Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/9033 E. 2023/3700 K. 12.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9033
KARAR NO : 2023/3700
KARAR TARİHİ : 12.06.2023

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/182 Esas, 2021/1823 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2018/271 E., 2020/384 K.

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
1.Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; ahşap sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin 2017/57752 numaralı “2e” markasını kendi adına 21.06.2017 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile tescil ettirdiğini, davalının marka devir sözleşmesi ile aldığını iddia ettiği “2EAHŞAP” markasının tescilinden devrine kadar olan işlemlerin müvekkili şirketin marka hakkını gaspa yönelik olduğunu, davalının, davacı şirketin eski ortağının kardeşi olduğunu, eski ortağın 19.01.2016 tarihinde hisselerini şirketin diğer ortağına devrettiğini, eski ortak ile davacı şirket arasında husumet olduğunu, müvekkili şirket markasının esaslı unsuru olan “2e” ibaresinin müvekkili tarafından kullanılıyor olmasına rağmen dava konusu “2EAHŞAP” markasının önce marketçilikle uğraşan dava dışı bir şahıs tarafından tescil ettirilerek sonrasında davalı tarafından devralındığını, davalının maksadının müvekkili şirketin markasından istifade etmek ve müvekkilinin ticari itibarını zedelemek olduğunu, davalı şirkete ait eahşap.com.tr adresinin davalı şirket kurulmadan çok önce alındığını, davacı ve davalı şirketin aynı faaliyet alanında olduklarını, müvekkili markasının önceden tescil edildiğini, markaların aynı denebilecek düzeyde benzer olduklarını, “2” rakamı hariç kuruluş tarihi 2018 olan davalı şirketin ticari unvanının da müvekkili şirket ile aynı olduğunu, davalı şirketin web sayfasında yer alan ibarede “2E Ahşap E Ahşap Mob. Müh. ve Mim. San. Tic. Ltd. Şti.’nin bir alt markasıdır” yazdığını, bu şekilde davalı şirketin müvekkili şirketi kendisinin bir alt markası gibi göstermeye çalıştığını, tarafların aynı ilde olduklarını, müvekkilinin ismine ve adına tescilli markasına iltibasla haksız rekabet çabasında olan şirketin eyleminin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek davalının “2eahşap” ibareli markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine ve “eahşap.com.tr” alan adının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1.Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sahip olduğu “E AHŞAP” ve “2EAHŞAP” markalarının sicile usule uygun tescil edildiğini, davacının marka ilanlarına süresinde itiraz etmediğini, davacı tarafa çekilen ihtar sonrası kötü niyetli kullanımın bertaraf edilmesi için bu davanın açıldığını, müvekkilinin markayı devralan iyi niyetli 3. kişi olduğunu, müvekkili şirketin “2EAHŞAP” markasını zaten kendilerine ait olan “E AHŞAP” markasına ve firma unvanına benzediği için devraldığını, iki marka arasındaki iltibas sebebi ile mağdur olan tarafın müvekkili olduğunu, şayet “2E” markası ayırt edilemeyecek derece benzer olsaydı marka tescil başvurularının mutlak red nedenlerine göre ilgili kurumca kabul edilmeyecek olduğunu, marka logolarındaki farklılıkların algılanabilecek olduğunu, taraf markalarındaki nice sınıflarının farklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı-karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına tescilli “2EAHŞAP” markasının 14.05.2018 tarihinde tescil edildiğini, davacı karşı davalının iki el şeklindeki logosunu kullanmayı bırakıp “2EAHŞAP” markasını izinsiz kullanmaya başladığını, karşı tarafa bu sebeple ihtar çekildiğini, karşı tarafça “2eahşap.com.tr ve 2eahşap.com alan adlarının kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek bu alan adlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının markasının kelime ve şekil unsurlarını içeren karma nitelikli bir marka olduğu, üst tarafta karikatürize edilmiş iki adet birbirine paralel el şekli ile bu şeklin arasına kırmızı renkle “2E” ibaresinden oluştuğu, davalının markasının ise sadece kelime unsurundan oluşmakla birlikte, markada yer alan “ahşap” ibaresinin kullanılan markanın esaslı unsurunu teşkil etmediği, esaslı unsurun “2E” ibaresi olması sebebiyle söz konusu ürünler arasında ekonomik ve işletmesel bağ bulunduğu ve birbirinin devamı seri markalar olduğu intibaı oluşturup, tüketicinin “2E” esas unsurlu markanın devamı olduğunu düşünerek “2E AHSAP” ibareli markayı satın almasına sevk edecek nitelikte olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalı karşı davacı şirket adına tescilli 2018 00846 tescil no.lu 2EAHŞAP ibareli markanın, tescilli olduğu 21. ve 35. sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, asıl davanın “eahsap.com.tr” alan adının iptali talebi yönünden reddine, davalı-karşı davacının karşı davasının tüm talepleri yönünden ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken “eahsap.com.tr” alan adının iptali talebi yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, ayrıca kısmen ret sebebiyle davalı-karşı davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar dava konusu iki marka arasında ortalama tüketiciyi yanıltmaya sevk edecek derecede bir benzerlik olduğu
