dönem Pepsi markasının reklam yüzü olduğunu, müvekkilinin Pepsi markası ile tekrar bir reklam kampanyası için anlaşma öncesindeyken dava konusu reklamın yayınlanmaya başlamasının müvekkilinin yeni anlaşma yapması olanağını da zora soktuğu ve sözleşme hürriyetine zarar verdiğini, bu şekilde davalıların müvekkilinin ismini, ses ve görüntülerini hukuka aykırı şekilde kullanarak haksız kazanç sağladıklarını ve sağlamaya da devam ettiklerini, müvekkili ile davalılardan Pizza Restaurantları A.Ş. arasındaki sözleşmenin sadece Dominos markasını kapsadığını ileri sürerek 10.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı …Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalının sözleşme gereklerini eksiksiz olarak yerine getirildiğini, davacının yayında olan bir reklam filminden rahatsız olduğu duyumu alınması üzerine söz konusu reklamın yayından kaldırıldığını, davalının Coca Cola’nın reklamını yapma gayesi bulunmadığını, söz konusu reklamda Coca Cola’nın promosyon olduğunun belirtilmesinin tüketicilerin bilgilendirmesine yönelik bir uygulama olarak yorumlanacağını, davacının iddia ettiği gibi bir zararın oluşmadığını, davacının Pepsi markalı kola firması ile müzakere halinde olduğu konusunda herhangi bir delil sunmadığını, iddia eden tarafın iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, davacının yeni reklam kampanyalarından mahrum kaldığı şeklindeki iddialarının asılsız olduğunu, davaya konu reklam filminde Coca Cola içeceğinin ücret karşılığında satılmadığının açıkça görüldüğünü, bu reklam sayesinde satılan pizzaların dışında Coca Cola içeceğinden gelir elde edilmediğini, reklamın tüketiciyi bilgilendirmekten başka bir şekilde yorumlanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Coca Cola Meşrubat Paz. ve Dan. Hiz. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalının mevcut dava ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını, reklam ile ilgili olarak müvekkilinin gerek davacıdan gerekse diğer davalıdan talebi olmadığını, reklamın yayınlanmasına ilişkin bir muvafakati bulunmadığını, davaya konu reklamın, diğer davalının tek taraflı iradesiyle yapılıp yayınlanmış olduğunu, bu sebeple davalının davacı ile herhangi hukuki veya ticari bir ilişkisinin bulunmadığını, davacının “Pepsi Cola” markasının reklam yüzü olması sebebiyle kendisi ile çalışmanın davalının tercih edeceği veya muvafakat göstereceği bir durum olmadığını, söz konusu reklamın yayınlanmasının öncesinde, davacının müvekkili şirket ile reklam kampanyası için anlaşma görüşmelerinin olduğu iddiasının asılsız olduğunu, dava konusu reklamın konusunun pizza satışına ilişkin olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 29232 sayılı Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nde (Yönetmelik) reklam filmlerinde yer alan promosyonlar ana vaadin istisnası olarak tanımlandığı, Yönetmeliğin görseller ile yazılı ve sesli ifadelerin sunuluşu başlıklı 18 inci maddesinin beşinci fıkrasında “Yazılı mecralarda dipnot, görsel mecralarda alt yazı ve durağan yazı olarak kullanılan metinler; ana vaadi açmak, netleştirmek veya ana vaadin gerçekleşmesi için gerekli koşulları veya istisnaları iletmek için kullanılabilir. Ancak, yazılı ve görsel mecralarda yayınlanan reklamlarda; alt yazı, durağan yazı ve dipnotların asgari düzeyde tutulması esastır.” 6 ncı fıkrasında ise “Reklamlardaki alt yazı, durağan yazı veya dipnotta yer alan koşulların veya istisnaların, ana vaadin sağladığı avantajları tamamıyla ya da büyük ölçüde ortadan kaldıracak nitelikte olmaması ve ana vaatle uyumsuzluk içermemesi zorunludur.” denildiğini, dava konusu reklam filmindeki Coca Cola eklenmesi Yönetmelikte belirtildiği gibi ana vaatle uyumlu, ana vaadin avantajlarını ortadan kaldırmayan bir ek olduğu, ana vaadin gerçekleşmesi için gerekli koşulları veya istisnaları iletmek için kullanıldığı, promosyon duyurusu ana vaat olmaksızın bir şey ifade etmediği, bu nedenle farklı bir markanın reklamı olarak değerlendirilemeyeceği, promosyon, reklamdaki ana vaadin istisnası olduğundan aynı film içinde iki ürünün reklamı yapılmış sayılmayacağı gibi reklamda Coca Cola’nın yan unsur olarak kullanıldığı bu çerçevede reklamda davacıya Coca Cola ürününü tanıtması amacının değil ürün menüsü içeriğini açıklama anlamında olması ayrıca sözleşmede açıkça reklamda Pepsi ile rakip içeceğin kullanılmayacağına dair bir hüküm olmaması da dikkate alındığında davacının taleplerinin haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, davalı …Ş. ile 30.11.2015 tarihli sözleşmeyi imzaladığını, 11.03.2016 tarihinde yayınlanan son reklam filminde müvekkilinin bilgi ve onayı dışında, Dominos Pizza şirketine ait Dominos markasına ek olarak diğer davalı Coca Cola Meşrubat Paz. ve Dan Hiz. A.