Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/110 E. 2023/592 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/110
KARAR NO : 2023/592
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Ret

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı … …’ya vereceği arsa için dava konusu teminat senedini düzenlediğini, müvekkilinin davalı … … ve diğer davalı … ile aralarında ticari bir ilişki olmadığını, dava konusu senedin sözleşmeye ve aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu ve ciro edildiğini, senedin teminat senedi olduğunun sözleşmeyle de sabit olduğunu ileri sürerek müvekkilinin icra takibine konu senetten dolayı borcu olmadığının tespiti ile davacı lehine %20 tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, senedin metninden anlaşılabilenler dışındaki diğer tüm defi ve itirazların ciro yoluyla bono hamili durumuna geçen müvekkiline karşı ileri sürülebilme olanağının olmadığını, senetteki imza ve tutarın davacı tarafından inkar edilmediğini, ödeme itirazında da bulunulmadığını savunarak davanın reddine, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı … …, davaya cevap vermemiştir.

III. MAHKEME KARARI
1.Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli kararı ile dava konusunun bono olması sebebiyle görevli mahkemenin Antalya Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, kararın davacı vekilince temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 18.09.2017 tarihli ve 2016/10047 E., 2017/5963 K. sayılı kararı ile kararın onanmasına karar verilmiş, dosya bunun üzerine görevli ve yetkili Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir.

2.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan … …’nın Antalya 8. İcra Müdürlüğünün 2015/370 sayılı dosyasında takip borçlusu olmadığı, icra takibinin davalı … tarafından sadece davacı aleyhine başlatıldığı, davalı … …’nın icra takibinin tarafı olmadığından davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığı, diğer davalı davalı …’ın dava ve takip konusu senedi kötü niyetle ve bilerek elinde bulundurduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın ……yönünden pasif husumet yokluğundan, diğer davalı … yönünden ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir .

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; icra takibine konu olan bononun taraflar arasında imzalanan sözleşmeye konu olan bono olduğunun toplanan delillerle sabit olduğunu, müvekkilinin bono nedeniyle davalılara borcu bulunmadığını, davalılar arasında ticari ilişki bulunmadığını, davalı …’ın kötüniyetli olarak bonoyu takibe koyduğunu, icra takibini sadece müvekkili aleyhine başlattığını, bononun muvazaalı bir şekilde …’a ciro edildiğini, davanın kabulü gerekirken usul ve yasaya aykırı olarak reddedildiğini ileri sürerek ve re’sen gözetilecek sebeplerle de mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bono nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72 nci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 687 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Dava, icra takibine konu senet nedeniyle davacının borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Davaya konu bonoda davacı … keşideci, davalı … … lehdardır. Davaya konu bono davalı …’e temlik yoluyla geçmiş ve davalı … tarafından davacı hakkında alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatılmıştır. Davacı davaya konu bononun teminat senedi olduğunu, davalı … ile oğlunun evliliği öncesi verildiğini davacı tarafından devredilecek taşınmazın teminatı olarak düzenlendiğini, tarafların boşanması üzerine de teminat senedinin geçersiz hale geldiğini belirterek borçlu bulunmadığının tespitini talep etmiştir. Dosya içerisinde bulunan sözleşme başlıklı belgenin “Ben …, Antalya… mevkisindeki 325 metre kare arsamı gelinim … ve oğlum …verdim bu arsanın tapusu aktarıldığı zaman vermiş olduğum senet imha edilecek’’ şeklinde düzenlendiği, belgenin keşideci …, lehdar ……ve tanıklar tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece her ne kadar davalı … hakkında pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davaya konu senette ……lehdar olup davacının öncelikle lehdara karşı borçlu bulunmadığının ispatlanması gerekmektedir. Davacının, … …’ya borçlu bulunmadığının tespiti halinde 6102 sayılı Kanun’un 687 nci maddesi uyarınca yetkili hamil davalı …’ın bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket edip etmediğinin ispatlanması gerekir. Mahkemece dosya içerisinde bulunan sözleşme başlıklı adi belgenin davalı … …’ya isticvap davetiyesi yoluyla tebliğ edilerek adi belge altındaki imzanın … …’ya ait olup olmadığı tespit edilerek toplanacak deliller doğrultusunda ……hakkında esas hakkında hüküm kurulup daha sonra yukarıda belirtildiği üzere …’ın hukuki durumunun tespiti gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.