Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/1015 E. 2023/3905 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1015
KARAR NO : 2023/3905
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1419 Esas, 2021/1785Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/698 E., 2019/265 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, eski eşi…aracılığıyla tanıştığı …’e dövize çevirmek maksatıyla Nisan-Mayıs 2013 tarihlerinde 200.000,00TL para verdiğini, ödemenin yapıldığı tarihte …’in … Gayrımenkul ile…Döviz şirketlerinin tek başına sahibi ve yetkilisi olduğunu, bu ödemenin bir kısmının davalı…Döviz hesabına yatırıldığını, para ödenmeyince yapılan uzun görüşmeler neticesinde dava konusu ileri tarihli çekin alındığını, vadesi geldiğinde müvekkili tarafından takibe konu çekin ibrazında çekteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı gerekçesiyle ödenmediğini, bunun üzerine eski eşi ve… hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, çekin keşide tarihi eski bir tarih olup…’un…Döviz’in yetkilisi olduğu dönemde keşide edildiğini, söz konusu çekin kambiyo takibine konulduğunu,…Döviz tarafından Büyükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/22 E. sayılı dosyasında çekin düzenleme tarihi olan 20.01.2015 tarihinde şirket yetkilisinin …olup çekin şirketi bağlamayacağı iddiasıyla, imzaya itirazla takibin iptalinin talep edildiğini, diğer borçlular hakkında ise takibin kesinleştiğini, …’nin çek keşidecisi … Gayrimenkul’un bir dönem ortağı ve tasfiye memuru olarak çekten haberdar olduğunu ileri sürerek davalının Büyükçekmece 2. İcra Dairesinin 2018/5487 E. sayılı takibine yönelik itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 09.01.2014 tarihinden itibaren tek pay sahibi ve yetkilisinin …olduğunu, …’in savcılık ifadesinde “müştekinin kendisine 170.000,00TL gönderdiğini, bu para ile arsa alındığını, arsayı satıp kârından davacıya pay vereceğini, arsa satılıp davacıya 50.000,00-TL ödendiğini, kalan borcu ödemediğini kabul ettiğini, davacıya teminat olarak 200.000,00TL’lik çek verdiğini, çekin ön yüzünü kendisinin doldurarak imzaladığını, imza ve yazının kendisine ait olduğunu, çeki hangi tarihte verdiğini hatırlamadığını, çekin tarihini boş bıraktığını,yine 01.06.2017 tarihli ifadesinde de …’nin 29.11.2013 tarihinde … Gayrimenkul şirketine ortak olduğunu, 06.01.2014 tarihinde de…Döviz’in devredildiğini, çekin verildiği tarihte her iki şirket yetkilisinin de kendisi olduğunu kabul ettiğini, Serhat Vural’ın ise 15.06.2015 tarihli ifadesinde, eski eşi olan davacının 2012 yılı sonbahar aylarında…’e 170.000,00TL para gönderdiğini, bu paranın arsa alımında kullanılacağını, şüpheli…’ün de bu para eline geçtikten sonra davacıya iletilmek üzerine kendisine suça konu çekin verildiğini, çek verildikten sonra…’ün davacıya parça parça 50.000,00TL para verdiğini, bu şekilde 120.000,00TL borcu kaldığını,…’ün kalan borcunu ödemeyince davacının çekin tarihini 20.01.2015 olarak doldurup 27.01.2015 tarihinde bankaya ibraz ettiğini, ancak çekin ibrazında şirketin el değiştirmesi nedeniyle bankanın ödeme yapmadığını beyan ettiğini, çek üzerinde yapılan kriminal incelemede 20.01.2015 tarihinin …’in eli ürünü olmadığının belirlendiğini, davacının da çeki üzerinde yazan tarihten önce aldığını kabul ettiğini, paranın …’in şahsına verildiğini, bu alışverişin 2012 yılında olduğunun savcılık soruşturması sonucunda ortaya çıktığını, davacı her ne kadar çekin ileri tarihli olarak düzenlendiğini iddia etmişse de, davacının eşi tarafından sunulan fotoğrafta çekin keşide tarihinin boş olduğunu, çekin eski şirket yetkilisinin elinden çıktığı haliyle kambiyo senedi sıfatına haiz olmadığını, kaldı ki çekin ileri tarihli düzenlendiği iddiasının davacı tarafından kanıtlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, soruşturma dosyasında müşteki sıfatıyla verdiği ifadede, dava konusu çeki …’ten keşide tarihinden yaklaşık 8-9 ay önce aldığını, … her ne kadar çeki 2013 yılında davacıya verdiğini iddia ediyorsa da, davacının beyanının kendisini bağlayacağı, buna göre çek keşide tarihi 20.01.2015 olduğuna göre 9 ay öncesinin 20.04.2014 olduğu, bu tarihte ise…’un şirket yetkilisi olmadığı, çekte lehdar ciranta olan davalı…şirketinin imzasını da önceki sahibi …’in attığı, gerek… ve Serhat’ın beyanları, gerekse çek üzerindeki imzaların aynı imza olmasından anlaşıldığı, davalı şirketin yeni ortağı …’nin hisseleri 06.01.2014’te devraldığı, davacının savcılıktaki beyanında …’in her iki şirketin tek sahibi olduğunu bildiği için buna güvenerek tek imzalı şekilde çeki aldığını beyan ettiği, yani davacının imzanın …’e ait olduğunu bildiği, Büyükçekmece 1.