YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8991
KARAR NO : 2022/8176
KARAR TARİHİ : 22.11.2022
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.03.2021tarih ve 2021/25 E. – 2021/117 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının “KARAM” esas ve ayırt edici unsurlu 5, 29, 30 ve 32. sınıflarda tescilli birden fazla markanın sahibi olduğunu, davalının 2013/107973 tescil numarası ile “CARAMİLK” ibareli 29, 30 ve 32. sınıflardaki ürünleri içeren marka başvurusunda bulunduğunu, başvuruya iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet sebeplerine dayanarak itiraz ettiklerini, itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından 2015-M-5331 sayılı kararla reddedildiğini, başvurunun tescilinin davacının “KARAM” esas ve ayırt edici unsurlu markaları ile iltibasa sebebiyet vereceği gibi onun tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterine zarar vereceğini ileri sürerek, YİDK’in 18.06.2015 tarih 2015-M-5331 sayılı kararının iptali ile davalı adına tescil edilen markanın 29, 30 ve 32. sınıf emtialar yönünden iptalini ve hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, tescilli markalarla başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının tespitinde işaret ve markanın görsel, sescil ve anlamsal unsurları itibariyle bütünsel olarak analiz edilmeleri gerektiğini, başvuru ile redde mesnet alınmaya çalışılan markaların kapsamlarında yer alan ürünler itibariyle ortalama düzeydeki tüketicilerin davacı markalarıyla başvuru konusu işareti karıştırmasının mümkün olmadığını, markaların “karamel” sözcüğünden türetildiğini ve ayırt edicilik bakımından zayıf konumda olduğunu belirterek, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davalının başvuru markasının ”CARAMİLK” olduğu, bu ibarenin yabancı dilde düzenlenmiş bir kelime olduğunu gösterir bir işaret bulunmadığı gibi bu biçimde düzenlenmiş olsa dahi ancak düzenlendiği dile hakim kişiler tarafından “CARAM” ibaresinin “KARAM” olarak okunabileceği, yabancı dile hakim olması beklenmeyen ortalama tüketiciler tarafından mezkur ibarenin yazıldığı şekilde okunmasının hayatın olağan akışına daha uygun bir kabul teşkil edeceği, bu nedenle tarafların markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak iltibas tehlikesine yol açacak derecede bir benzerliğin varlığından söz edilemeyeceği, nitekim benzer bir uyuşmazlıkta Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/9776 esas ve 2018/2497 karar sayılı kararında da bu yönde bir görüşün benimsendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.