YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8803
KARAR NO : 2022/9520
KARAR TARİHİ : 27.12.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.05.2021 tarih ve 2017/1311 E. – 2021/673 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından yapımı gerçekleştirilen dairede, davalıların üretim ve tedarik ettiği temiz su tesisatında kullanılan malzemenin kusurlu üretimi neticesinde su sızıntısı yapması sonucu dairenin hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, durumun mahkemece tespit ettirildiğini, tespit dosyasına sunulan bilirkişi raporunda, su sızıntısının kusurlu malzemeden kaynaklandığı ve zararın giderilmesi için 18.000,00 TL masraf gerektiğinin bildirildiğini, bildirilen bu miktarın davalılarca ödenmemesi üzerine haklarında Üsküdar 1. İcra Müdürlüğü’nün 2012/11505 sayılı icra takip dosyasıyla ilamsız icra takibi yapıldığını, takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, davalıların itirazlarının haksız ve dayanaksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalıların haksız yaptıkları itiraz nedeniyle takip miktarı üzerinden %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Novaplast Plastik San. ve Tic. A.Ş. vekili, müvekkilinin üretmiş olduğu ürünün kusurlu olmadığını, davacının montaj işlemlerindeki hatalı uygulamalarının zarara sebebiyet verdiğini savunarak davanın reddini ve davacı aleyhine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan Teti Tesisat ve Yapı Elemanları San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkili şirketin diğer davalı şirketin bayisi olduğunu, kendilerine iletilen şikayetin üretici firmaya bildirildiğini, yapılan tespite ve tespit dosyasından alınan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, savunarak yalnızca satış sürecinden sorumlu olan müvekkili hakkında davanın husumet nedeniyle, aksi halde esastan reddini ve lehlerine %20 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davanın, davacı tarafından inşa edilerek dava dışı şahsa satılan taşınmazın su tesisatında oluşan sızıntı sonucu meydana gelen hasarın onarımı için gereken tutarın davalılardan tahsili istemine ilişkin olduğu, celp edilen tapu kayıtlarına göre, dava konusu taşınmazın 25/01/2010 tarihinde dava dışı …’a satıldığı, icra takibine dayanak tespit raporunun tanzim edildiği tarih, takip tarihi ve dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın dava dışı … adına kayıtlı olduğu, davacı tarafından taşınmazdaki hasarların tamir edildiği iddia edilerek, taşınmazın eski halinde getirilebilmesi için tespit raporunda belirlenen tutarın talep edildiği, taşınmazın davacı tarafından eski halinde getirildiğine ya da onarıldığına dair herhangi bir belge sunulmadığı, davacı tarafından bozma ilamından önce dinlenen tanıkların beyanlarına atıf yapılarak ayıp ihbarı yapıldığının iddia edildiği, ancak usulüne uygun ayıp ihbarı yapıldığına dair bir belge sunulmadığı, icra takibinde ayıbın giderilmesi için yapılan masrafın tahsili yönünde bir talebin de olmadığı, icra takibini başlatan davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu ancak davacı tarafın icra takibi ve icra takibine dayanak tespit raporuna dayanarak davalılardan alacak talep edebilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava ayıplı mal üretiminden kaynaklanan zararın üreticiden tahsili istemine ilişkindir. Yargıtay (Kapatılan) 19. H.D.’nin 18/09/2017 tarihli kararı ile davacının aktif dava ehliyeti olup olmadığı, garanti süresi, ayıbın niteliği, süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı hususları değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş, mahkemece bu bozmaya uyulmasına karar verilmiş olmasına rağmen davacının tamiratları yaptığı belirtilerek aktif dava ehliyetinin kabulü dışında bozma kararında belirtilen diğer hususlar doğrultusunda herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu davada üreticinin sorumluluğu vermiş olduğu garantiden doğacağından, özellikle garanti süresi belirlenerek, davalının sorumlu olup olmadığı hususu değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken bozmanın gerekleri yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.