belirtilmişse de bu kararın maddi gerçeğe de aykırı olduğunu, dilekçe muhtevasını ve itirazlarının büyük bir
kısmını oluşturan hususun davalı-karşı davacının tescilli “’2EAHŞAP” ibareli markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nda (6769 sayılı Kanun) yer alan nispi ret nedenleri dairesinde değerlendirilmesi olduğunu, yerel mahkemenin söz konusu değerlendirmeyi yanlış ve eksik yapması
sebebi ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, huzurdaki yargılamaya konu davada, davacı-karşı davalının markasının salt “2e” olarak tescillenmiş olup, e-ticaret veya farklı bir özel anlam barındırmadığını, halbuki davalının “2EAHŞAP” markasının elektronik ticaret
markası olup, logo, anlam, ses ve okunuş itibariyle çok farklı bir marka olduğunu, yerel mahkemece yargılama safhasında karşı-davacı
sıfatını almasına sebep olan iddiaların hiçbir şekilde irdelenmediğini belirterek lk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları aleyhine açılmış bir hükümsüzlük davası bulunmadığından ve halen Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) markalar sicilinde tescilli bulunduklarından; 6769 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi uyarınca tarafların tescilli markanın kendilerine sağladığı hukuki korumadan yararlanacağı, 6769 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinde, Kanun’un 6 ncı maddesine atıf yapılarak 6 ncı maddede sayılan hallerde markanın hükümsüz sayılacağına mahkeme tarafından karar verilebileceğinin belirtildiği, tescili istenen markanın, daha önce tescilli bulunan markanın aynısı veya benzeri olması, her iki markanın da aynı veya benzer tür mal ve hizmetlerde kullanılması halinde itiraz üzerine başvurunun reddedileceği, halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçünün, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğu, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma ihtimalinin karıştırılmadaki husus olduğu, markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise; iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmesi gerektiği, somut olayda; her iki taraf markasının da kayıtlı bulundukları mal ve hizmet sınıflarının benzer olması, markalarda yer alan “2E” ibarelerinin taraf markalarının esaslı unsurunu oluşturması nedeniyle, markaları oluşturan işaretlerin anlamsal, görsel ve telaffuz olarak benzer oldukları, markaları farklılaştıran diğer temel unsurların taraf markaları üzerinde ciddi bir ayırt edicilik katmadığı, davacı markası ile davalının markası karşılaştırıldığında markaların görsel, fonetik ve bıraktıkları genel intiba bakımından benzerlik içerdiği ve markaların halk tarafından seri marka kabulü ile karıştırılma ihtimali bulunduğu, bu sebeple Mahkemece daha önce tescil edilen davacı markasına davalı markasının iltibasının varlığı kabul edilerek davalı markasının sicilden terkinine ve davacı markasına yönelik karşı davanın reddine karar verilmesinde dosya kapsamı delillere göre usul ve yasaya aykırılık görülmediği, öte yandan, tarafların internet alan adlarının, tarafların faaliyet konuları ve ticaret unvanları ile uyumluluk arz etmesi nedeniyle bu istemler yönünden taleplerin reddine karar verilmesi, ayrıca davacının reddedilen bu istemi nedeniyle aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin de usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, iki marka arasındaki esaslı farklılıkların tüketici tarafından kolayca ayırt edilebilecek nitelikte olduğunu, bütüncül değerledirme yapılması gerektiğini, “ahşap” ibaresinin marka değeri taşımadığı belirtilmişse de eklerle harmanlandığını, davacı karşı davalının “2e” ibaresinin yalın olduğunu, müvekkilinin “2EAHŞAP” ibaresini kullanmaktaki maksadının günümüz e-ticaretine uygun hale getirilmesi olduğunu, renk, kelime, punto, şekil ve yazı tipi ile taraf markalarının logolarının birbirinden tamamen farklı olduğunu, karşı davaya konu iddialarının irdelenmediğini, davacı karşı davalının “2e” markasını tüketiciye “2Eahşap” şeklinde lanse ettiğine dair hususların bilirkişi raporları ve Mahkemece değerledirilmediğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ve tarafsız olmadığını, müvekkili markasının TPMK tarafından tescil edilebilir görülerek tescil edildiğini, dilekçe muhtevasını ve itirazlarının büyük bir
kısmını oluşturan hususun davalı-karşı davacının tescilli “’2EAHŞAP” ibareli markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nda (6769 sayılı Kanun) yer alan nispi ret nedenleri dairesinde değerlendirilmesi olduğunu, somut olayda markalar arasında tamamen ve ayırt edilemeyecek kadar benzerlik olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkini ile internet alan adının iptali istemine; karşı dava ise internet alan adlarının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.