YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1062
KARAR NO : 2023/4170
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1394 Esas, 2021/1259 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/880 E., 2019/340 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olduğu dönemde davalı şirkete borç para verdiklerini, şirketin paraları geri ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek davalının takibe itirazının iptaline, %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacağın zaman aşımına uğradığını, davacıların müvekkiline borç para vermediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların ortağı oldukları davalı şirkete borç para verdiklerini ispata yarar herhangi bir belge ve delil sunmadıkları, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacıların şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı Mila A.Ş.’nin davalı şirket ile birleştiğini, bu şekilde her iki şirketin alacakları ve borçlarının da birleştiğini, faiz başlangıç tarihi 01.01.2004 olan bir alacağın bu tarihten sonra değil, bu tarihten önceki bir ilişkiye dayandığının açık olduğunu, davalının tüm ticari defterlerinin incelenmesi halinde davanın kabulüne karar verileceğini, davalı şirket ile birleşen Mila A.Ş. adına kayıtlı taşınmaz üzerine inşaat yapılması sırasında müvekkillerinin Mila A.Ş.’ye nakit para verdiğini, müvekkillerinin verdiği para ile inşaat maliyetinin karşılandığını, müvekkillerinin alacaklarını Mila A.Ş.’nin tüm borç ve alacakları ile birlikte birleşme ile davalıya geçtiğini, icra takibinde faiz başlangıç tarihinin 01.01.2004 yazılmasının nedeninin müvekkillerinin Mila A.Ş.’ye hangi tarihte ne kadar para verdiklerini hatırlamamaları olduğunu, 2003 ile 2005 tarihleri arasında inşaat devam ederken verdiklerini, toplam verdikleri meblağı hatırladıklarını, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde alınan bilirkişi raporunun delilleri arasında bulunduğunu, Mahkemece bu delillerinin değerlendirilmediğini, bunun gerekçesinin açıklanmadığını, delillerinin toplanmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasın istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yanın süresinde verdiği cevap dilekçesinde dava konusu icra takibi ile tahsili talep edilen alacağın zaman aşımına uğradığını ileri sürdüğü, anonim şirket ortaklarının şirketle aralarındaki davaların 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 147 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, icra takip talebinde borcun dayanağı olarak “01.01.2004 firmaya nakit verilen meblağ” şeklinde gösterildiği, davalı şirketin ortakları olan davacılar tarafından alacağın kaynağı olarak 01.01.2004 tarihinden önce şirkete verilen borç para gösterildiği, ancak anılan tarih ile dava konusu icra takip tarihi olan 24.04.2017 arasında 6098 sayılı Kanun’un 147 nci maddesinin dördüncü fıkrası hükmünde belirtilen 5 yıllık zaman aşımı süresinin sona erdiği, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında isabet görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olduğu hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı ancak davalı şirkete şirket ortağı sıfatıyla değil üçüncü kişi sıfatıyla borç verdiklerini, buna göre müvekkillerinin şirket ortağı olsa dahi borç verilen para ile ilgili genel zaman aşımı süresinin dikkate alınması ve 10 yıl üzerinden değerlendirme yapılması gerektiğini, eksik delillerle hüküm kurulduğunu, borç verilen dava dışı Mila A.Ş.’nin davalı firma ile alacakları ve borçları ile birleştiğini, bu hususta ek rapor alınması talepleri ile ilgili bir karar verilmeden tahkikatın bitirildiğini, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin bilirkişi raporu da delilimiz olduğu halde değerlendirilmediğini, Bölge Adliye Mahkemesinin de İlk Derece Mahkemesince yapılan hukuka aykırılıklarla ilgili hiçbir değerlendirme yapmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ortağı olunan şirkete verilen ödünç paranın tahsili talebi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi, 6098 sayılı Kanun’un 392 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 355 inci maddesi.
3. Değerlendirme
6100 sayılı Kanun’un 355 inci maddesinde “İncelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak Bölge Adliye Mahkemesinin kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözeteceği” düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılamada davalının zamanaşımı def’inin reddi ile davanın esastan reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekilince temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili, İlk Derece Mahkemesi kararını zamanaşımı yönünden istinaf etmedikleri gibi zamanaşımı hususu kamu düzeni ile ilgili de bulunmamaktadır.
Davalılar da İlk Derece Mahkemesi kararını gerekçe yönünden istinaf etmemişlerdir.
Bölge Adliye Mahkemesince, yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle davanın reddi kararının, davanın esastan reddi kararına göre sonuçları itibariyle davacı yanın lehine olduğu gerekçesiyle re’sen zamanaşımı incelemesi yapılması ve yazılı şekilde karar verilmesi 6100 sayılı Kanun’un 355 inci maddesine aykırılık teşkil ettiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.