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2018/22 E. sayılı dosyasında, dava konusu çekteki keşideci, lehtar ve ciranta imzalarının davacı şirketin yetkilisi …’ye ait olmadığını kabul ettikleri, imzaların önceki yetkiliye ait olduğunu beyan ettiği, buna göre çekin keşide tarihi veya davacının beyanına göre dahi keşide tarihinden 9 ay öncesinde çekin davacıya verildiği tarih nazara alındığında, bu tarihlerde davalı şirketin yetkilisinin …olduğu, şirket adına atılan imzanın …’ye ait olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin çeki eski eşi Serhat Vural’dan teslim aldığını, çekin …’in şirketin yetkilisi olduğu dönemde düzenlendiğini, müvekkili tarafından yapılan bir kısım ödemenin doğrudan davalıya yapılmasına rağmen dekontun dikkate alınmadığını, şirket hisselerinin değil işletmenin devri nedeniyle müteselsil sorumluluk hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğini, çekin ileri tarihli olarak müvekkiline verildiğini, davalı şirket yetkilisi …’nin çek keşidecisi … Gayrimenkul’un bir dönem ortağı ve tasfiye memuru olarak çekten haberdar olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından …’e 2013 yılı içerisinde yatırım amaçlı 200.000,00TL para verildiği, paranın verildiği tarihde …’in … Gayrımenkul ile…Döviz şirketlerinin ortağı ve yetkilisi olduğu, 12.04.2013 tarihli ve 100.000,00TL tutarlı ödemenin davacı tarafından davalı…Döviz’in banka hesabına gönderildiği, ancak dekontunda bir açıklama bulunmadığı, paranın kalan kısmı için takip konusu 20.01.2015 keşide tarihli, 200.000,00TL bedelli, keşidecisi … Gay., cirantaları sırasıyla…Döviz ve … olan çekin verildiği, çekin ibrazında çekteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı gerekçesiyle ödenmediği, çekin kambiyo senetlerine özgü takibe konulması üzerine borçlu…Döviz tarafından Büyükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/22 E. sayılı dosyasında çekin keşide tarihinde ciranta imzasının şirket yetkilisine ait olmadığı ileri sürüldüğü, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verildiği, bunun üzerine davacı tarafından aynı çeke dayalı olarak bu kez bu dava konusu ilamsız takip başlatıldığı, çekin keşide tarihinin, gerçek keşide tarihinden sonraki bir tarih olarak yazılabildiği, çekin ibraz tarihinin ileri bir tarih olarak düzenlendiği hususunun da yazılı delille kanıtlanması gerektiği, çekteki keşideci ve ciranta imzalarının dava dışı … tarafından atıldığı, İcra Hukuk Mahkemesince yaptırılan imza incelemesinde de…Döviz ciranta imzasının, şirketin mevcut yetkilisi …’nin eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davacının soruşturma dosyasındaki ifadesinde, dava konusu çeki Eyüp Özyürek’ten keşide tarihinden yaklaşık 8-9 ay önce aldığını beyan ettiği, bu durumda çekin davacıya 2014 yılı Nisan-Mayıs aylarında verildiği, diğer yandan hem çeki düzenleyen … hem de çeki davacıya veren…çekin davacıya verildiği anda keşide tarihinin boş olduğunu beyan ettikleri, dava konusu çekin ileri tarihli olarak …’in davalı şirketin yetkilisi olduğu dönemde keşide edildiği hususu davacı tarafından kanıtlanamadığı, çekin keşide tarihi itibariyle yetkilisi …’nin davalı şirket hisselerini önceki ortak …’ten devralarak 2014 yılı Ocak ayında şirketin tek ortağı ve 10.01.2014 tarihinden itibaren de yönetim kurulu üyesi olduğu, dava ve takip konusu çekin keşide tarihi itibariyle davalı şirket yetkilisi …olup, davalı şirket adına atılan ciranta imzasının ise keşide tarihinde şirketi temsile yetkili olmayan … tarafından atıldığının tespit edilmesine göre, bu çeke dayalı borçtan davalı şirketin sorumlu tutulamayacağı, dekont makbuzunda herhangi bir açıklama bulunmadığından davalı şirkete gönderilen paranın mevcut bir borcun ödenmesi maksadıyla gönderildiğinin kabulü gerektiği, aksi davacı tarafça kanıtlanamadığı gibi, esasen davacı da parayı döviz yatırımı için dava dışı …’e verdiğini kabul ettiğinden İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çeke dayalı olarak yapılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, dava ve takip konusu çekin gerçekte hangi tarihte düzenlendiği, buna göre davalı ciranta…Döviz bakımından … tarafından atılan ciranta imzasının davalı şirketi bağlayıp bağlamayacağı hususu uyuşmazlık konusudur.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.