YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9047
KARAR NO : 2022/9449
KARAR TARİHİ : 26.12.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 28.09.2021 tarih ve 2021/393 E. – 2021/855 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 44.020.- TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının yurt dışından ithal edilen paslanmaz çelik alım-satım işi yaptığını, sözleşmelerin dolar bazında hazırlanıp faturalarında dolar kuru üzerinden kesildiğini, alıcının ödemesi TL üzerinden ise oluşacak kur farkına ilişkin fatura düzenlendiğini, davalı ile 15.07.2014 tarihli ve 23.10.2014 tarihli dolar bazında sözleşme imzalandığını ve sipariş verilen ürünlerin tesliminin yapılıp faturanın kesildiğini, ödeme günlerinde oluşan 4.996,11 USD kur farkı alacağının davalı tarafından ödenmemesi sebebiyle başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında alım-satım sözleşmesi yapıldığını, bunun karşılığında dolar bazında iki adet fatura düzenlendiğini, fatura karşılığı bedellerin vade tarihlerinden önce çek olarak ödendiğini ve davacı şirket tarafından buna ilişkin tahsilat makbuzları verildiğini, davacının yapılan ödemeleri ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin kabul ettiğini, taraflar arasında kur farkına ilişkin bir anlaşma bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yer alan cari hesap ilişkisinin yabancı para cinsinden olduğu ve ödemelerin yabancı para üzerinden yapıldığı, davacının alacağının tahsili için davalı taraftan çek aldığı, bozma ilamında belirtildiği üzere çekin bir ödeme vasıtası olup, döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi, bedel hanesinin verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabileceği, ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden davacının kur farkı talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı vekilinin tavzih talebi üzerine verilen kararın temyizi kabil kararlardan olmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 26.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.