Ş.’ye ait Coca Cola markasının belirgin, güçlü ve kalın bir erkek sesi ile seslendirme ve büyük puntolu kırmızı renkli son derece belirgin yazıyla da yerleştirmek sureti ile Coca Cola markasının da kullanıldığını ve bu şekilde müvekkilinin reklam filmindeki ses ve görüntü kayıtlarının hukuka aykırı şekilde kullanılarak, Dominos markası için çektiği reklam filmi ile Coca Cola markası için de gizli reklam yapıldığını, Coca Cola’nın sözleşmede herhangi başka bir markanın tanıtımlarına yer verilebileceği, çekimi yapılacak reklamlarda ne doğrudan ve ne de tali bir şekilde yer alabileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin münhasıran Dominos Pizza’nın reklamının yapılmasına ilişkin olduğunu, ancak söz konusu reklam ile mezkur sözleşmenin, davalılar tarafından ihlal edildiğini, sözleşmenin, münhasıran Dominos markasının reklamına ilişkin olduğu halde, müvekkilinin bilgisi ve onayı dışında açık ve net bir şekilde gizli reklam yapılarak sonuç olarak Coca Colanında reklamının yapılmış olmasıyla müvekkilinin uğramış olduğu hak kaybının tazmininin talep edildiğini, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde davacının, Dominos Pizza ile yapmış olduğu sözleşmeye PepsiCo dışında hiçbir reklamın yüzü olmayacağına dair bir hüküm bulunmadığının belirtildiğini, tarafların sorumluluklarının sözleşmedeki açık olarak yapılması gereken yükümlülüklerle sınırlı olduğunu, müvekkilinin açık rızası olmaksızın görselinin ve sesinin sözleşme dışında başka bir ürünle o ürününün de tanıtımına yol açacak şekilde iç içe geçmiş Dominos markası dışında bir ürünün tanıtılmasında kullanılamayacağını, hakkaniyete aykırı olacağını, davalıların müvekkilinin haberi olmaksızın, müvekkilinin reklam değeri üzerinden ekonomik menfaat elde ettiklerini, Coca Cola markasının Dominos markasından daha çok bilinir olduğu ve dolayısıyla marka değerinin Dominos markasının çok üstünde olduğu dikkate alındığında Coca Cola’nın tali unsur olarak değerlendirilemeyeceğini, Coca Cola’nın da söz konusu reklamda ana vaat olduğunu, davalı Dominos Pizza’nın amacının menünün içeriğini açıklamak olmadığını, diğer bütün reklam veren firmaların varsa menülerinin veya setlerinin içeriğini açıklarken, şayet icracı bir sanatçı kullanıyor iseler mutlaka menülerinin içeriğini sadece ürün olarak “1 adet içecek” dediklerini, dava konusu reklamda Coca Cola markasına yer verilmiş olması nedeniyle PepsiCo ile müvekkili arasında reklam kampanyasına ilişkin anlaşma sağlanamamış olduğunu, müvekkilinin PepsiCo ile olan iş ilişkileri ile PepsiCo ve davalı Coca Cola arasındaki rekabetin büyüklüğü düşünüldüğünde uyuşmazlık konusu reklam neticesinde, dışarıdan müvekkilinin de Coca Cola markasının reklamını yaptığı şeklinde bir izlenim oluştuğunu, İlk Derece Mahkemesinin Yönetmeliğin uygulanması gereken “İtibardan haksız yararlanma” üst başlığı ile düzenlenen 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki düzenlemeleri tatbik etmemesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalılar Coca Cola ile Dominos Pizza arasında müvekkilin bilgisi dahilinde olmayan bir sözleşmenin var olduğunu, davalıların müvekkiline karşı hile ve desise ile davranmış olduklarını, davalı tarafın, davanın açılmasından sonra uyuşmazlık konusu reklamın yayınını durdurmasının da davalı yanın hukuka aykırı davranışlarının son derece bilincinde olduğunun göstergesi olduğunu, delillerin yanlış değerlendirildiğini, raporların bilimsel nitelik taşımadığını, dosyada bulunan tanık ifadeleri ve taraf vekillerinin tanık anlatımlarına ilişkin beyanları çerçevesinde değerlendirme yapılmadan hazırlandığını belirterek kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinin hukuka uygun olduğu, davacının istinaf taleplerinin gerekçede açıklandığı, davalı taraf kullanımının bilgilendirme kapsamını aşmadığının sabit olduğu, davacının hukuki menfaatlerine zarar verecek nitelikte bulunmadığı, reklam içerisinde kullanılan markanın davacının tanınmışlığından yararlanacak şekilde başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştıran ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçiren nitelikte olmadığı, reklam kullanımının pizza-kola promosyon ürün paketinin tüketiciyi bilgilendirme kapsamında kaldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı ile davalılardan Pizza Restaurantları A.Ş. arasında imzalanan 30.11.2015 tarihli reklam sözleşmesi çerçevesinde yapılan reklam filmlerinde davacının iddia ettiği şekliyle sözleşmeye aykırı ya da davacının haklarını ihlal edici bir durumun mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.