YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8910
KARAR NO : 2023/3013
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1049 Esas-2021/1104 Karar
HÜKÜM : Başvurunun süre yönünden reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/23 E., 2020/296 K.
Taraflar arasındaki TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İlk Derece Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli ek kararıyla, istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Ek kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin ek kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin eski hale getirme talebinin reddine ve istinaf dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin eski ortağı Koray Uçar’ın, müvekkilinden ayrıldıktan sonra davalı şirketi kurduğunu ve müvekkili şirketin tasarımlarının çok benzerlerini, dava konusu olan 2016/04779/1-2-3 sıra no.lu tasarım başvuruları ile taklit ettiğini, dava konusu tasarımların yeni tasarımlar olmadıklarını, ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin müvekkili şirket adına tescilli olduğunu, davalı şirketin başvurusuna itiraz edildiğini, ancak tasarımların 2017/T-795 sayılı YİDK kararı ile benzer bulunmadığını ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Türkpatent YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve müvekkiline ait tasarımının yeni ve ayırt edici olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen asıl kararı ile davalıya ait 2016/04779/1-2-3 sıra nolu tasarımların bilgilenmiş kullanıcı açısından ileri sürülen mesnet tasarımlar karşısında yenilik ve ayırt edicilik vasfını taşıdığı, taraf tasarımlarının benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararı ile istinaf dilekçesinin 2 haftalık yasal süre geçtikten sonra sunulduğu, davacı vekilince, sağlık sorunları sebebiyle başvurunun süresinde yapılamadığı beyan edilmişse de belirtilen hususun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 95 inci maddesi anlamında eski hale getirme talebi niteliğinde olmadığı gerekçesiyle süresinden sonra yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sağlık sorunları yüzünden bir ameliyat geçirme mecburiyetinin hasıl olduğunu, avukatlık bürosunda tebliğ alma yetkisini haiz hiç kimse bulunmadığı halde, sehven elektronik tebligatın açıldığını ve okundu sayıldığını, geçirdiği ameliyat sonrasında iyileşmek amaçlı istirahatte bulunduğu dönemde ise pandemi sebebiyle ülke genelinde kapanma kararı verildiğini, kapanma kararı her ne kadar yasal sürelerin işlemesini durdurmamış olsa da geçirdiği ameliyat sebebiyle risk grubunda bulunduğundan kapanma kararı süresince de çalışmaya elverişli bir durumda bulunamadığını, engelin ortadan kalkmasını takiben, süresi içinde eski hale getirme talebinde bulunduğunu belirterek istinaf başvurularının süresinde yapılmış kabul edilmesini, talebin reddi halinde ise 6100 sayılı Kanun’un 95 inci ve 96 ncı maddeleri uyarınca eski hale getirme başvurularının kabul edilerek İlk Derece Mahkemesinin ek kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararla, davacının eski hale getirme yönünde bir talebinin olmadığı değerlendirilmek suretiyle eski hale getirme talebi bakımından da bir karar verilmiş ise de 6100 sayılı Kanun’un 98 inci maddesine göre istinaf yoluna başvuru hakkının düşmesi halinde eski hale getirmenin bölge adliye mahkemesinden talep edilebileceği ve bu konuda karar verme yetkisinin bölge adliye mahkemesine ait olduğu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin ek kararının kaldırılması gerektiği, düşen bir hakkın eski hale getirilmesine karar verilebilmesi için belli süre içerisinde işlem yapmaya mecbur olan kimsenin veya vekilinin, arzu ve isteği dışında o işlemi yapmaktan aciz olduğunu kanıtlaması gerektiği, somut olayda, davacı vekilinin doktor raporuna konu rahatsızlığının kişiyi yapması gereken işlerden alıkoyacak derecede acze düşüren bir rahatsızlık niteliğinde olmadığı, bunun yanında davacının tek vekille de temsil edilmediği, yetki belgesiyle yargılama sürecinde görev almış başka bir avukat olduğu, kaldı ki davacı vekilinin istirahat süresinin dolduğu 03.05.2021 tarihinden sonraki günlerde istinaf isteminde bulunması mümkünken bu konuda bir talepte bulunmadığı, 6100 sayılı Kanun’un 96 ncı ve 97 nci maddeleri gereğince, eski hale getirme talebinin, işlemin süresinde yapılmamasına sebep olan engelin kalkmasından itibaren iki hafta içerisinde yapılması gerektiği ancak talebin belirtilen süre geçtikten sonra ileri sürüldüğü gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin ek kararının kaldırılmasına, eski hale getirme talebinin reddine ve istinaf dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin ek kararına yönelik istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı vekilinin, istinaf başvuru süresi bakımından Yasal süresi içerisinde eski hale getirme talebinde bulunup bulunmadığı, talebin süresi içerisinde ileri sürüldüğünün kabulü halinde ise davacı vekilince, yukarıda özetlenen gerekçelerle talep edilen eski hale getirme başvurusunun kabul edilebilir olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve aynı Kanun’un Eski Hale Getirme’ye ilişkin 95 ila 101 inci maddeleri
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler Bölge Adliye Mahkemesinin başvurunun süre yönünden reddine dair kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.