Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/1162 E. 2023/830 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1162
KARAR NO : 2023/830
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Davanın kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; kayıtlı elektronik posta yoluyla yapılan yazışmalarla davacı ile davalı arasında akdi ilişki kurularak ve davalının satınalma taahhüdüne güvenilerek, davacının “elektronik sensörler prototip test cihazı ve aparatlarını” İngiltere’den satın alarak 10.07.2014 tarihinde davalıya teslim ettiğini, davalının İncirlik Hava Üssü’nde sistemi kullandığını, ürünlerin bedeli olan 45.922,00 Amerikan dolarını ödemediğinden, Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2015/14066 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulmadığını, sadece davacının ürün tanıtımı amacıyla prototip getirdiğini, getirilen bu ürünlerin satın alınacağı taahhüdünde bulunulmadığını, sadece fiyat teklifi istendiğini, deneme süresi sonunda teklif kabul edilmediğinden, davacının denenmiş haliyle ürünü geri almak zorunda olduğunu, deneme amacıyla numune olarak gönderilen malzeme bedelinin istenmesinin hukuki dayanağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.03.2017 tarihli, 2015/820 E. ve 2017/174 K. sayılı kararıyla; toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları uyarınca taraflar arasında satış akdi kurulduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 31.10.2018 tarihli, 2017/1922 E. ve 2018/1674 K. sayılı kararıyla; ürünün satıcının yokluğunda ve alıcı tarafından denendiği, bir deneme süresi belirlenmediğinden, fiyat teklifi istendiği tarih olan 09.12.2014 tarihinde deneme süresinin sona erdiği kabul edilirse bu tarihten sonrası için davacının usulüne uygun olarak davalıya ihtarda bulunarak sözleşmenin tamamlanması aşamasını başlatması gerektiği, davacı tarafça bu yönde açık bir ihtar yapılmadığı, sadece fiyat teklifi sonucunun sorulduğu, kanunun aradığı anlamda usulüne uygun ihtaratın 12.06.2015 tarihinde yapıldığı, bu ihtardan sonra, davalı tarafça verilen 19.06.2015 tarihli cevabi ihtarat ile süresi içinde itirazda bulunulduğundan, beğenme koşullu satış sözleşmesinin de kurulmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 03.11.2020 tarihli, 2020/2542 E. ve 2020/4696 K. sayılı kararıyla uyuşmazlığa konu malların 10.07.2014 tarihinde satıcı tarafından alıcıya teslim edildiği, alıcı tarafından 3 aylık deneme süresi verilmesinin istenildiği, davalı tarafından satıma konu mallarla ilgili fiyat teklifi istenildiği, fiyat teklifi 25.12.2014 tarihinde verilmesine rağmen alıcının 08.06.2015 tarihine kadar herhangi bir işlem yapmadığı, anılan tarihli yazı ile malların alt yükleniciden temin edileceğinin bildirildiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 252 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca davalı alıcının sözleşmede kararlaştırılan 3 aylık deneme süresini geçirmiş olması, satılanı deneme veya gözden geçirme amacını aşacak şekilde, satıma konu malları kullanması nedeniyle beğenme koşulunun gerçekleştiği, taraflar arasında 6098 sayılı Kanun’un 249 uncu maddesi uyarınca beğenme koşuluyla satış sözleşmesinin oluştuğu gözetilerek mahkemece taraflar arasındaki satım sözleşmesi uyarınca takip tarihi itibarıyla alacak durumunun belirlenip, sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına, davalı vekilinin temyiz isteminin süreden reddine karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairemiz bozma ilamında belirtilen gerkçelerle davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin 45.922,00 Amerikan doları asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz uygulanmasına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı vekilinin dilekçesine eklediği e-postalarda davalıya ait açık ya da zımni bir kabul beyanı bulunmadığını, davalıya ürünlerin tanıtım amacıyla teslim edildiğini, teklif alındığını; ancak teklif alınmış olmasının ürünün bu bedel karşılığında satın alınacağına dair bir kabul beyanı olarak yorumlanamayacağı, e-posta dökümleri davalının bu ürünlere ilişkin fiyat teklifi istediğini göstermekte olsa da teklife ilişkin herhangi bir kabul beyanına rastlanmadığını, müvekkili aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatının kaldırılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ürün satışına ilişkin sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun’un 252 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 249 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.