Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/105 E. 2023/3624 K. 08.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/105
KARAR NO : 2023/3624
KARAR TARİHİ : 08.06.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/328 Esas, 2021/1391 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/331 E., 2019/560 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/76311 sayılı “EFE TUR+Şekil” ibareli başvurusunun davalılardan EFE CAM firmasına ait 2008/45395 sayılı “efe glassware”, 2006/45793 sayılı “efe glass” ve 2002/19829 sayılı “efe ec” ibareli markalarına ve EFE MAKİNA firmasına ait 2001/22866 sayılı “efe” ibareli markasına dayalı itirazları sonucunda, YİDK sayılı kararı ile 07, 11, 21, 37, 40 ve 42 nci sınıflarda kısmi olarak reddedildiğini, oysa “efe tur” markasının müvekkili tarafından uzun yıllardır kullanıldığını ve 1998 yılından bu yana tescilli olduğunu, markanın aynı zamanda WİPO aracılığıyla da yurt dışı tescillerinin bulunduğunu, “Efe’ce” adında aylık bir dergi yayınladıklarını, “efetur.com.tr” web sitelerinin oldukça fazla ziyaret edildiğini, markalarının kullanım yoluyla elde ettiği bilinirlik göz önüne alındığında ayırt edici bir niteliğe sahip olduğunu, bir bütün olarak nazara alındığında markalar arasında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, davalı Türkpatent YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı Efe Cam San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacı markasının tescil olunması halinde kendi markalarının bir serisi olarak algılanacağını, davacı markasındaki “tur” ibaresinin faaliyet alanını tanımlayan bir ibare olması nedeniyle marka olarak değerinin bulunmadığını, davacı markaları ile kendi markalarında esas ve baskın unsurun “efe” ibaresi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Diğer davalı Efe Mak. San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin tescilli “efe” ibareli markalarını uzun yıllardır kullandığını, piyasada maruf hale getirdiğini, davacı markasının tescilinin yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/76311 sayılı “efe tur” markası ile davalılardan EFE CAM firmasına ait 2008/45395 sayılı “efe glassware”, 2006/45793 sayılı “efe glass” ve 2002/19829 sayılı “efe ec” ibareli markaları arasında, reddedilen 11, 21, 40 ıncı sınıf emtialar bakımından davalılardan EFE MAKİNA firmasına ait 2001/22866 sayılı “efe” markası ile de reddedilen 7, 37, 42 nci sınıf emtialar bakımından emtia benzerliğinin gerçekleştiği, taraf markaları arasında ibareler yönünden de benzerliğin bulunduğu, bu benzerliğin ilgili tüketici kitlesi nezdinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibasa neden olduğu, davacının başvuru markasının mal/hizmet kapsamının genişletilmiş olması nedeniyle müktesep haktan faydalanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemeler tarafından verilen tüm kararların gerekçeli olmasının gerektiğini, Mahkeme kararının 3 üncü sayfasındaki gerekçenin yarım kaldığını ve “Emtiaların Benzerliği” başlığı altında yapılan değerlendirmelerden nasıl bir sonuca ve hangi gerekçelerle varıldığının anlaşılamadığını, tarafların markalarının arasında benzerlik olmadığını, karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, emtiaların da aynı veya benzer olmadığını, “Efe Tur” markasının uzun yıllardan bu yana müvekkili tarafından kullanıldığını, 1998 yılından beri Türk Patent Enstitüsü nezdinde ve 2014 yılında ise Dünya Fikrî Mülkiyet Örgütü (WIPO) nezdinde uluslararası olarak tescil edildiğini, halk nezdinde tanınmış bir marka olduğunu, dolayısıyla müvekkil şirketin “EFE TUR” markasını kullanmasının haklı sebeplerinin bulunduğunu ve davanın bu bakımdan da kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek Mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.