Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/9185 E. 2023/2844 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9185
KARAR NO : 2023/2844
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1358 Esas, 2021/1313 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2017/428 E., 2019/117 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av…… ile davalı vekili Av. ….. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinden kaynaklanmayan sebepler ile yükün geç teslim edildiğini, kusurun davalının gerekli bilgileri iletmemesinden kaynaklandığını, davalı ile süre gelen ticari ilişkilerin zarar görmemesi için davalı iddiası uyarınca zararı kadar cari hesaptan indirim yapıldığını ancak davalının önce emtiayı almayacağını söylemesine rağmen daha sonra emtiayı teslim alarak piyasada sattığını, bu hali ile davalının bir zarara uğramadığını, cari hesaptan yapılan indirim kadar davalının sebepsiz zenginleştiğini, bunun tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazının iptali ile takibin devamına alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkiline ait emtiayı süresinde ve usulüne uygun bir şekilde teslim etmediğini, taşımaya konu emtianın niteliği gereği geç teslim halinde değer kaybettiğini ve oluşan zararların davacı tarafından kabul edildiğini, zarar gören ürünlerle ilgili taraflarca karşılıklı görüşmelerin yapılarak en son navlun bedelinin yarısının ödenmesi konusunda mutabakata varıldığını, mutabakatın geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıya karşı akdi taşıyan konumunda olduğu, koşimentoda da taşıyan olarak kayıtlı olduğu ayrıca navlun faturası düzenlendiği, yolculuğun başlamasından sonra konteynerlerden bir tanesinin hasar gördüğü ve bir ara limana (Ningbo) bırakıldığı, içindeki ambalajlar bozulduğundan yükün muayene edildiği ve konteynere başka bir mühür numarasıyla tekrar konulduğu, mühür numarasının konşimentodaki mühür numarasıyla eşleşmediği için aynı gemiye yüklenemediği ve işlemlerin uzaması sebebiyle denize düşen konteynerin varması gereken tarihten itibaren 60 gün içinde davalı gönderilene teslim edilmediği, konteynerin başka bir gemiyle davalıya teslim edildiği, davalının gönderilen malı zayi olmuş sayma yoluna gitmediği ve malı teslim aldığı, davalı gönderilenin gecikme sebebiyle uğradığı zararın tazminini isteyebileceği, tarafların malın sezonunun geçmesi sebebiyle yarı değerinin gecikme zararı olarak ödenmesi ve malın gönderilen tarafından teslim alınması konusunda anlaştıkları ve bunun üzerine malın başka bir gemiyle borcunun ifası zımnında taşındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının emtiayı tam değerinde satması nedeniyle, gecikme zararına uğramadığı, emtianın yarısının bedelinin tazminat olarak alınması karşısında mahsup yoluyla ödenen miktarın iadesinin gerektiği, İlk Derece Mahkemesinin ret gerekçesinin yasaya aykırı olduğunu, konteynerin gümrüğe mücbir nedenle geç ulaştığını ve taşımanın tüm safhasından davalının haberdar edildiğini, davalının diğer sezonlarda da taşıma işi için kendisiyle anlaşacağını kabul etmesine karşılık ve buna inanarak navlun bedelinden bahsi geçen indirimin yapıldığını, müvekkilinin tamamen iyi niyetli olarak navlun bedelinden indirim yaptığını, davalının yapılan inanç anlaşmasına uymayarak haksız kazanç elde ettiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ürünlerin geç teslimi nedeniyle daha düşük bedelle satılacağı taraflar arasında kabul edilerek navlun bedelinin kısmen iade edilmesi karşısında, artık bu ürünlerin hangi bedelle satıldığının araştırılmasının bir önemi olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, deniz yoluyla yük taşımasından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (2004 sayılı Kanun) 67 inci maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı Kanun 67 inci maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.