YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8878
KARAR NO : 2023/521
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Ret
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların murisinin yanında çalışan senet lehdarı dava dışı … tarafından hırsızlık yapılarak çalınan senetlerden 25.05.1998 tanzim ve 30.08.1999 vade tarihli 250.000 USD bedelli senedin davalı …’e ciro edildiğini ve 200.000 USD’lik kısmının İstanbul 2.İcra Müdürlüğünün 2002/13200 E. sayılı dosyası ile davalı … tarafından takibe konulduğunu, dolandırıcılık ve hırsızlık suçundan davalı … ve lehdar ’in beraat ettiklerini, alacağın 02.03.2004 tarihinde diğer davalı …’a temlik edildiğini, bu kez …’ın, … hakkında sahtecilikten şikayetçi olduğunu ancak davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiğini, davalı …’in ceza dosyalarında talimatla alınan ifadesinde, senet lehdarı ve temlik edileni tanımadığını ve bu senetlere ilişkin bilgisinin olmadığını beyan ettiğini, davalı …’in vekilinin geçerli vekaletname ile icra takibi başlatmadığını, davalı …’ın da ceza dosyasında alınan ifadesinde, okuma yazma bilmediğini ve imza atamadığını beyan etmesine rağmen temlik işleminde imza attığını, yapılan temliknamenin geçersiz olduğunu ileri sürerek davalıların yetkili hamil olmadıklarının ve bonodaki … imzasının sahte olduğunun tespiti ile İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2002/13200 E. sayılı dosyasının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davalının icra dosyasındaki alacağını temlik etmekle dosya ile ilgisinin kalmadığını, davalının icra takibine dayanak vekaletname sonrası vekil tayin ettiği yeni tarihli vekaletname tanzim edildiğini ve temlik işleminin gerçekleştirildiği icra işlemlerine muvafakat ettiğini, icra işleminin ve vekaletnamenin sahteliğinin iddia edilmesinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davacıların İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2002/13200 E. sayılı dosyasıyla ilgili olarak daha önce İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/584 E. sayılı dosyası ile imza inkarına dayalı açtıkları menfi tespit davası sonucunda imzanın keşideciye ait olduğunun tespit edildiğini, temliknamenin geçersizliği konusunda davacıların şikayeti üzerine İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2004/719 E. ve 2004/810 K. sayılı ve 27.05.2004 tarihli kararı ile temlik alanın açık kimliğinin yazılı olmasını yeterli görerek şikayetin reddine karar verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 28.04.2014 tarihli ve 2013/107 E., 2014/131 K. sayılı kararda; davacıların davaya ve icra takibine konu senet ile ilgili olarak imza inkarı nedeniyle menfi tesbit davası açtıkları ve yapılan yargılama neticesinde senet üzerindeki imzanın davacılar murisine ait olduğu tesbit edildiğinden davanın reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davalılar hakkında açılan ceza davalarında zamanaşımından düşme ve beraat kararı verildiği, temlik işleminin icra hukuk mahkemesi kararı ile geçerli bulunduğunun tesbit edildiği, davalı … vekilinin yeni tarihli vekaletnamesini ibraz ettiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 778 inci maddesi yollaması ile bonolarda da uygulanması gereken aynı Kanun’un 677 nci maddesi uyarınca, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmeyeceği, imzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilkenin poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade ettiği, geçerli imzaların sahiplerinin, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamayacakları, geçersiz bir imzanın sahibini bağlamayacağı; ancak ciro zincirini de koparmayacağı, bu nedenle davacılar başka imzaların geçersizliği iddiasına dayanamayacaklarından tespit isteminde hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 30.09.2020 tarihli ve 2020/4804 E., 2020/3687 K. sayılı kararıyla menfi tespit istemine konu davada menfi tespite konu miktar üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 28 inci maddesi uyarınca nispi harç alınması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/584 E. sayılı dosyasında müteveffanın imzasının inkarı nedeniyle yargılama sonucunda imzanın keşideciye ait olduğunun kesinleştiği, davacı tarafın temlik alan dosyamız davalısı …’a ait temlik imzası ve sahteliği hususunda İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/170 E. (yeni E. 2018/567) sayılı dosyası ile dava açtığı ve yargılamanın devam ettiği, geçerli imzanın sahiplerinin geçersiz imzaları ileri süremeyip keşideci lehtarın imza sahteliğine veya cirantaların imza sahteliğine dayanarak borçtan kurtulamayacağı, her iki davalının da vekilleri aracılığıyla davaya cevap verdikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararda davalı ve kanun yoluna ilişkin bilgilerin hatalı olduğunu, dava konusu bononun da içerisinde zikredildiği garanti sözleşmesindeki keşideci imzasının sahteliğini inceleyen ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, davalı …’ın ciranta imzasının kendisine ait olmadığını beyan ettiği ifadelerinin olduğunu, davalı …’nin okur yazar olmadığına dair ifadeleri olmasına rağmen yapılan temlik işleminin okur yazar olmayanların hukuki işlemlerinde uygulanacak şekil şartlarını taşımadığını beyan ederek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonoya dayalı menfi tespit davasıdır.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 72 nci maddesi, 6102 sayılı Kanun’un 677 ve 778 inci maddeleri
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.