Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8981 E. 2023/186 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8981
KARAR NO : 2023/186
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Davanın reddi

Taraflar arasındaki istirdat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı bankadan ticari krediler kullanıldığını, sözleşme imzalanırken haksız komisyon, dosya ücreti, işlem masrafı, ekspertiz ücreti, ipotek ücreti, kredi erken kapama ücreti ve diğer adlar altında ücret tahsil edilmiş olduğunu, alınan ücretlerin tamamı net olarak belirlenemediğini, davalı bankanın sözleşme ve ek sözleşmede yer almadığı hâlde müşterilerinden tahsil ettiği bu ücretlerin haksız olduğunu ve tüketiciye iade edilmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL’nin ödeme tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiş, 22.06.2018 tarihli dilekçesi ile talebini 67.050,00 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın, sözleşme ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 10.07.2018 tarih, 2018/170 E. ve 2018/871 K. sayılı kararı ile ticari işletme olan bankanın kullandırdığı kredi nedeni ile faiz talep etme hakkı olduğu gibi taraflar arasında düzenlenecek sözleşmeye göre komisyon veya ücret ile yapmış olduğu giderleri talep edebileceği, taraflar arasındaki sözleşmede faiz ve yan giderlere ilişkin hüküm bulunmakta olup alınacak ücretin veya komisyonun miktar veya oranına dahil açık bir belirleme bulunmadığından davalı bankanın, emsal banka uygulamalarına göre ücret talep etme hakkı bulunduğu, davalı bankanın, kamu bankası olması karşısında bilirkişice diğer kamu bankalarının emsal ücret tarifesine göre belirlemiş olduğu miktarın yerinde görüldüğü, kredinin faizsiz olmasının alınacak komisyonun miktarını değiştirmemesi gerektiği, tarafların mutabakatı ile faiz gelirinden vazgeçen bankanın bu yolu dolanmak sureti ile genel işlem koşullarına aykırı şekilde kaybını komisyon alacağından tahsil etmesinin hukuken himaye görmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz etmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 21.10.2019 tarih, 2018/5186 E. ve 2019/6521 K. sayılı kararı ile “1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2.Dava, kredi sözleşmesi uyarınca tahsil edilen komisyon ve istihbarat ücretinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı banka tarafından kullandırılan kredi karşılığında komisyon tahsil edilmesinin haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Dairemizin 15/11/2017 tarih, 2016/7616 Esas, 2017/6215 Sayılı ilamı ile, ”…davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan kredi kullandırım ücreti vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorularak, sözleşmedeki bu boşluğun dürüstlük kuralı ve hakkaniyet esaslarına göre doldurularak, davalı tarafından masraf ve komisyon adı altında kesinti yapılmasının bankacılık teammüllerine uygun olup olmadığı veya kesinti yapılması uygun ise, bu durumda ne miktarda veya oranda olması gerektiği, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak…” hüküm kurulması doğru olmadığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, emsal banka uygulamaları uyarınca %2 oranında komisyon alınmasının uygun olduğu gerekçesiyle bu orandan fazla miktardaki kesintilerin iadesine karar verilmiştir. Ancak, banka tarafından kullandırılan kredilerde komisyon ve masraf kesintileri için oran belirlenmediği durumda dava dışı banka uygulamalarının emsal olabilmesi için kredinin kullandırıldığı tarihte, aynı nitelikteki ve aynı miktardaki krediler için aynı türdeki komisyon ve masrafların oranları tespit edilmelidir. Dava konusu kredi sözleşmesi ile aynı tarihte uygulanmayan veya aynı nitelik ve miktardaki kredilerde uygulanmayan ya da bu şartları karşılasa bile aynı türde olmayan komisyon, masraf v.b. kesintilerin emsal uygulama olarak mahkemelerce kabul edilmesi mümkün değildir. Somut olayda, bilirkişi incelemesine ve mahkeme kararına dayanak olan emsal nitelikteki uygulamalarda ticari krediler için %2’ye kadar komisyon alındığı bildirilmiş ise de, davalı banka bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, davacıya kullandırdığı kredi türünün faizsiz olduğunu, faizsiz kredilerde komisyon oranlarının daha yüksek olduğunu, banka cevabi yazılarının dava konusu olay için emsal olamayacağını, bildirilen komisyonların faizsiz kredi için uygulandığının belirli olmadığını, uygun emsal araştırması yapılması gerektiğini belirtmiştir. Bu durumda mahkemece, davalının bilirkişi raporuna ciddi itirazlarını karşılayan ve bozma ilamının gereğini yerine getiren emsal banka uygulamaları araştırılıp, yeni bir bilirkişi raporu alınarak neticesine göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kredinin tamamen peşin komisyon tahakkuk ve tahsili karşılığında taksitli ticari kredi olduğu, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’da aranan yasal unsurları taşımadığı, davalı banka tarafından uygulanan bu işlemin komisyon oranlarının taraflar arasında serbest irade ile akdedildiği, bu nedenle davacı tarafın tüketicinin korunması ve haksız genel işlem şartlarına ilişkin iddialarına itibar edilmediği, davaya konu krediden, davalı banka tarafından alınan işlem ve komisyon oranlarının bankacılık genel uygulamalarına uygun düştüğü gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; her ne kadar davalı banka tarafından sıfır faizli, komisyon karşılığı kredi verildiği ve alınan masrafların iadesinin mümkün olmadığı savunulmuş olsa da, olayda olduğu gibi bankaların müşterilerine sıfır faizli krediler neticesinde kullandırdıkları kredilerin haksız kazanç teşkil ettiğini, zira faizsiz kredilerde, kredi masrafları ve komisyonlarının, faizli kredilere göre çok daha fazla olduğunu ve mevcut uygulamanın müşterinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, ayrıca, faizsiz kredi furyasıyla beraber bankaların çapraz ürün satışına da ağırlık vermeleri ve sıfır faizli kredi kampanyalarına katılım için başvuru sahibinin hayat sigortası yaptırmasını da kampanya şartı olarak koyarak kredi kullanan kişinin, kredi için ekstra faiz ödemese bile kredi tutarının belirli bir yüzdesine karşılık gelen tutarı her ay hayat sigortası primi olarak ödemek zorunda bırakılmasının da mağduriyet oluşturduğunu, kredinin faizsiz olmasının diğer banka uygulamalarına göre alınacak komisyonun miktarını değiştirmeyeceğini, zira bankaların esas gelir kaynağı faiz olup tarafların mutabakatı ile faiz gelirinden vazgeçen bankanın bu yolu dolanmak sureti ile genel işlem koşullarına aykırı şekilde kaybını komisyon alacağından tahsil etmesinin hukuken mümkün olmadığını, yine bozma ilamı doğrultusunda gerekli araştırma yapılmaksızın salt karşı tarafın beyanı ile hüküm kurulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava değerinin 25.06.2018 tarihinde davacı tarafından 67.060,00 TL’ye yükseltildiğini, bu nedenle vekâlet ücreti tutarının 67.060,00 TL üzerinden hesaplanıp vekâlet ücretinin 9.516,50 TL düzeltilerek onanması, aksi hâlde kararın vekâlet ücreti yönünden bozulması gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kredi sözleşmesi uyarınca tahsil edilen komisyon ve istihbarat ücretinin iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 26 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Mahkemece, karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre oranlama yapılarak vekâlet ücreti taktir edilmesi gerekirken yazılı şekilde vekâlet ücretine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan “… 4.080,00 TL …” ibaresinin çıkartılarak yerine “… 9.516,50 TL …” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.