Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/9080 E. 2023/3581 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9080
KARAR NO : 2023/3581
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1003 Esas, 2021/1643 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/171 E., 2020/220 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı hakkında başlatılan takibin dayanağı olan ve ihdas nedeni bulunmayan bono ile ilgili taraflar arasındaki temel ilişkiyi kabul etmediğini, ispat külfetinin davalı üzerinde olduğunu ileri sürerek takibe konu bono ve takip nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; senedin bedeli kaydının boş olması nedeniyle ispat külfetinin davacıya ait olduğunu, davacının iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini, davacının tekstil ticareti yapan kardeşi lehine taşınmazını ipotek ettirdiğini, davacı ile ticari ilişkileri kapsamında da 14.02.2012 düzenleme tarihli, vade tarihi içermeyen 200.000,00 TL bedelli başka senet de verdiğini, ispat külfetinin yer değiştirmesinin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu senetteki imzayı inkar etmediği, senet bedelinin ödendiğine ilişkin delil ve belge sunulmadığı, senedin sahteliği veya dolandırıcılığa yönelik davalı eylemlerini de ispat edemediği, yemin deliline de dayanmadığı gerekçesi ile davanın reddine, ihtiyati tedbir kararının uygulanmaması nedeniyle tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ceza dosyasında davalının, senet nedeniyle doğan alacağın yöneticisi olduğu şirketin alacağı olduğunu, şahsi alacağı olmadığı ve senedin şirket kayıtlarına işlenmediğini, şirket kayıtlarında da davacıdan alacak kaydının bulunmadığını bildirdiği, bu beyanı ile davacıdan alacaklı olmadığının davalının kabulünde olduğu, davalı tarafından ibraz edilen 27.01.2014 tarihli “teslim eden ve teslim alan” imzalarını içeren belgenin davalının davacıdan evrak teslim alıyor gibi göstermek için menfi tespit davasının açılmasından sonra sahte olarak oluşturulduğunu, mahkemece belgenin sahteliği iddialarının değerlendirilmediğini, mahkemece eksik araştırma ile karar verildiğinden kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu senedin ihdas nedeni senet metninde belirtilmediği, davalının lehtar konumunda olduğu, davalının ceza dosyasında ve yargılama sırasında senedin ticari ilişkileri nedeniyle davacının kardeşine satışı yapılan mal bedeline ilişkin 27.01.2014 tarihli anlaşma uyarınca senedin düzenlendiğinin savunulduğu, aksini iddia eden davacı borçlunun iddiasını senedin bedelsiz olduğunu yazılı belge ile kanıtlaması gerektiğini, davacının ise bu yönde bir delil bildirmediği ve yemin deliline de dayanmadığından İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibinin dayanağı bono nedeniyle menfi tespit istemine istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.