YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8950
KARAR NO : 2023/2682
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/1226 Esas, 2021/1475 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şarkışla Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/486 E., 2017/565 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat….. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ticari alım satım konu düzenlediği faturalara davalının itiraz etmeyip muhasebe kayıtlarında kullandığını, bedelleri ödenmeyince tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında cari açık hesap bulunduğunu, dayanak faturalar kapalı fatura olarak düzenlendiğinden mal bedelinin ödendiğine karine teşkil ettiğini, ayrıca borca karşılık davacıya iki adet ev devri yapıldığını savunarak davanın reddini, kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın fatura bedellerinin ödenip ödenmediği hususunda toplandığı, takibe konu faturaların kapalı fatura niteliği taşıdığı, faturanın altına faturayı tanzim eden tarafından kaşe vurularak imzalanmasının o faturanın kapalı fatura olduğuna ve fatura bedelinin ödendiğine karine teşkil ettiği, bu durumda ispat yükünün yer değiştirdiği, ödeme savunması yönünden mevcut karine karşısında alacaklının fatura bedelini tahsil etmediğini kanıtlaması gerektiği, davacının kendi defterlerine göre davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı, davacının kendi ticari defterlerine göre fatura bedellerinin ödenmediğini ispatlayamadığı, dava konusu faturaların kapalı fatura olarak düzenlenmesi ve davacı tarafın kendi ticari defterlerine göre alacaklı çıkmaması durumu karşısında davalının ticari defterlerinin incelenmesinin dosyaya katkı sağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ödeme iddiasında bulunan davacının iddiasını ispatlaması gerektiği halde bu yönde delil sunmadığını, tapu devirlerinden anlaşılacağı üzere davalı şirketin taraf olduğu alım satımın bulunmadığını, nakdi ödemelerin ve dekontların borca karşılık daire alınmadığını ispatladığını, davalının defterlerine de dayandıkları halde ibrazdan kötü niyetle kaçındığını, davalının faturaları ihtirazi kayıtsız teslim alıp muhasebe kayıtlarında kullandığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın usul kurallarına uygun yapıldığı, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, satıma konu mallarının bedelinin ödendiği hususunun davacı yanın defterinde yer alan kayıtlarla ve faturaların kapalı olması ile ispatlandığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; raporu hükme esas alınan bilirkişinin bilirkişi listesinde yer almadığını, faturalardaki imzanın muhasebe tarafından kayıt altına alındığına dair atıldığını, müvekkilinin defterlerinin gerekli şartları taşıyıp taşımadığının değerlendirilmediğini, defterlerdeki kaydın sehven oluşturulduğunu, davalının kötü niyetle sunmaktan kaçındığı defterleri incelenmeden karar verilemeyeceğini, ödeme yaptığını iddia eden davalının bu iddiasını ispatlaması gerektiğini, tapu devirlerinden anlaşılacağı üzere davalı şirketin taraf olduğu alım satımın bulunmadığını, nakdi ödemelerin ve dekontların borca karşılık daire alınmadığını ispatladığını, davalının faturaları ihtirazi kayıtsız teslim alıp muhasebe kayıtlarında kullandığını, alacağın likit olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6100 sayılı Kanun’un 220 nci maddesi ile 222 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.