YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8835
KARAR NO : 2021/7272
KARAR TARİHİ : 20.12.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
BİRLEŞEN DAVA: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN 2019/121 ESAS
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08.09.2020 gün ve 2017/92 E. – 2020/396 K. sayılı hükmün duruşmalı ve adli yardım talepli olarak Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
1-01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 448. maddesi hükmü uyarınca, asıl ve birleşen dava davacısının temyiz harç ve giderleri ile ilgili adli yardım talebi bakımından söz konusu yasa hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Asıl ve birleşen dava davacısının adli yardım talebi ile ilgili olarak yapılan incelemede, 6100 sayılı Kanun’un 334 vd. maddeleri uyarınca, adli yardım talebinde bulunan kimsenin, kendisiyle ailesini geçindirmek bakımından önemli bir zarurete düşürmeksizin, davanın gerektirdiği giderleri ödeme gücünden kısmen veya tamamen yoksun bulunduğunu ve taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmadığını ispat etmesi gerekir. Aynı Yasa’nın 336/2. maddesine göre talepte bulunan kişi, iddiasını dayandırdığı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye sunmak zorundadır. Somut uyuşmazlıkta ise asıl ve birleşen dava davacısı tarafından, adli yardım talepli temyiz dilekçesine ekli olarak mali durumunu gösterir bir belgenin dosyaya sunulmadığı, daha önce dosyaya sunduğu belgelerle yetindiği, temyiz öncesinde asıl ve birleşen dava davacısının daha önce asıl ve birleşen davalardan hükmedilen adli yardım taleplerinin ilgili mahkemelerce kabul edildikten sonra sonradan yeniden yapılan inceleme sonrasında kaldırıldığı, bu konudaki itirazın da reddedilerek kesinleştiği, asıl ve birleşen dava davacısının adına taşınmazlar bulunduğuna ilişkin UYAP araştırma sonucunun dosya içerisinde bulunduğu, HMK 337/2 maddesi gereğince ortaya yeni çıkan sebeplere dayalı olarak asıl ve birleşen dava davacısının yeniden adli yardım talep etme hakkı var ise de bunu ilişkin iddiasına esas delillerini de dosyaya sunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, 6100 sayılı HMK’nın konuyla ilgili ve emredici nitelikteki 336/2. maddesi hükmünün hilafına, asıl ve birleşen dava davacısının adli yardım talebini haklı gösterecek yeterli bilgi ve belge sunulmadığından adli yardım talebinin makul ve inandırıcı olmadığı kanısına varılmakla, asıl ve birleşen dava davacısının kanun yoluna ilişkin harç ve giderler bakımından adli yardım talebinin HMK’nın 337/2. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2-Asıl ve birleşen dava davacısının kanun yoluna ilişkin adli yardım talebinin reddi nedeniyle, asıl ve birleşen dava davacısına işbu adli yardım talebinin reddi kararının tebliği, bu karara itiraz süresinin beklenmesi, itiraz edilmediği veya itirazı reddedildiği taktirde 1086 sayılı HUMK’nın 5236 sayılı Kanun ile değişik 434. maddesi uyarınca peşin temyiz harcının ve dosyanın Yargıtay’a sevk giderinin ikmali için,
3-Ayrıca dosyadan yapılan incelemede, mahkeme kararı ile asıl ve birleşen dava davacısının temyiz dilekçesinin asıl dava davalıları …, …, …, … ve …’a tebliğ edilmediği anlaşılmakla, tebligat eksikliğinin de giderilmesi ve temyize cevap süresi beklenilmesi için dava dosyasının yerel mahkemeye geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen dava davacısının kanun yoluna ilişkin adli yardım talebinin REDDİNE, (2 ve 3) no.lu bentlerde açıklanan nedenlerle dava dosyasının yerel mahkemeye GERİ ÇEVRİLMESİNE, 20/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.