YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9154
KARAR NO : 2022/52
KARAR TARİHİ : 10.01.2022
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.04.2019 tarih ve 2017/185 E. – 2019/179 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nce verilen 12.09.2019 tarih ve 2019/935 E. – 2019/1081 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının müvekkilinin kardeşi olduğunu, müvekkilinin yerine davaya konu bonoya sahte imza attığını, kambiyo senedi üzerinde olan imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin davalıya böyle bir borçlandırmayı gerektiren hukuki ve ticari bağlantısının söz konusu olmadığını, davalı ile müvekkili arasında … Mahkemelerinde husumette olduklarına dair davalarının mevcut olduğunu, davalının söz konusu davalarda haksız olduğunu bildiğinden müvekkilini töhmet altında bırakmak adına böyle bir girişimde bulunduğunu, müvekkilinin senedi imzaladığı iddia edilen dönemde yurt dışında olduğuna ilişkin pasaport kayıtları olduğunu ileri sürerek … İcra Müdürlüğü 2016/1819 Esas sayılı takibin durdurularak müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, icra takibine konu senedin sahte olduğunun tespitine, % 20 kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; alınan bilirkişi raporuna göre senet üzerinde davacı/kesideci adına atılan imzanın davacının eli ürünü olduğu sabit olduğundan ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde; taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı ve tartışıldığı, hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık Adli Tıp Kurumu raporuna göre davacının senette imzasının bulunnduğu sabit olduğundan senedin imza tarihinde yurt dışında bulunduğu iddiasının dinlenemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 36,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 10/01/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.